SUAT AVCI SİİRT MÜSLÜMANIN 24 SAATLİK İSLAM GÜNLÜĞÜNDEKİ İBADETİ NAMAZ,KURAN,DUA,ZİKİR,SALAVAT,İSTİĞFAR VE ŞÜKÜR.

ANASAYFA





-  MÜSLÜMANIN  24   SAATLİK   İSLAM   GÜNLÜĞÜNDEKİ  İBADETİ  : 
                                                                                                                                 Euzubillahi mineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim Yedi kat göklerin Yedi kat yerlerin ve bunların arasında bulunanların Arşın  Haliki ve her şeyin maliki olan ve bütün mevcudatın Rabbi Yüce,Aziz,Celil,Celal ve ikram sahibi ALLAHIM.senden başka Rab yoktur. yalnız sen varsın .bütün hamdler ve tesbihler sanadır. seni hamd ve sena eder. seni tesbih ve tenzih ederiz.Alemlere rahmet Peygamberi olarak gönderdiğin habibin MUHAMMEDÜL emin (s.a.v)me onun tertemiz Aline ve Eshabinin üzerine SALAT ve SELAM olsun.AMİN: 

Müslümanın bir günlüğüne geçmeden
 : 

Evliyanın Büyüklerinden ADİYY BİN MÜSAFİR(Rahimehüllah)Buyurdu ki:"Allahü tealanın kullarına verdiği ilk ve en büyük nimeti  onların kalplerini imana açması ve kalplerine imanı yerleştirmesidir.Bu nimetten sonra Allahü tealayı bilmek en büyük nimettir.Allahü tealayı bilmek dinen vaciptir.Allahü tealeyi bildikten sonra O'nun kazasına,kaderine,hayrına,şerrine,azına,çoğuna,acısına,tatlısına, mahbubuna sevgili gelene ve mekruhuna kötü gelene rıza gösterip,hepsinin Allhaü tealadan olduğuna inanmak ve teslim olmak büyük nimettir.Allahü teala Kur'an-ı kerimde mealen :                                                                                                                         

ENAM 6/125 )" فَمَنْ يُرِدِ اللَّهُ أَنْ يَهدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْإِسْلَامِ وَمَنْ يُرِدْ أَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاءِ كَذَلِكَ يَجْعَلُ اللَّهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ : 
Allah her kimi doğruya erdirmek isterse onun göğsünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.                                                                                                                                                                                                        hidayet buyrulmaktadır                              ALLAH(C.C)   yaratmış olduğu insanların yapması gereken  ibadetleri hakkında kura'n-i kerimde  şöyle buyurmaktadır. 
Cenâbı Allah'ın buyruklarını yerine getirme, emir ve yasaklarına uyma, O'nu bilme, rızasını ve sevgisini kazanmaktır. İbadetin ruhu ihlâstır. İhlâs; saf ibadet, temiz sevgi ve yürekten bağlılık demektir. Yapılan ibadetlerin temelini, hiçbir karşılık ve menfaat beklemeden yalnız ve yalnız Allah'ın hoşnutluğu için olanı teşkil eder. İlâhî bir düzen içinde ve en mükemmel bir şekilde yaratılmış olan evren ve canlıcansız tüm varlıklar, Yüce Yaratıcı'larına karşı ibadet halindedirler. Evrendeki yaratılmış varlıkların ve devam eden oluştaki en küçük zerreden en büyüğüne kadar istisnasız bütün hareketleri, zorunlu ve şuur dışı bir dua ve ibadet faaliyeti olduğunu Kur'ânı Kerîm bize bildirmektedir.

Allahü Teâlâ; varlık yapımız gereği yapmakta olduğumuz zorunlu ibadetlerin dışında, şuurlu bir kulluk görevi yapmamızı biz insanlardan istemektedir. Yeryüzünde Cenâbı Hakk'a ibadet eden, şuur ve akıl sahibi yegane varlık da yine insandır. Buna rağmen insan, doğuştan Rabbini bilme özelliği ile yaratılmıştır 
                                                                                          :   (Araf :7/172).:  وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَنِي ءَادَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنْفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا بَلَى شَهِدْنَا أَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ                                                                                                                                                                                           
 Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da, "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir :

TÜM VARLIKLAR İBADET HALİNDEDİR:

(ISRA:17/44: ) تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدَهِ وَلَـكِن لاَّ تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُ كَانَ حَلِيماً غَفُوراً                                                                                                                                                        Yedi Gök, Dünya ve ikisi arasında olanlar, O'nu tespih ederler. O'nu övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tespihini farkedemezsiniz..:                                                                                                       Rad13/15:) وَلِلّهِ يَسْجُدُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَظِلالُهُم بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ وَلِلّهِ يَسْجُدُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَظِلالُهُم بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ                                                                                                                                                                                                                                                                                                      Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah'a secde eder.
                                                   
(Hacc22/18:) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             . Göklerde ve Yerde olan herşey; Güneş, Ay, Yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan çok kimseler hep Allah'a secde ederler. 
                                                                                                                                                                              (Isra 17/84:)   قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَى شَاكِلَتِهِ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَى سَبِيلاً                                                                                                                                                                                                                                De ki: Hepsi varoluş programları doğrultusunda fiiller ortaya koyarlar...

Tespih; uzay boşluğunda yüzme, Allah'ı anma, dua etme, zikretmektir. Secde ise boyun bükme, ezilme anlamına gelir. Yukarıda geçen ayetler, ilerleyen modern bilim ile ancak yeni açıklığa kavuşmuştur. Bilindiği gibi atomun yapısını, ortasındaki pozitif elektrik yüklü atom çekirdeği ile etrafında dönen negatif yüklü elektronlar oluşturmaktadır. Atomun çekirdeği durumunda olan Güneş ile etrafında zorunlu olarak dönen Dünyamız, Mars, Satürn, Venüs v.s. gibi yıldızlar; bizim gök adamız olan Samanyolu ekseni etrafında dönmektedirler. Yaratılışları icabı zorunlu olarak hareket eden bütün gök adaları da İlâhî Kanun gereği Allah'ı tespih etmektedirler. Böylece makrodan mikroya kadar bütün evrenin zorunlu olan bu hareketlerinin, Kur'ân'a göre bir ibadet halinden başka birşey olmadığını öğrenmekteyiz.                                                                                                     

Mekke'de Cenâbı Allah'ın emri ile Hz. İbrahim'e inşa ettirdiği Kâbe (Allah'ın evi) İslâm Dünyası'nın manevî çekim merkezidir. Her yıl Dünya'nın muhtelif bölgelerinden akın eden milyonlarca insan, Kâbe'nin çevresini dolaşarak Allahü Teâlâ'ya ibadet etmektedirler, tıpkı atom çekirdeğinin etrafında dönen elektronların durumu gibi.                                                                                                                         

Büyük tasavvuf alimi Mevlâna Celâlettin Rumî Hazretleri (1207-1273), yaşadığı yıllarda ne atomun ne Güneş Sisteminin ve ne de gök adalarının yapısını biliyordu. Onun kurduğu Mevlevîliğin Sema törenlerinde; dairevî dönmek suretiyle yapılan zikirli ibadet, kainattaki dönüş ile yapılan zorunlu ibadete, mucizevî olarak bilinçli bir katılımdır.                                                                                                              
YALNIZ BANA İBADET EDİN: 

(Fatiha 1/2: )الْعَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّالَمِينَ                                                                                                                                         
 bütün hamd (övgü, şükür ve minnet), Alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.                                                                                                                                                                                 (Fatiha1/5: )إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ :                        (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. 
                                                                                         Hamd; Cenâbı Allah'ın sonsuz yüceliğini övgü, şükür ve minnet duyguları ile anmadır. Hamd iki türlü yapılır. Birincisi söz ile, ikincisi de Cenâbı Allah'a yönelerek O'nun rızasını kazanmak için, fiili olarak ibadet ve hayır işleri yapmaktır. Alemlerin Rabbi ise; mikrodan makroya kadar bütün yaratılmış varlıkların hepsinin Rabbı (gerçek terbiyecisi), Sahibi, Maliki anlamına gelmektedir. Herşey Allahü Teâlâ'nın yaratmasıyla meydana gelmiştir ve O'nun mutlak hakimiyeti altındadır. Hiçbir şey başıboş değildir. Onları; her an koruyarak. büyüterek, olgunlaştırarak terbiye etmektedir. İbadet; yalnız nimetlerin en büyüğü olanı hayatı bizlere bağışlayan Yüce Yaratıcı'ya karşı yapılır. Ayette Cenâbı Allah insanlara seslenerek şöyle buyurmaktadır: " Ey insanlar! Ben evrenin, göklerin, varlıkların ve sizin Mutlak Sahibiniz Allah'ım; Bana ibadet ederek minnetle hamd edin, şükredin. Sizin Yaratıcı'nız ve Sahibi'niz olarak yalnız ve yalnız Ben'den yardım dilenir.                                                                                                                                                                    "                                             ( Hûd 11/123:) " إِنَّ الَّذِينَ ءَامَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَأَخْبَتُوا إِلَى رَبِّهِمْ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Rabbine kulluk et! Yalnız O'na dayanıp güven!..
 
İNSANIN YARATILIŞ SEBEBİ:

(Zariyat 51/56:)  وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           
 Ben cinleri ve insanları sadece Bana ibadet etsinler diye yarattım.
                                                                                                                                                                                                                                  (Bakara 2/21:)       يَاأَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki korunabilesiniz                                                                                                                                                                                                   
İnsanları ibadet etmeleri için yaratan Cenâbı Allah, onlardan yapmakta oldukları zorunlu ibadetin dışında şuurlu ibadete geçerek kulluk etmelerini istemektedir. Gerçeği öğrenerek Allah'ın kulu olduğu bilincine kavuşan insan, Cenâbı Allah'a övgü ve yüceltme duyguları ile hamd ve şükür etme mutluluğuna erişir. İlâhî Güzellik ve Sevginin Kaynağı Yüce Yaratıcı'sına özlem ve isteyiş ile dopdolu olan kul, Yaratan'ın da karşılık vermesi ile İlâhî Mutluluk'a kavuşur.                                                                                                                                                                                                                                                                        ( Fecr    89/27-30: )"   فَادْخُلِي فِي عِبَادِيوَادْخُلِي جَنَّتِي                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              Ey sükûna kavuşmuş benlik! Dön Rabbine, razı edici ve razı edilmiş olarak. Gir kullarımın arasına. Gir cennetime. "
YARATAN İLE YARATILANIN SEVGİSİ:

(Bakara 2/152:)  فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      Öyle ise siz Beni anın ki, Ben de sizi anayım...:                                                                                                                                                                                                                                                                                               (Bakara 2/186 ):  وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ. :                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Ey Muhammed! Kullarım sana Beni sorarlarsa; Ben, hiç şüphesiz onlara yakınım, Bana dua ettikleri vakit dua edenin dileğine karşılık veririm    Sevginin Kaynağı Cenâbı Allah; çok sevdiği kullarının dualarına, onların sevgi dolu yakarışlarına hemen cevap verir, dileklerini yerine getirir. Kemal (mükemmel bir olgunluk) mertebesine ulaşmış kulların ibadetleri ise, sevginin aşka dönüşmüş halidir. 
                                                      (Bakara 2/165: )" ..وَمِنَ النَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ اللّهِ أَندَاداً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّهِ وَالَّذِينَ آمَنُواْ أَشَدُّ حُبًّا لِّلّهِ وَلَوْ يَرَى الَّذِينَ ظَلَمُواْ إِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَ أَنَّ الْقُوَّةَ لِلّهِ جَمِيعاً وَأَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعَذَابِ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   İman sahiplerinin Allah'a sevgisi, herşeyden daha fazla, herşeyden daha kuvvetlidir..." 
                                                          Yine
Kur'ânı dinleyelim. (Maide 5/54: )" .يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَائِ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    .:                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Allah yakında kendilerini sevdiği ve Kendisini seven... bir topluluk getirecektir..."Sevgi; insanların yaratılış nedeni ve Cenâbı Allah tarafından verilen en büyük güç ve kudret kaynağıdır. İbadet, Yaratan ile yaratılanın bir sevgi alışverişidir.

DOĞRU YOL : ALLAH'A İBADETTİR

(Ali imran 3/51:)       :إِنَّ اللَّهَ رَبِّي  وَرَبُّكُمْ     فَاعْبُدُوهُ هَذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ :إِنَّ اللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ هَذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                
Allah'akulluk edin, iştebudosdoğrubiryoldur.                                                                                                                                                                                                                                                                                                      
                                                           (Yasin 36/60-61:) " أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَابَنِي ءَادَمَ أَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌوَأَنِ اعْبُدُونِي هَذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    
 EyAdemoğlu! Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır. Bana ibadet edin, doğru yol budur. " demedim mi?:                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              kuran ile de yasalarını bildirmişti
insanların zayıf tarafı
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   nefislerini etkileyerek; para, mal, servet ve makamın esiri yapar. Bazı Dünya'lık yapmış insanlara da kulluk ettirir. Oysa insanlar; bu gibi Dünya nimetlerinin geçici olduğunu, gerçek mutluluk ve kurtuluşun iman ederek Cenâbı Allah'a teslim olmakla elde edildiği gerçeğini, nefsinin ve şeytanın yanıltmasıyla anlayamaz.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  
Şeytan, ihlâs ile iman etmiş gerçek inananlara hiçbir şey yapamaz. Mü'minler; Alemlerin Rabbi Allah'a tam bir teslimiyet ile iman eden, güvenen ve kulluk edenlerdir ki böylece de doğru yola ulaşır; kurtuluşa erişirler. İbâdetler, gösteriş ve ikiyüzlülükten uzakolmalıdır.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  
 Kur'ân                               Maûn Suresi107/1-7 ile bu gerçeği belirtmektedir:  

                                  أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ   وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       Gördün mü o Din'i yalan sayanı? İşte odur ki yetimi iter-kakar. Yoksulu doyurmayı özendirmez.Vay haline o namaz kılanlara ki, namazlarında bilgisizlik içindedirler. İkiyüzlülüğe sapandır onlar. Ve onlar iyiliğe engel olanlardır. "

İBADETTTEN UZAKLAŞANLAR:

(Furkan  25/77:)   يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    De Deki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?:                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      
(Mumin 40/60:) وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    
Rabbiniz buyurdu ki: Bana ibadet ve dua edin ki, karşılığını vereyim. Bana ibadet etmekten yüz çevirenler, yarın aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

(Enfal 8/2-4) إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ أُولَئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler  İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   (:Enam 6/162)قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ                                                           :                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.
                                            Hadid(57/1) سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       .                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       
İnsanların yaratılış sebebi; Cenâbı Allah'ı bilmek, hoşnutluğunu ve sevgisini kazanmak için O'na tam bir teslimiyet ile ibadet etmeleri içindir. Bunu yerine getirmeyenlerin Allah'ın yanında hiçbir değerleri olmayacakları gibi, aşağılanmış bir halde dünyada ki sınavlarını da kaybedeceklerdir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       Müslüman kardeşim ibadetle ilgili Kuran-i kerimde gecen Ayetlerin bir kısmını açıkladık.şimdide 24 saatlik günlüğümüzde yapaçağımız .İbadetlerin bir kısmı olan Namaz,Kuran,zikir,salavat,istiğfar,tesbih,tevbe,hamd ve şükürle ilgili Hz. Muhammed (S.A.V.) den konularla ilgili birer hadisi şerife naklettikten sonra 24 saatlik günlüğümüze gececeğiz.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             7080 Ebu Saidi'l-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kur'an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdigi vakit, kendisine: "Oku ve yuksel!" denilir. O da okur ve yukselir. Her ayet icin bir derece verilir. Boylece o bildigi ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri icin bir derece alir)." 
  
Her insan hata eder hata işleyenlerin en hayırlısıtevbe edenlerdir.Tirmizi kıyame 49, ibn mace zühd 30

 Enes (ra), Rasulullah (sav)'ın şöyle buyurduğunu işittim demiştir: Allah (cc) buyuruyor ki: Ey Adem oğlu, sen bana yalvarıp benden ümit ettikçe senden sadır olan ne olursa olsun affederim (çocukluğuna) aldırmam. Ey Ademoğlu, günahların gökyüzüne ulaşsa, sonra da benden af dilesen, seni affederim. Ey Ademoğlu, eğer bana yeryüzü dolusu günah getirirsen, sonra da bana ortak koşmadan bana gelsen (ölsen) ben de sana yeryüzü dolusu af ile gelirim.

Bu hasen, sahih hadisiTirmizirivayet etmiştir

Allah sizin ne dış görünüşünüze nede mallarınızabakar. O sadece sizin kalplerinize ve amellerinizebakar. Müslim birr 33, ibn mace zühd 9, Ahmed b. Hanbel2/285,539

 

اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ

 

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Hayada imandandır.müslim,iman.

 Müslim 57,58

   

اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُوما شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaaedin. (Böylelikle) Racennetine girersiniz.
Tirmizî, Cum’a,80                                                                                                        

  Ömer b. el-Hattab (ra)’dan şöyle demiştir: Bir gün biz Rasulullah (sav)’ın yanında iken birden baktık ki elbisesi bembeyaz , saçları simsiyah, üzerinde yolculuk alameti olmayan biri karşımıza çıkageldi. Onu bizden kimse tanımıyordu. Nihayet Peygamber (sav )’in yanına oturdu. Dizlerini dizlerine dayadı, iki avucunu iki uyluğu üzerine koydu ve “Ya Muhammed, İslam hakkında bana haber ver” dedi.Rasulullah (sav): “İslam; Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (sav)’in Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, Ramazan’da oruç tutman ve yoluna gücün yeterse Beyti (Kabe’yi) haccetmendir” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi. Biz onun hem peygambere soru sorup hemde cevap vermesine taaccüb ettik. Adam: “İman hakkında da bana haber ver” dedi. Rasulullah(sav): İman; Allah’a Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe iman etmendir. Kadere, hayrına ve şerrine de iman etmendir” dedi. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “İhsan; hakkında bana bilgi ver” diye yine sordu. Rasulullah (sav): “ihsan; sanki görüyormuşsun gibi Allah’a ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’ nu görmüyorsan da, O seni görüyor” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “Kıyamet hakkında bana haber ver” diye tekrar sordu. Rasulullah (sav): (Bu konuda) sorulan sorandan daha alim değildir” diye cevap verdi. Adam: “Öyle ise kıyametin alametlerinden haber ver” dedi. Rasullah (sav): “Cariyenin efendisini doğurması, yalınayak sırtı çıplak fakir davar çobanlarının bina yaptırmada yarıştıklarını görmendir” diye cevap verdi. Hz Ömer (anlatmaya devam ederek) şöyle dedi: Sonra adam gitti. Rasulullah (sav) bir müddet öyle durdu, sonra bana “ya Ömer,soran kimdir biliyor musun? dedi. Ben: “Allah ve Rasulü daha iyi bilir” dedim. Rasulullah (sav): “O, Cibril’dir. Size dininizi öğretmek için gelmişti” buyurdu.                                                           
Bu hadisi müslim rivayet etmiştir.

AHİRET VE HESAP GÜNÜNE İNANMAK:

İman esaslarımızdan biri de ahirete ve hesap gününe inanmaktır.Buna göre mükellef olarak yaşamış her insana yapıp ettiklerinden hesap sorulacaktır.Öiümle birlikte kişinin ahiret yolculuğu başlamış olur.bu ölüm yolculuğuna başlamadan Yüce Kitabımız kuran-ı kerim bildirdiğine göre,yeniden diriliş ve insanların mahşere toplanmasının ardında mizan kurulur ve insana;

İSRA 17/14
اقْرَأْ كَتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيباً

"Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter" denilecektir. 

ZİLZAL99/7-8
وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرّاً يَرَهُوَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرّاً يَرَهُ

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.

YASİN36/65:الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

ENBİYA 21/47وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئاً وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَاوَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ

Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

KEHF 18/49وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هَذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّ أَحْصَاهَا وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِراً وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَداً.

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Kuran-ı Kerim'in ifadesiyle fani olan dunya hayatı,baki olan ahiret hayatı yanında ,bir gün.

NAZİAT 79/46 كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَاكَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا..

Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

Dinimiz İslam,bir göz acıp kapayıncaya kadar geçiveren dunya hayatını,ahiretin tarlası olarak görüp değerlendirmeyi bizlere tevsiye eder ve bunun yollarını gösterir.

bakınız Allah rasülü (s.a.v);Akıllı kimse kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlanandır.Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekiniz,Büyük gün için hazırlıklı olunuz,Çünkü dünyada iken kendi kendini hesaba çekenler için kiyamet günündeki hesap hafif gelir.buyurmuşlardır.Tirmizi,kiyamet 25;ibn.mace,züld 31.

Akıllı kişi hesap verme bilincinde olan Cenab-ı Hakk'tan herhangi bir şeyin gizlenemeyeceğini düşünür,O'nun hesap soracağını bilir.dolayısıyla inanan insan,dinin kendisine emrettiklerini kulluk bilinciyle yerine gettirmeye çalışırken,nehyedilen kötülüklerden de uzak durur.Dinimizce yasaklanan hırsızlık,içki,tefeci
lik kumar,fuhuş gibi günahların dünya hayatında da zararlı şeyler olduğundan şüphe yoktur.İnanan insan, başka birilerinin kendisini görüp görmediğine bakmadan Allah'ın yasak ettiği fiiller olduğu inancıyla bu tür kötülüklerden kendini alıkoyar.Dunya ve ahiret hayatında kurtuluşa ermek ve ruhunu arındırmak için iyilik yapma yarışına giren ve her türlü yüz kızartıcı işlerden uzak duran kişinin aynı zamanda düzenli bir hayata sahip olacağı aşikardır.Böylesi insanlardan oluşan bir toplum da birbirinin haklarını gözeten,karşılıklı hürmet ve mühabbeti yaşatan güzel bir toplum meydana gettirir.bu bilinmeliki Dunyada kötülükler,zulümler ve haksızlıklar yapıp da kanundan kaçan veya hileli yollara başvurarak sucunu gizlemeyi başaranlar vardır.Ancak bunların yaptıkları yanlarına kar kalmiyaçaktır.Bu itibarla dünyada hakkını alamayan müminler,ilahi adaletin ahirette mutlaka tecelli edeceğini inanırlar.

Hz.Muhammed (s.a.v)şöyle buyurmuşlardır.Lezzetleri bıçak gibi kesen ölümü çokca hatırlayın.Tirmizi,zühd 4;Nesai,cenaiz 3.

ölümü ve ahireti hatırından çıkarmayan insan ,elindeki varlığını geçici olduğunu bilir ve imkanlarını,kendisi ve içinde yaşadığı toplumun huzuru için kullanır.bakınız kuran-ı kerimin 

KEHF 18/49 وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمِينَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هَذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّا أَحْصَاهَا وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِراً وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَداً مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ.

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez .İbadete canla başla sarılarak ve 24 saatlik müslümanın günlüğünü okuyalım.ibadet yapmaya çalışalım ve bizler hem dunyada hemde ahirette güzelliklerle karşılaşalım.

MÜSLÜMANIN 24 SAAT (BİR GÜN) İBADETİ:

Müslümanın  24  saatlik islam günlüğündeki ibadeti sabah namazına kalkış ile diğer sabah namazına kalkış arasında gecen zamana kadar bir günlük ibadetini anlatacağız .Diliyen,isteyen ve arzulayan müslüman kardeşim bu bir günlük müslümanın uygulayacağı ibadet içinde farzlar ve sünnetlerden ibarettir bu ibadet her müslüman kardeşime farz olan ibadetler ve sünnetlerde vardır.Bu ibadet müslüman kardeşim içindir .Anlatılacak her şey kuran ve hadisi şeriflere dayanarak anlatılacaktır.bu hadisi şerifi okuyunuz. 

52 - Imam Malik'e  ulaştığına göre, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şunu söylemiştir: "Size iki şey birakiyorum. Bunlara uyduğunuz muddetce asla sapitmayacaksiniz: Allah'in Kitab'i ve Resulunun sunneti".
Muvatta, Kader 3, (2, 899).

Bakınız kuran ve hadisi şerifin dışına çıkanlar için şu iki hadisi şerife bakınız. 

409 - İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Kur'ân hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerinihazırlasın."Tirmizî, Tefsir 1, (2951).

410 - Yine Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Benim hakkımda da bildiğiniz dışında sözden kaçının. Kim bana bile bile yalan nisbet ederse ateşteki yerini hazırlasın. Kim de Kur'ân hakkında re'yi ile söz ederse ateşteki yerini hazırlasın."Tirmizi, Tefsir 1, (2952).


Bu ibadet müslüman kardeşime sadece bir gün değil ? ömür bitene kadar her gün bu ibadet müslüman kardeşime vardır.Burada anlatmak istediğimiz bir müslümanın bir islam günlüğü nasıl gecirdiğini anlatmak ve dinini öğretmek tek amacımız müslüman kardeşimize AZİZ ve CELİL OLAN ALLAH(C.C) hu için ibadeti öğretmektir.Farz ibadetler hariç diğer ibadetler.muslüman kardeşim gücü yettiği ve ibadet yapabileceği kadar yapmaya gayret etse yaptığı ibadet miktarınca sevaba nail olacaktır.çünkü bu ibadetlerin içinde Hz.muhammed(S.A.V) Sünnetleride mevcuttur.konulara göre sırasıyla hadisi şeriflerini okuyacağız.Peygamberimizin sünnetlerini yapmak müslüman kardeşimin imanından ve takvasındandır.ALLAH(C.C)Bütün müslüman kardeşlerime Hz.muhammed(s.a.v)bize bıraktığı ALLAHIN KITABI VE RESÜLÜN SÜNNETİNE sımsıkı sarılmaya bütün müslüman kardeşlerime nasip etsin.AMİN.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                SABAH  SABAH NAMAZINA UYANMAK 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Günlüğümüze sabah namazına kalkış ile başlıyoruz.
Sabah namazına uyanmamız lazım .uyanamassanız uyanmak için bizi mutlaka aile bireylerinden biri veya kendimiz uyanmalıyız. biz uyanamiyorsak bizi kaldıraçak kimse yoksa çalar saat ,telefon veya buna benzer bir aletin bizi uyandırmasını sağlıyamalıyız. bu saydığımdan birisi sizleri sabah namazına uyandırdığında yapaçağınız dualar sadece burda hadisi şerifelere göre bildirdiğimiz dualarında nazara alarak veya kendi bildiği ve başka yerden okuduğu,başkasından öğrendiği dualarda varsa o dualarıda okuya bilir. önemli olan kurana ve hadisi şeriflere göre olması müslüman kardeşimizin yararına ve faydasınadır .ihlaslada samimi bir şekilde de içinden geldiği gibide bol bol kendine ve aile efradına ve tüm iman edenlere duasını yapabilir.

Kurani kerimde şu ayette şöyle buyuruyor.
 
Furkan  25/77:)   يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                
Deki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?: 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        ALLAH(C.C)Bütün iman edenlerin dualarını arşın alasında kabul etsin.AMİN Bakın hz.muhammed(s.a.v)bir hadisinde: 

52 - Imam Malik'e  ulaştığına göre, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şunu söylemiştir: "Size iki şey birakiyorum. Bunlara uyduğunuz muddetce asla sapitmayacaksiniz: Allah'in Kitab'i ve Resulunun sunneti". Muvatta, Kader 3(2,899                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     1798 

1798- Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) geceleyin uyaninca su duayi okurdu: "Allahim! Seni hamdinle tenzih ederim, Senden baska ilah yoktur. Gunahim icin affini dilerim, rahmetini taleb ederim. Allahim ilmimi artir, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptirma. Katindan bana rahmet lutfet. Sen lutfedenlerin encomerdisin". Ebu Davud,Edeb108,(5061).                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     

1792 - Ebu Selam, Hz. Enes (radiyallahu anh)'ten naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isittim: "Kim aksama ve sabaha erdigi zaman: "Rabb olarak Allah, din olarak Islam'a, resul olarak Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e razi olduk" derse onu razi etmek de Allah uzerine bir hak olmustur".
Rezin bu duaya: "Kiyamet gunu" ifadesini ilave etmistir.
Ebu Davud, Edeb 110, (5072) Ibnu Mace, Dua 14, (3870).

1793 - Abdullah Ibnu Gannam el-Beyazi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman: "Allahim, benimle veya mahlukatindan herhangi biriyle hangi nimet sabaha ermisse bu sendendir. Sen birsin, ortagin yoktur, hamdler sanadir, sukur sanadir" derse, o gunku sukur borcunu odemistir. Kim de ayni seyler aksama erince soylerse o da o geceki sukur borcunu eda eder."
Ebu Davud, Edeb 110, (5073).
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              
EZANI DİNLEMEK:
                                            Duamızı yaptık ve sırada veya daha sonra ezan okunmaya başladığında nerde olursak olalım gece veya gündüz olsun can kulağıyla kulağımızı ezana vererek ezanı dinlemek ve ezanı tekrarlamaktır.hadisi şeriflere bakınız : 
                                        6170 - Ummuhatu'l-Mu'minin'den olan Ummu Habibe radiyallahu anha'nin anlattigina gore, "Resulullah aleyhissalatu vesselam, yaninda iken, ister gece, ister gunduz olsun, her ne zaman muezzinin ezanini isitirse, muezzinin soyledigini aynentekraretmistir."                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              2412 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-Amr As (radiyallahu anh)'in anlattigina gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isitmistir:
"Ezani isittiginiz zaman muezzinin soyledigini aynen (kelime kelime) tekrar edin. Sonra bana salat-u selam okuyun. Zira kim bana salat-u selam okursa Allah da ona on misliyle rahmet eder. Sonra benim icin el-vesile'yi taleb edin. Zira o, cennete bir makamdir ki, mutlaka AlIah'in kullarindan birinin olacaktir. Ona sahip olacak kimsenin ben olmami umid ediyorum. Kim benim icin Allah'tan el-Vesile'yi taleb ederse, sefaat kendisine vacib olur."
Muslim, Salat 11, (384); Ebu Davud, Salat 36, (522); Nesai, Ezan 33, (2, 23); Tirmizi, Salat 154, (208); Ibnu Mace, Ezan 4, (720). Hadisin ilk cumlesi Buhari'de de rivayet edilmistir (Ezan 7). 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        2414 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Muezzin, "Allahu ekber Allahu ekber" deyince sizden kim samimiyetle, "Allahu ekber Allahu ekber" derse, sonra muezzin: "Eshedu en la ilahe illallah" deyince, "Eshedu en la ilahe illallah" derse; sonra muezzin: "Eshedu enne Muhammeden ResuIuIIah" deyince, "Eshedu enne Muhammeden ResuIuIIah" derse; sonra muezzin: "Hayye aIa's-salat" deyince "La havle vela kuvvete illa billah" derse; sonra muezzin: "hayye aIa'I-felah" deyince, "La havle vela kuvvete illa billah" derse; sonra muezzin: "AIIahu ekber Allahu ekber" deyince, "AIIahu ekber AIIahu ekber" derse; sonra muezzin: "Lailahe iIlaIIah" deyince "Lailahe iIlallah" derse cennete girer."
Muslim, Salat 12, (385); Ebu Davud, Salat 36, (527). 

2416 - Ebu Umame Es'ad Ibnu Sehl (radiyallahu anh) anlatiyor: "Mu'aviye Ibnu Ebi Sufyan (radiyallahu anh)'i minberde oturmus (hutbe vermek uzere bekliyorken) dinliyordum. (Ezan basladi.) Muezzin: "Allahu ekber Allahu ekber" deyince, Mu'aviye de: "Allahu ekber Allahu ekber" dedi; Muezzin: "Eshedu en Ia ilahe illallah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi; Muezzin: "Eshedu en la ilahe illallah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Muezzin: "Eshedu enne Muhammeden Resulullah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Muezzin: "Eshedu enne Muhammeden Resulullah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Ezan okuma isi bitince dedi ki: "Ey insanlar! Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i minberde iken isittim, O da, muezzin ezan okurken tipki sizin benden isittiginizi soyluyordu (bizzat isittim)."
Buhari, Cuma 23. 

241- Ebu Saidi'l-Hudri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ezani isittiginiz zaman, muezzinin soylediginin mislini tekrar edin!"Buhari, Ezan 7; Muslim, Salat 10, (383); Ebu Davud, Salat 36, (522); Nesai, Ezan 33, (2, 23); Tirmizi, Salat 154, (208); Ibnu Mace, Ezan 4, (720). 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      2411 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberdik. Bilal (radiyallahu anh) kalkip ezan okudu. (Ezani bitirip) susunca, Aleyhissalatu Vesselam: "Kim bunun mislini kesin bir inancla soylerse cennete girer" buyurdu."
Nesai, Ezan 34,(2,24 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             6169 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Muezzin ezan okudugu vakit onun soylediklerini aynen tekrar edin. 

2413- Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ezani isittigi zaman kim: "Allahumme Rabbe hazihi'd-da'veti't-tamme ve's-salati'I-kaime ati Muhammedeni'I-Vesilete ve'I-fadilete veb'ashu makamen mahmudeni'Ilezi va'adtehu. (Ey bu eksiksiz davetin ve kilinan namazin sahibi! Muhammed'e‚ Vesile'yi ve fazileti ver. O'nu, va'adettigin -bir rivayette va'adettigin uzere- makam-i Mahmud uzere ba's et (dirilt)" derse, ona Kiyamet gunu mutlaka sefaatim helal olur."
Buhari, Ezan 8; Ebu Davud, Salat 28, (529); Tirmizi, Salat 157, (211); Nesai, Ezan 38, (2, 26); Ibnu Mace, Ezari 4, (722).
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         2415 - Sà'd Ibnu Ebi Vakkas (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Muezzini isittigi zaman, kim: "Ben sehadet ederim ki, bir olan AIIah'tan baska ilah yoktur, 0'naserik de yoktur, Muhammed O'nun kulu ve Resuludur. Rabb olarak Allah'tan Resul olarak Muhammed'den -bir rivayette "...nebi                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        ). peygamber olarak Muhammed'den din olan Islàm'dan- raziyim" derse gunahi affedilir."
Muslim, Salat 13, (386); Ebu Davud, Salat 36, (525); Tirmizi, Salat 156, (210); Ibnu Mace, Ezan 4, (721); Nesai, Ezan 38, (2, 26). 
 
2417 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), muezzinin ezan okurken sehadet getirdigini isitince:
"Ben de! Ben de!" derdi."
Ebu Davud, Salat 36, (527

Ezan sona erince kendinize ve aile efradınıza ,tüm iman edenlere duada bulunun.

2422 - Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Bir adam: "Ey Allah'in Resulu! Muezzinler (sevapca) bizden ustun oluyorlar. (Onlara yetismemiz icin ne tavsiye edersiniz?) diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
"Onlarin soylediklerini sen de tekrar et. Bitirip sona erince diledigini iste, sana da (ayni sevap) verilecektir" cevabini verdi. "
Ebu Davud, 36, (524).
 
1732 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Ezanla kaamet arasinda yapilan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur.)"
"Oyleyse, dendi, "ey Allah'in Resulu, nasil dua edelim?"
"Allah'tan, dedi, dunya ve ahiret icin afiyet isteyin!"
Ebu Davud, Salat 35, (521); Tirmizi, Salat 46, (216), Daavat 138, (3588, 3589).

1733 - Sehl Ibnu Sa'd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Iki sey vardir, asla reddedilmezler: Ezan esnasinda yapilan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savas sirasinda yapilan dua."
Muvatta, Nida 7, (1, 70); Ebu Davud, Cihad 41, (2540). 

TAHARETE GİTMEK:

Ezanın tekrarı ve dualardan sonra kendimizi sabah namazına hazırlamak için taharete ihtiyacımız varsa taharetımızı yapalım wc ye girerken hadisi şerifi okuyalım.

3539 - Yine Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm helâya girince: "Allahümme inni eüzü bike mine'I-hubsi ve'l-habâis. (Ya Rabbi! Pislikten ve pislenmekten sana sığınırım)" derdi."

Ebu Dâvud, Tahâret 3, (4).


3540 - Bir rivâyette şöyle gelmiştir: "(Resülullah aleyhissalâtu vesselâm) buyurmuştur ki: "Şu kenefler, (cin ve şeytanların) hazır bulundukları yerlerdir. Öyleyse biriniz helâya girince: "Eüzu billahi mine'l-hubsi ve'I- habâis" (Pislikten ve pislenmekten Alllah'a sığınırım) desin."

Ebu Dâvud, Tahâret 3, (6).


6045 - Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Sizden biri, helaya girince sakın şu duayı okumaktan aciz olmasın; "Allahümme inni eüzu bike mine'r-ricsi'n-necesi el-habîsi'l-muhbisi, eş-şeytani'r-racîmi (Allahım, ben, pis, necis, habis ve muhbis olan şeytan-ı racim'den sana sığınırım."

heladan çıkarken okunaçak dua:


6046 - Enes İbnu Mâlik anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm heladan çıkınca "Benden ezayı giderip afiyet veren Allah'a hamdolsun!" derdi."


İbadetle ilgili her yapacağımız ibadetlerin fazileti vardır.Sırasıyla yapacağımız ibadetlerin faziletlerini yazacağız.şimdi abdestte gecmeden abdesttin faziletlerinden bahsedeceğiz.
 
 ABDESTEN SONRA KILINAN İKİ REKAT NAMAZIN FAZİLETİ  :

3551 - Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) buyurdular ki:

"Allah'ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söylemiyeyim mi?''

"Evet ey Allah'ın Resülü, söyleyin!'' dediler. Bunun üzerine saydı:

"Zahmetine rağmen abdesti tam almak. Mescide çok adım atmak. (Bir namazdan sonra diğer) Namazı beklemek. İşte bu ribâttır, işte bu ribâttır. İşte bu ribâttır."

Müslim, Tahâret 41, (251); Muvatta, Sefer 55, (1,161); Tirmizi, Tahâret 39, (52); Nesâi, Tahâret 106.


3552 - Ukbe İbnu Âmir (R.a) anlatıyor: "Üzerimizde develeri gütme işi vardı, (bunu sırayla yapıyorduk.) (Bir gün) gütme nöbeti bana gelmişti. Günün sonunda develeri kıra ben çıkarıyordum. (Birgün, nöbetimden dönüşte) Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Söylediklerinden şu sözlere yetiştim:

"Güzelce abdest alıp, sonra iki rek'at namaz kılan ve namaza bütün ruhu ve benliği ile yönelen hiç kimse yoktur ki kendisine cennet vâcib olmasın!"

(Bunları işitince kendimi tutamayıp:) "Bu ne güzel!'' dedim. (Bu sözüm üzerine) önümde duran birisi:

"Az önce söylediği daha da güzeldi!'' dedi. (Bu da kim? diye) baktım. Meğer Ömer İbnu'I-Hattâb'mış. O, sözüne devam etti:

"Seni gördüm, daha yeni geldin. Sen gelmezden önce şöyle demişti:

"Sizden kim abdestini alır ve bunu en güzel şekilde yapar, sonra da: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Resûlühü. (Şehâdet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve Resûlüdür)" derse, kendisine cennetin sekiz kapısı da açılır; hangisinden isterse oradan cennete girer."

Ebu Davud'un rivayetinde "...abdesti güzel yaparsa..." denmiştir.

Tirmizi'nin rivayetinde "....resûlühü (Allah'ın ...Resûlü)" kelimesinden sonra "Allah'ım, beni tevbe edenlerden kıl, temizlenenlerden kıl" duası da vardır.

Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55).


3553 - Hz. Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Mü'min -veya müslüman- bir kul abdest aldı mı yüzünü yıkayınca, gözüyle bakarak işlediği bütün günahlar su ile -veya suyun son damlasıyla- yüzünden dökülür iner, ellerini yıkayınca elleriyle işlediği hatalar su ile birlikte -veya suyun son damlasıyla- ellerinden dökülür iner. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarıyla giderek işlediği bütün günahları su ile -veya suyun son damlasıyla- dökülür iner. (Öyle ki abdest tamamlanınca) günahlarından arınmış olarak tertemiz çıkar."

Müslim, Tahâret 32, (244); Muvatta, Tahâret 31, (1, 32); Tirmizi, Tahâret 2, (2).


3554 - Hz. Osman (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) buyurdular ki: "Kim abdest alır ve abdestini güzel yaparsa hataları vücudundan tırnak diplerine varıncaya kadar çıkar dökülür.''


3555 - Bir başka rivâyette şöyle gelmiştir: "Hz. Osman (R.a) abdest aldı ve dedi ki:

"Ben Resülullah (S.a.v)'ın şu benim abdestim gibi abdest aldığını, sonra da şöyle söylediğini gördüm: "Kim bu şekilde abdest alırsa geçmiş günahları affedilir, namazı ve mescide kadar yürümesi de nafile (ibadet) olur."Buhari, Vudü 25; Müslim, Tahâret 8, (229).

3556 - Amr İbnu Abese es-Sülemi (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) buyurdular ki: "Sizden kim abdest suyunu hazırlar, mazmaza ve istinşakta bulunur (ağzına ve burnuna su çeker) ve sümkürürse, mutlaka yüzünden, ağzından, burnundan hataları dökülür. Sonra Allah'ın emrettiği şekilde yüzünü yıkarsa, sakalın(ın bittiği mahallin) etrafından su ile birlikte yüzü ile işlediği günahlar dökülür. Sonra dirseklere kadar kollarını yıkayınca, ellerinin günahları su ile birlikte parmak uçlarından dökülür gider. Sonra başını meshedince, başının günahları saçın etrafından su ile birlikte akar gider. Sonra topuklarına kadar ayaklarını yıkayınca, ayaklarının günahları, parmak uçlarından su ile birlikte akar gider. Sonra kalkıp namaz kılar, Allah'a hamd ve senâda bulunur, O'na layık şekilde tazimini gösterir ve kalbinden Allah'tan başkasını(n korku ve muhabbetini) çıkarırsa, annesinden doğduğu gündeki gibi bütün günahlarından arınır.Müslim, Müsâfirin 294, (832).

3557 - Abdullah es-Sunâbihi (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) buyurdular ki: "Mü'min kul abdest aldıkça mazmaza yaptı mı (ağzını yıkadı mı) günahlar ağzından çıkar. (Burnunu sümkürdü mü) günahlar burnundan çıkar, yüzünü yıkadı mı günahlar göz kapaklarının altına varıncaya kadar yüzünden çıkar. Ellerini yıkadı mı günahlar tırnak diplerine varıncaya kadar ellerinden çıkar. Başını meshetti mi, günahlar kulaklarına varıncaya kadar başından çıkar. Ayaklarını yıkadı mı, günahlar ayak tırnaklarının altına varıncaya kadar ayaklarından çıkar. Sonra mescide kadar yürümesi ve kılacağı namaz nafile (bir ibâdet) olur.'' 


3559 - İbnu Ömer (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Kim abdestli olduğu halde abdest tazelerse, AIlah bu sebeple kendisine on (misli) sevab yazar.''

Tirmizi, Taharet 44, (59).

3611 - Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Ümmetim, Kıyamet günü çağırıldıkları vakit abdestin izi olarak (nurdan) bir parlaklıkları olduğu halde gelirler. Öyleyse kimin imkanı varsa parlaklığını artırsın."

3613 - Müslim'in diğer bir rivâyetinde şöyle denmiştir: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın "...Mü'minin zineti, abdestin yükseldiği yere kadar yükselir..."

ABDEST ALMAK:

Hadisi şeriflere göre bakın abdest nasıl alınır:

3561 - Humrân Mevlâ Osman anlatıyor: "Hz. Osman (R.a) su istemişti. (Getirdim. Aldı ve) üç kere ellerine dökerek yıkadı. Sonra sağ elini kaba sokup mazmaza ve istinşakta bulundu (ağzına ve burnuna su alıp yıkadı). Sonra üç kere yüzünü, arkasından da dirseklerine kadar üç kere ellerini yıkadı. Sonra başına meshetti, sonra da topuklarına kadar ayaklarını üçer sefer yıkadı ve:

"Ben Resülullah (S.a.v)'ı, şu abdestim gibi abdest alırken gördüm. Abdesti bitince de şöyle demişti:

"Kim şu abdestim gibi abdest alır, arkasından iki rek'at namaz kılar ve namazda kendi kendine (dünyevi bir şey) konuşmazsa geçmiş günahları affedilir."

Buhari, Vudü 24, 28, Savm 27; Müslim, Taharet 3, 4, (226); Ebu Dâvud, Tahâret 50, (106); Nesâi, Tahâret 27, 2 8, 93, (1).

Rezin tahric etmiştir. Feyzu'I-Kadir, 6, 128).

3558 - Ebu Ümâme el-Bâhili (R.a) anlatıyor: "Amr İbnu Abese (R.a)'ı dinledim, diyordu ki: "Resülullah (S.a.v)'a: "Abdest nasıl alınır?'' diye sordum. Şöyle açıkladı:

"Abdest mi? Abdest alınca şöyle yaparsın: Önce iki avucunu tertemiz yıkarsın. Sonra yüzünü ve dirseklerine kadar ellerini yıkarsın. Başını meshedersin, sonra da topuklarına kadar ayaklarını yıkarsın. (Bunları tamamladın mı) bütün günahlarından arınmış olursun. Bir de yüzünü Aziz ve Celil olan Allah için (secdeye) koyarsan, anandan doğduğun gün gibi, hatalarından çıkmış olursun.''

Ebu Ümâme der ki: "Ey Amr İbnu Abese dedim, ne söylediğine dikkat et! Bu söylediklerinin hepsi bir defasında veriliyor mu?

"Vallahi dedi, bilesin ki artık yaşım ilerledi, ecelim yaklaştı, (Allah'tan ölümden çok korkar bir haldeyim), ne ihtiyacım var ki, Allah Resülü hakkında yalan söyleyeyim! Andolsun söylediklerim, Resülullah (S.a.v)'dan kulaklarımın işitip, hafızamın da zabtettiklerinden başkası değildir."

Müslim, Müsâfırin 294, (832); Nesâi, Tahâret 108, (1, 91, 92).


3562 - Ebu Davud'un İbnu Müleyke'den kaydettiği bir başka rivâyette şöyle gelmiştir: "Hz. Osman (R.a)'tan abdest hakkında (nasıl alınacağı) sorulmuştu. Hemen su istedi ve derhal bir abdest kabı getirildi. Kaptan önce sağ eli üzerine su döktü (ve onu yıkadı), sonra sağ elini kaba batırdı, üç kere mazmaza, üç kere istinşakta bulundu. (önceki hadiste geçtiği üzere zikretti. Hadisde şu ziyade var): "Sonra elini daldırıp su aldı ve başına, kulaklarına meshetti, kulakların iç ve dışlarını birer kere meshetti.''

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (108).

3564 - Abdu Hayr anlatıyor: "Hz. AIi (R.a) bize geldi ve namaz kıldı. (Namazdan sonra abdest) suyu istedi.

"Suyu ne yapacak, namazı kıldı ya! Herhalde bize öğretmek istiyor!" dedik. İçinde su olan bir kapla bir leğen getirildi. Kaptan sağ eline su döktü: Üç defa ellerini yıkadı. Sonra üç kere mazmaza ve istinşakta bulundu. Mazmaza ve istinşakı su aldığı eliyle yaptı. Sonra üç kere yüzünü yıkadı, sağ elini üç kere yıkadı, üç kere sol elini yıkadı. Sonra elini kaba batırdı, bir kere başını meshetti. Sonra üç kere sağ ayağını yıkadı, üç kere sol ayağını yıkadı. Sonra: "Resülullah (S.a.v)'ın abdestini bilmek kimin hoşuna giderse, işte o böyledir!" dedi."

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (111); Tirmizi, Tahâret 37, (48); Nesâi, Tahâret 75, (1, 68).

3566 - Ebu Dâvud'da, İbnu Abbâs'tan yapılan bir diğer rivâyet şöyledir: "Ali (R.a) yanıma girdi. Su dökmüş (küçük abdest bozmuş) idi. Abdest suyu istedi. İçinde su olan bir kap getirdik. Bana:

"Ey İbnu Abbâs! Resûlullah (S.a.v)'ın nasıl abdest aldığını sana göstereyim mi?" dedi. Ben de: "Evet göster!" dedim. Bunun üzerine su kabını elleri üzerine eğdi ve ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu, onunla diğeri üzerine su döktü, sonra iki avucunu yıkadı. Sonra mazmaza ve istinşakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. İkisiyle birlikte su avuçlayıp yüzüne çarptı. Sonra başparmaklarını kulaklarının ön kısmına soktu. Sonra ikinci, üçüncü sefer aynı şeyleri tekrar etti. Sonra sağ eliyle bir avuç su aldı ve bunu alnına döktü ve yüzü üzerine akmaya bıraktı. Sonra dirseklerine kadar kollarını üçer kere yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuç su alıp onu pabuç içinde olan (sağ) ayağına vurdu ve o su ile ayağını yıkadı. Sonra aynı muameleyi diğer ayağına, (sola) yaptı.''

(Abdullaş el-Havlani) der ki: "(İbnu Abbâs'a) sordum: "Ayaklar ayakkabı içinde olduğu halde mi?''.

"Evet dedi, ayakkabı içinde olduğu halde.'' Ben tekrar sordum:

"Ayakkabı içinde mi?''

"Evet! dedi, ayakkabı içinde!" Ben tekrar sordum: "Ayakkabı içinde mi?''

"Evet! dedi, Ayakkabı içinde."

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (117).

Nesâi'nin bir diğer rivâyetinde şöyle denmiştir. "...Sonra bir avuç su ile üçer defa mazmaza ve istinşakta bulundu."Nesâi, Tahâret 76, (1, 68).

3587 - Hz. Osman (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselam, uzuvlarını üçer üçer yıkayarak abdest aldı ve şöyle buyurdu:

"Bu benim ve benden önceki diğer peygamberlerin ve İbrahim aleyhissalam'ın abdestidir."Rezin tahric etmiştir.

2642 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Abdesti olmayanin namazi da yoktur. Uzerine besmele cekmeyenin abdesti yoktur."
Ebu Davud, Taharet 48, (101,102); Ibnu Mace, Taharet 41, (399); Tirmizi, Taharet 20, 25. 

Abdest alınmaya başlandığında niyet etmek ve ALLAH(C.C) anmak

3621 - Hz. Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular: "Abdesti olmayanın namazı yoktur. Üzerine Allah'ın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti de abdest değildir."

Ebu Dâvud, Tahâret 48, (101).

3622 - Rabâh İbnu Abdirrahmân İbni Ebi Süfyân İbnu Huveytip an ceddihâ an ebihâ 'dan rivâyete göre demiştir ki:

"Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim. Diyordu ki: "Üzerine Allah'ın ismini zikretmeyen kişinin abdesti yoktur."Tirmizi, Tahâret 20, (25).

 3623 - Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm'ı işittim. Diyordu ki: "Kim abdestinin başında Allah'ı zikrederse bedeninin tamamı temizlenir. Eğer Allah'ın ismini zikretmezse bu kimsenin sadece abdest uzuvları temizlenir."

2642 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Abdesti olmayanin namazi da yoktur. Uzerine besmele cekmeyenin abdesti yoktur." Ebu Davud, Taharet 48, (101,102); Ibnu Mace, Taharet 41, (399); Tirmizi, Taharet 20, 25.

 ABDEST ALINIRKEN OKUNAN DUA :

3624 - Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldim, abdest aliyordu. Su duayi okudugunu isittim: "Allahumma'gfirli zenbi ve vassi'li fi dari ve barik li fi rizki (Allah'im gunahimi magfiret et, evimi bana genislet, rizkimi bana mubarek kil." Rezin tahric etmistir. Ibnu's-Sunni Amelu'I-yevm ve'I-Leyl, 5, 10. 

 Abdest bitince okunan dua:
 
3552 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Uzerimizde develeri gutme isi vardi, (bunu sirayla yapiyorduk.) (Bir gun) gutme nobeti bana gelmisti. Gunun sonunda develeri kira ben cikariyordum. (Birgun, nobetimden donuste) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Soylediklerinden su sozlere yetistim:
"Guzelce abdest alip, sonra iki rek'at namaz kilan ve namaza butun ruhu ve benligi ile yonelen hic kimse yoktur ki kendisine cennet vacib olmasin!"
(Bunlari isitince kendimi tutamayip:) "Bu ne guzel!'' dedim. (Bu sozum uzerine) onumde duran birisi:
"Az once soyledigi daha da guzeldi!'' dedi. (Bu da kim? diye) baktim. Meger Omer Ibnu'I-Hattab'mis. O, sozune devam etti:
"Seni gordum, daha yeni geldin. Sen gelmezden once soyle demisti:
"Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: "Eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. (Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed Allah'in kulu ve Resuludur)" derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer."
Ebu Davud'un rivayetinde "...abdesti guzel yaparsa..." denmistir.
Tirmizi'nin rivayetinde "....resuluhu (Allah'in ...Resulu)" kelimesinden sonra "Allah'im, beni tevbe edenlerden kil, temizlenenlerden kil" duasi da vardir.
Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55). 

3560 - Ebu Said radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim abdest alip: "Subhaneke Allahumme ve bihamdike estagfiruke ve etubu ileyke. (Rabbim seni tenzih ederim, Allah'im hamdim sanadir, senden bagislanmak isterim, tevbem de sanadir)" derse, bu bir kagida yazilir, sonra bir muhur uzerine naksedilir, sonra da Ars'in altina kaldirilir ve Kiyamete kadar (muhur) kirilmaz.''
Rezin tahric etmiştir.

Hz.Muhammed(S.A.V) sünneti olduğundan Farz ve Nafile namazlarına başlıyacağımızdan her namaz  öncesi ve sonradan misvak kullanmak için  hadisi şerifler:

MİSVAK KULLANMAK:

 3588 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Eger ummetim uzerine zahmet vermeyecek olsaydim, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim."
Buhari, Cum'a 8, Temenni 9; Muslim, Taharet 42, (252); Muvatta, Taharet 115, (1, 66); Ebu Dvud, Taharet 115, (46); Tirmizi, Taharet 18, (22); Nesai, Taharet 7, ( 1,12). Bu metinSahiheyn'inmetnidir. 
Muvatta'ninrivayetinde: "her abdestte. denmistir.

 3589 - Ebu Davud ve Tirmizi'nin Zeyd Ibnu Halil el-Cuheni radiyallahu anh'tan kaydettikleri rivayet soyledir:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Ummetime zahmet vermeyecek olsam, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim ve yatsi namazini da gecenin ucte birine kadar te'hir ederdim.
Ebu Davud, Taharet 25, (47); Tirmizi, Taharet 18, (23). 

3591 Hz.Huzeyfe radiyallahu an anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gece (namaza) kalktigi vakit agzini misvakla ovalardi.''
Buhari, Cum'a 8, (2, 212), Vudu 73, Teheccud 9; Muslim, Taharet 45, (254); Ebu Davud, Taharet 30, (55); Nesai, Taharet 2, (1, Bu metin Sahiheyn'e aittir.

3593 - Bir diger rivayette soyle gelmistir: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) gece veya gunduz yattiginda ve kalktiginda mutlaka abdest almazdan once misvaklanirdi."
Ebu Davud, Taharet 27, 30, (51, 56, 57); Muslim; Taharet 45, (253); Nesai, Taharet 8, (1, 13), Metin Ebu Davud'a ait.

3594 - Yine Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Misvak agiz icin temizlik vasitasidir. Rab Teala icin de riza vesilesidir.''
Nesai, Taharet 5, (1, 10).
 
Abdest aldıktan sonra bakınız sünnetler ,nafile namazlar olacağından nafile kılınan namazların fazileti hakkında Hz. muhammed (s.a.v) şu hadisine bakınız:

4608 - Ummu Habibe radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim hergun farzlar disinda oniki rek'at (nafile) kilarsa Allah onun icin cennette mutlaka bir ev insa eder."
Ummu Habibe der ki: "Bunu Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan isittigim gunden beri bu namazlari terketmedim."
Muslim, Musafirin 103, (728); Ebu Davud, Salat 290, (1250); Tirmizi, Salat 306, (415); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 66, (3, 261). 

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder:
Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142).

Abdest alındıktan sonra kılınan iki rekat namaz : 

ABDESTEN SONRA KILINAN İKİ REKAT NAMAZ:

6297 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alinca, iki rek'at namaz kilar sonra (mescide) giderdi."

4609 - Zeyd Ibnu Halid radiyallahu anh anlatiyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim guzelce abdest alir, sonra da iki rek'at namaz kilar ve namazinda gaflete yer vermezse Allah, (segairden olan) gecmis gunahlarini magfiret buyurur."
Ebu Davud, Salat 162, (905). 

3552 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Uzerimizde develeri gutme isi vardi, (bunu sirayla yapiyorduk.) (Bir gun) gutme nobeti bana gelmisti. Gunun sonunda develeri kira ben cikariyordum. (Birgun, nobetimden donuste) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Soylediklerinden su sozlere yetistim:
"Guzelce abdest alip, sonra iki rek'at namaz kilan ve namaza butun ruhu ve benligi ile yonelen hic kimse yoktur ki kendisine cennet vacib olmasin!"
(Bunlari isitince kendimi tutamayip:) "Bu ne guzel!'' dedim. (Bu sozum uzerine) onumde duran birisi:
"Az once soyledigi daha da guzeldi!'' dedi. (Bu da kim? diye) baktim. Meger Omer Ibnu'I-Hattab'mis. O, sozune devam etti:
"Seni gordum, daha yeni geldin. Sen gelmezden once soyle demisti:
"Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: "Eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. (Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed Allah'in kulu ve Resuludur)" derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer."
Ebu Davud'un rivayetinde "...abdesti guzel yaparsa..." denmistir.
Tirmizi'nin rivayetinde "....resuluhu (Allah'in ...Resulu)" kelimesinden sonra "Allah'im, beni tevbe edenlerden kil, temizlenenlerden kil" duasi da vardir.
Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55).

3561 - Humran Mevla Osman anlatiyor: "Hz. Osman radiyallahu anh su istemisti. (Getirdim. Aldi ve) uc kere ellerine dokerek yikadi. Sonra sag elini kaba sokup mazmaza ve istinsakta bulundu (agzina ve burnuna su alip yikadi). Sonra uc kere yuzunu, arkasindan da dirseklerine kadar uc kere ellerini yikadi. Sonra basina meshetti, sonra da topuklarina kadar ayaklarini ucer sefer yikadi ve:
"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'i, su abdestim gibi abdest alirken gordum. Abdesti bitince de soyle demisti:
"Kim su abdestim gibi abdest alir, arkasindan iki rek'at namaz kilar ve namazda kendi kendine (dunyevi bir sey) konusmazsa secmis gunahlari affedilir."
Buhari, Vudu 24, 28, Savm 27; Muslim, Taharet 3, 4, (226); Ebu Davud, Taharet 50, (106);


Abdest  namazını kıldıktan sonra sabah namaz sünneti vardır.

sabah namazın sünneti kılmanın fazileti önemi: 


2911 - Nesai'nin bir rivayetinde :"Sabah namazindan once kilinacak iki rek'at nafile namaz dunyanin tamamindan daha hayirlidir'' denmistir.
Buhari, Teheccud 27; Muslim, Salatu'l-Musafirin 96, (725); Ebu Davud, Salat 291, 292, (1254, 1258) ; Tirmizi; Salat307, (416); Nesai; Kiyamu'l-Leyl 56, (252).

2912 - Yine Hz. Aise anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazinda ezanla ikamet arasinda hafif iki rek 'at namaz kilardi.''

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142).

2907 - Yine Hz. Aise (radiyallhu anha) anlatiyor: "Iki namaz var ki Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunlari ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hic terketmedi: Sabahtan once iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.''
Buhari, Mevakitu's-Salat 33, 73; Muslim, Salatu'1-Musafirin 300, (835); Ebu Davud, Salat 290, ( 1253); Nesai, Mevakitu's-Salat 36, (1, 281 ), Kiyamu'l-Leyl 56, (3, 251, 252).

2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu Davud, Salat 299, (1275).

2909 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) nafilelerden hic birine, sabah namazini iki rek 'atlik nafilesi kadar asiri ilgi gostermemistir."

2910 - Ebu Davud'un, Ebu Hureyre (radiyallahu anh) 'den kaydettigi bir rivayette soylegelmistir:
"Sizi, atlilar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek'ati terketmeyin. '' 

6296 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Kim, bir gunde (farzlar disinda) oniki rekatlik namaz kilarsa, cennette onun icin bir kosk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahin farzindan once, iki rek'ati ogleden once, iki rek'ati ogle namazindan sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzindan once, iki rek'at aksam farzindan sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsi farzindan sonra." 

Sabah namazının sünnetinde okunan süreler:

2915 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahin iki rek'atinda cogunlukla sunlari okurdu: Birinci rek'atta (mealen): "(Ey muminler) deyin ki:
"Biz Allah'a, bize indirlene;Kur'an'a, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Ya'kub'a ve torunlarina (esbata) indirilenlere, Musa'ya, Isa'ya verilenlere ve butun peygamberlere Rabbleri katindan verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hic birini (kimine inanmak, kimini inkar etmek suretiyle) digerinden ayird etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmus (muslumanlar)iz'' (Bakara 136). Ikinci rek'atte de, Al-i Imran suresindeki su ayet (mealen): "Deki: "Ey Ehl-i Kitap (Yahudiler, Hiristiyanlar) hepiniz bizimle sizin aranizda musavi (veadil) birkelimeye gelin. (Soyle) diyerek: "Allah'tan baskasina tapmayi, Ona hic bir seyi estutmayalim. Allahi birakip da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanimayalim (Buna ragmen) eger yine yuz cevirirlerse (o halde) deyin ki: "Sahid olun, biz muhakkak muslumanlariz" (64. ayet).
Muslim, Musafirin 99, (727); Ebu Davud, Salat 292, (1259); Nesai, Iftitah 38, (2, 155).

2916 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahin iki rek'atinda cogunlukla sunlari okurdu: "(Ey muminler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), Ibrahim'e, Ismail'e. Ishak'a, Ya'kub a ve torunlarina (esbat) indirilere, Musa'ya, Isa'ya verilenlere ve butun peygamberlere Rabbleri katindan verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hic birini (kimine inanmk kimini inkar etmek suretiyle) digerinden ayird etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmus (muslumanlar)iz''. (Bakara 136). Ikinci rek 'atte de: "Ey Rabbimiz, senin indirdigin (oKitab'a) inandik, o peygambere de tabi olduk. Artik bizi (birligini ve peygamberlerini taniyan) sahidlerle beraber yaz". (Al-i Imran 53)ayetini okurdu.''

2918 - Tirmizi'nin Ibnu Mes'ud'dan kaydettigi bir rivayette soyle gelmistir: "Ben bir ay kadar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i goz ucuyla takib ettim, sabahin farzdan once kilinan iki rek 'atinde su sureleri okuyordu: "Kul ya eyyuhe'l-Kafirun'' ve "Kulhuvallahu ahad."
Tirmizi, Salat 308, (417).

2919 - Bu rivayet Nesai 'de biraz farkla soyle gelmistir: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i yirmi kere goz ucuylatakib ettim, aksamin farzindan sonra kilinan iki rek'atle, sabahin farzindan once kilinan iki rek 'atte Kafirun ve Ihlas surelerini okuyordu.''
Nesai

6298 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden once iki rek'at namaz kilardi ve: "Su iki sure ne kadar iyidir, sabahin o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhu vallahu ahad" ve "Kul ya eyyuhe'l-kafirun". 

Sabah sünneti kaçarsa ne zaman kaza edilir.

2318 - Bu hadis Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle gelmistir: "Gunesin harareti onlari uyandirinca kalktilar, bir muddet yuruduler, sonra tekrar konaklayip abdest aldilar. Hz. Bilal (radiyallahu anh) ezan okudu. Sabahin iki rekatlik (sunnet) namazini kildilar, sonra da sabah namazini (kazaen) kildilar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazimizda ihmalkarlik ettik" diye yakiniyorlardi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Uyurken (vaki olan namaz kacmasi) ihmal sayilmaz, ihmal uyanikliktadir. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete duser kacirirsa, hatirlayinca onu hemen kilsin. Ertesi sabahin namazi da mutad vaktinde kilinir" buyurdu."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294- 298), Imamet 47, (2,106).

2319 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Namaz(in kacmis olmasin)dan korkarak kalktik, Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Agir olun, agir olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Gunes yukselince de:
"Sizden kim sabahin iki rekat sunnetini (mutad olarak) kiliyor idiyse yine kilsin" dedi. Bu emir uzerine kilan da, kilmayan da kalkip sunnetini kildi. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz icin kamet emretti. Kamet getirildi. Efendimiz kalkti ve bize namaz kildirdi. Namaz bitince:
"Haberiniz olsun, AIIah'a hamdediyoruz ki, bizi namazimizdan, dunyevi islerimizden herhangi biri alikoymus degildir. Ancak ruhlarimiz AIlahu Teala'nin kabza-i tasarrufundadir, diledigi zaman onu salar. Sizden kim sabah namazina, sabahleyin mutad vaktinde kavusursa, sabah namaziyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), Imamet 47, (2,106). 

6299 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuyakalarak sabahin iki rekat (sunnet)ini kacirmis, gunes dogduktan sonra bunlari kaza etmistir."

2927 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) 'den anlatildigina gore, sabah namazinin sunnetini kacirdigi olmustur: Ancak gunes dogdu sonra onu kaza etmistir."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 32, (1, 128).

 2318 - Bu hadis Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle gelmistir: "Gunesin harareti onlari uyandirinca kalktilar, bir muddet yuruduler, sonra tekrar konaklayip abdest aldilar. Hz. Bilal (radiyallahu anh) ezan okudu. Sabahin iki rekatlik (sunnet) namazini kildilar, sonra da sabah namazini (kazaen) kildilar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazimizda ihmalkarlik ettik" diye yakiniyorlardi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Uyurken (vaki olan namaz kacmasi) ihmal sayilmaz, ihmal uyanikliktadir. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete duser kacirirsa, hatirlayinca onu hemen kilsin. Ertesi sabahin namazi da mutad vaktinde kilinir" buyurdu."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294- 298), Imamet 47, (2,106).

2319 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Namaz(in kacmis olmasin)dan korkarak kalktik, Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Agir olun, agir olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Gunes yukselince de:
"Sizden kim sabahin iki rekat sunnetini (mutad olarak) kiliyor idiyse yine kilsin" dedi. Bu emir uzerine kilan da, kilmayan da kalkip sunnetini kildi. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz icin kamet emretti. Kamet getirildi. Efendimiz kalkti ve bize namaz kildirdi. Namaz bitince:
"Haberiniz olsun, AIIah'a hamdediyoruz ki, bizi namazimizdan, dunyevi islerimizden herhangi biri alikoymus degildir. Ancak ruhlarimiz AIlahu Teala'nin kabza-i tasarrufundadir, diledigi zaman onu salar. Sizden kim sabah namazina, sabahleyin mutad vaktinde kavusursa, sabah namaziyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), Imamet 47, (2,106).

BEŞ VAKİT NAMAZ  VE FARZ OLUŞU:

İslam'ın temel şartlarından biri olan namaz (Buhari,iman 2)erginlik çağına girmiş akıllı her müslümana farz olan bir ibadettir.Nitekim Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de Namaz .(Nisa 4/103)Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.  buyurmaktadır.

:فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلَاةَ فَاذْكُرُوا اللَّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِكُمْ فَإِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا : 

Hikmetine ve önemine biaen Adem (a.s)'dan itibaren bütün insanlar namaz kılmakla emrolunmuştur.(Bakara 2/83 Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz. 

 وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ لاَ تَعْبُدُونَ إِلاَّ اللّهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً وَذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسْناً وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلاَّ قَلِيلاً مِّنكُمْ وَأَنتُم مِّعْرِضُونَ  

 Sevgili Peygamberimiz "gözümün nuru"(Müsned3.128)dediği namazı"dinin direği"(Tirmizi,iman amelerin en faziletlisi(Müslim,iman 137) olarak ifade buyurmuştur.Allah ile kul arasında manevi bir bağ olan namaz (buhari,mevakıt 14) kulluğun en samimi ifadesidir.dini kaynaklarımıza göre Namaz;maddi manevi kirlerden, ruhumuzu yücelten miracımızdır.(Müslim,Taharet 14) Namaz,sahibinin alnında parlayan bir nurdur.(Fetih48/29 Muhammed, Allah'ın Resülüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde halinde, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah kendileri sebebiyle inkarcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükafat vaad etmiştir.: 

مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَاناً سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْراً عَظِيماً 

Namaz,Allah'ın yardımına (bakara 2/153 Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ
 
ءَامَنُوا اسْتَعِينُوا  بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ  ve merhametine (Nur 24/56) Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resüle itaat edin ki size merhamet edilsin.

وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ  

sığınmanın,rızasını ve cennetini kazanmanın yoludur. (Ra'd 13/32)Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış! 

 وَلَقَدِ  اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ثُمَّ   أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ  

hu la sa  namaz günde beş defa huzur-u ilahiye kabulle müşerref olmaktır.Namazı eda etmek itaat; terk etmek ise isyandır.Müminler her hal ve şartta namazlarını kılmakla mükelleftirler.Kur'an-ı Kerim'de namazı terk edenlerin ahiretteki durumları şu şekilde haber verilir:"Onlardan sonra namazı zayi eden,şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi.Onlar bu tutumlarıdan ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır" 

(Meryem 19/59)فخلف من بعدهم خلف اضاعوا الصلاة و اتبعوا الشهوات فسوف يلقون غيا  

  Bir başka ayette ise cehennemdekilere' sizi buraya sokan nedir? diye sorulduğunda onların:  "Biz namaz kılanlardan değildik" (Müddessir 74/40-43) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik diyecekleri ifade edilir 

.فِي جَنَّاتٍ يَتَسَاءلُونَ عَنِ الْمُجْرِمِينَمَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ  

Peygamber efendimiz(a.s)"Ahirette hesabı ilk sorulacak amel namazdır"(tirmizi,salat 188) "Namazı kasten ter etmeyin.kim namazı kasten terk ederse Allah ve Rasülünün himayesinden uzak kalır"buyurmuşlardır.(ahmed b.hanbel,6,421(meryem,19-60)Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka  

 إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً فَأُوْلَئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْئ 

  A ncak tevbe edip halini düzelten kullarına karşı Rabbimizin daima lütüfkar ve merhamet sahibi olduğunu da hatırda tutmalıyız. Namazın kemalinin şartı huşudur. Huşu içinde erkanına riayet ederek kılınan namaz ibadetlerin en faziletlisidir.Allah Teala bu hususta şöyle buyurur."Müminler,gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.Onlar ki namazlarında huşu içindedirler" 

(Müminun.23.1-2) قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ 

kalp ve beden bütünlüğü içinde kılınan namazın insana kazandıracağı yüksek ahlakı meziyeti Rabbimiz  tarafından şöyle haber verilir:"namazı dosdoğru kıl.Çünkü namaz,insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor.Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük bir ibadettir" (Ankebut,29/45)(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor  

 اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ  وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ 

Namazda dikkat edeceğimiz bir husus da tadil-i erkandır.Tadil-i erkan,namazda bütün rükünlerin hakkını vermek manasına gelir. tadil-i erkan üzere kılınmayan bir namazı Peygamber Efendimiz kusurlu saymıştır.(Ebu Davud,Salat 148 Böyle namaz kılıanları namaz hırsızı olarak(muvatta,kas.salat 148) namazdan beklenen bereketin ve rahmetin tecelli etmesi için hiç şüphesiz kemal-i edeple ve talid-i erkana riayet ederek kılınması şarttır.O halde ibadetlerimizi Rabbimizin şanına yakışır şekilde elimizden geldiği kadar düzgün ifa edelim.Gayret bizden,kabul Yüce Mevla'dandır.Cenab-ı Hak,bizi ve neslimizi namazı dosdoğru ve devamlı kılanlardan eylesin.amin.

HAZRETİ PEYGAMBERİMİZ ( S .A .V ) HADİSİ ŞERİFLERNDE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR

2305 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Allah, kullarina kac vakit namazi farz kildi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
"Allah, kullarIna bes vakit namazi farz kildi" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu:
"Bunlardan once veya sonra baska bir sey var mi?"
"Allah kullarina bes vakti -farz kildi. " Bu cevap uzerine adam, bunlar uzerine hicbir ilavede bulunmayacagina, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacagina dair yemin etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Bu adam sozunde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu."
Muslim, Iman,10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Salat 4, (1, 228, 229) Bu metin Nesai'dekidir.
Bu rivayeti, Muslim ve Tirmizi, Kitabu'I-Iman'da mezkur, uzun bir hadis zimninda tahric ederler.

2306 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a Mi'rac'a ciktigi gece elli vakit namaz farz kilindi. Sonra bu azaltilarak bese indirildi. Sonra da soyle hitap edildi:
"Ey Muhammed! Artik, nezdimde (hukum kesinlesmistir), bu soz degistirilmez. Bu bes vakit, (Rabbinin bir luftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin icin elli vakit sayilacaktir."
Buhari, Bed'ul-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakibu'l-Ensar 42; Muslim, Iman 259, (162); Tirmizi, Salat 159, (213); Nesai, Salat 1, (1, 217-223).

2307 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Allah, namazi peygamberinizin diliyle hazerde dort, seferde iki, korku halinde de dort rek'at olarak farz kilmistir."
Muslim, Salat 5, (687); Ebu Davud, Salat 287, (1247); Nesai, Taksir 1, (3,118,119).

2308 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Allah namazi (ilk defa farz ettigi zaman iki rek'at olarak farz etmisti. Sonra onu hazer icin (dorde) tamamladi. Yolcu namazi ilk farz edildigi sekilde sabit tutuldu."
Buhari, Salat 1, Taksiru's-Salat 5, Menakibu'l-Ensar 47; Muslim, Salatu'-Musafari.n 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salat 8, (1,146; Ebu Davud, Salat 270, (1198); Nesai, Salat 3, (1, 225).

2309 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Kurban bayraminda kilinan namaz iki rek'attir, Fitir (Ramazan) bayraminda kilinan namaz iki rek'attir, sefer namazi iki rek'attir, cum'a namazi da iki rek'attir. Bunlar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in lisani uzere, tamamdir, kisaltma yoktur."
Nesai, Cum'a 37, (3,111), Taksir 1, (3,118), Ideyn 11, (3,183).

2310 - Abdullah Ibnu Fudale, babasi (Fudale'den) naklen anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in bana ogrettikleri arasinda: "Bes vakit namaza devam edin!" emri de vardi. Ben: "Bu bes vakit, benim mesguliyetlerimin bulundugu anlardir. Bana (bunlarin yerine gececek) cami (kapsamli) bir sey emret, oyle ki onu yaptim mi, benden bes vakit namaz borcunun yerine gecsin!" dedim. Bunun uzerine: "Oyleyse Asreyn'e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Gunes dogmazdan onceki namazla gunes batmazdan onceki namaz" buyurdu."
Ebu Davud, Salat 9, (428). 

6370 - Ibnnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Peygamberiniz (Mirac gecesinde) elli vakit namazla emrolundu. Sonra bunu bese indirinceye kadar Rabbinize muracaatta bulundu." 

6371 - Ebu Katade Ibnu Rib'i anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah-u Zulcelal hazretleri buyurdu ki: "Senin ummetine bes vakit namazi farz kildim ve kim bunu vaktinde kilmaya devam ederse onu cennete koyacagim diye katimda ahidde bulundum. Kim de bunu vaktinde kilmaya devam etmezse katimda onun icin hicbir ahid yoktur."

SABAH NAMAZINA BAŞLAMADAN ÖNCE BEŞ VAKİT FARZ NAMAZIN FAZİLETİ:

2293 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isittim:
"Sizden birinizin kapisinin onunden bir nehir aksa ve bu nehirde hergun bes kere yikansa, acaba uzerinde hic kir kalir mi, ne dersiniz?"
"Bu hal, dediler, onun kirlerinden hicbir sey birakmaz!" Aleyhissalatu vesselam:
"Iste bu, bes vakit namazin misalidir. Allah onlar sayesinde butun hatalari siler" buyurdu."
Buhari, Mevakit 6; Muslim, Mesacid 282, (666); Tirmizi, Emsal 5, (2872); Nesai, Salat 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).

2294 - Sa'd Ibnu Ebi Vakkas (radiyallahu anh) anlatiyor: "Iki erkek kardes vardi. Bunlardan biri obur kardesinden kirk gun kadar once vefat etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)in yaninda bunlardan birincinin faziletleri zikredildi. Bunun uzerine Efendimiz (aleyhissalatu vesselam):
"Digeri musluman degil miydi?" diye sordu.
"Evet, muslumandi ve fena da degildi!" dediler. Aleyhissalatu vesselam:
"Oldukten sonra, namazinin ona ne kazandirdigini biliyor musunuz? Namazin misali, sizden birinin kapisinin onunde akan ve her gun icine bes kere girip yikandigi suyu bol ve tatli bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun uzerinde kir biraktigini goremezsiniz. Oyleyse, siz ona namazinin neler ulastirdigini bilemezsiniz." Muvatta, Kasru's-Salat 91, (1,174).

2295 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:
"Ey Allah'in Resulu, ben bir hadd isledim, bana cezasini ver!" dedi, Resulullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalatu vesselam yine sukut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kilindi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazdan cikinca adam yine pesine dustu, ben de adami takip ettim. Ona ne cevap verecegini isitmek istiyordum. Efendimiz adama:
"Evinden cikinca abdest almis, abdestini de guzel yapmis miydin?" buyurdu. O:
"Evet ey Allah'in Resulu!" dedi. Efendimiz:
"Sonra da bizimle namaz kildin mi?" diye sordu. Adam:
"Evet ey Allah'in Resulu!" deyince, Efendimiz:
"Oyleyse Allah Teala hazretleri haddini -veya gunahini demisti- affetti" buyurdu."
Buhari, Hudud 27, Muslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebu Davud, Hudud 9, (4381).

2296 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in yaninda idim. Bir adam huzuruna gelerek:
"Ey Allah'in Resulu, dedi, ben bir hadd (sucu) isledim, cezasini tatbik et!"
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) adama (birsey) sormadi. Derken namaz vakti girdi. Resulullah'la birlikte o da namaz kildi. Aleyhissalatu vesselam namazini tamamlayinca, adam yanina geldi ve:
"Ey Allah'in Resulu! dedi, ben hadd (cesidine giren bir suc) isledim. Bana Allah'in Kitabini tatbik et!"
Efendimiz: "Sen bizimle birlikte namazini eda etmedin mi?" diye sordu. Adam:
"Evet!" dedi. Efendimiz: "Oyleyse git. Zira Allah, senin gunahini affetti" veya -hadd'ini affetti" dedi." Buhari, Hudud 17; Muslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765), Hudud 24, (1696).

2297 - Asim Ibnu Sufyan es-Sakafi (radiyallahu anh)'nin anlattigina gore, bunlar Selasil gazvesine gitmisler. Fakat fiilen gazveye istirak edememislerdi. Bunun uzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muaviye (radiyallahu anh)'nin yanina donduler. Hz. Muaviye'nin yaninda Ebu Eyyub el-Ensari ve Ukbe Ibnu Amir vardi. Asim:
"Ey Ebu Eyyub! dedi. Bu sene gazveyi kacirdik. Bize, (bunun telafisi icin bir care) haber verildi. Buna gore, kim dort mescitte namaz kilarsa, gunahlari affedilirmis."
Ebu Eyyub: "Ey kardesimin oglu! dedi. Ben sana bundan daha kolayini haber vereyim. Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in su sozunu isittim: "kim emredildigi sekilde (mukemmel olarak) abdestini alir, emredildigi sekilde namazini kilarsa, onceden yapmis oldugu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. " Ey Ukbe! (Resulullah'in tebsiri) boyleydi degil mi?" Ukbe: "Evet!" dedi."
Nesai, Taharet 108, (1, 90-91).

2298 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isittim: "Rabbin, koyun guden bir cobanin, bir dagin zirvesine cikip namaz icin ezan okuyup sonra da namaz kilmasindan hoslanir ve AIIah Teala hazretleri soyle der:
"Benim su kuluma bakin! Ezan okuyor, namaz kiliyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim."
Ebu Davud, Salat 272, (1203); Nesai, Ezan 26, (2, 20).
 
2299 - Imam Malik (radiyallahu anh)'e ulastigina gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurmustur: "Istikamet uzere olun. (Bunun sevabini) siz sayamazsiniz. Sunu bilin ki, en hayirli ameliniz namazdir. (Zahiri ue batini temizligi koruyarak) abdestli olmaya ancak mu'min riayet eder."
Muvatta, Taharet 36, (1, 34); Ibnu Mace, Taharet 4, (277).

2300 - Hz. Huzeyfe (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i herhangi bir sey uzecek olursa namaz kilardi."
Ebu Davud, Salat 312, (1319); Nesai, Mevakit 46, (1, 289).

2302 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bana kadin ve guzel koku sevdirildi, gozumun nuru namazda kilindi."
Nesai, Isretu'n-Nisa 1, (7, 61). 

2305 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Allah, kullarina kac vakit namazi farz kildi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
"Allah, kullarIna bes vakit namazi farz kildi" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu:
"Bunlardan once veya sonra baska bir sey var mi?"
"Allah kullarina bes vakti -farz kildi. " Bu cevap uzerine adam, bunlar uzerine hicbir ilavede bulunmayacagina, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacagina dair yemin etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Bu adam sozunde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu."
Muslim, Iman,10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Salat 4, (1, 228, 229) Bu metin Nesai'dekidir.
Bu rivayeti, Muslim ve Tirmizi, Kitabu'I-Iman'da mezkur, uzun bir hadis zimninda tahric ederler. 

Sabah namazı camide cemaatle kılınması önemi ve fazileti çok büyüktür.ama camiye gidemiyecek durumdaysa veya mazereti varsa evinde veya bulunduğu yerde kılaçaktır.

CEMAATLE KILINAN FARZ NAMAZLARIN FAZİLETİ: 

2753 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kisinin cemaatle kildigi namazin sevabi evinde ve carsida (is yerinde) kildigi namazindan yirmibes kat fazladir. Soyle ki, abdest alinca guzel bir abdest alir, sonra mescide gider, evinden cikarken sadece mescid gayesiyle cikmistir. Bu sirada attigi her adim sebebiyle bir derece yukseltilir, bir gunahi affedilir. Namazi kildi mi, namazgahinda oldugu muddetce melekler ona rahmet okumaya devam ederler ve soyle derler:
"Ey Rabbimiz buna rahmet et, merhamet buyur."
"Sizden herkes, namaz bekledigi muddetce namaz kiliyor gibidir."
Buhari, Ezan 30, Cum'a 2; Muslim, Salat 272 (649); Ebu Davud, Salat 49, (559); Tirmizi, Salat 245, (330); Ibnu Mace, Mesacid 16, (788).

2754 - Sahiheyn 'in Ibnu Omer (radiyallahu anh)'den kaydettigi bir diger rivayette soyle denmistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Cemaatle kilinan namaz, ayri kilinan namazdan yirmiyedi derece ustundur."
Buhari, Ezan 30, Muslim, Salat 272.

2755 - Ebu Musa (radiyallahu anh) anlatiyor: " Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazda en cok sevap alan kimse, en uzak olanlaridir, yurume yonuyle en uzaktan gelenler, imamla kilincaya kadar namazi bekleyen kimse, hemen kilip sonra da uyuyandan daha cok sevaba mazhardir."
Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buhari'ninSahih'indemevcuttur. (Buhari, Ezan 31).

2756 - Hz. Osman (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan isittim soyle diyordu:
"Kim yatsiyi bir cemaat icinde kilarsa sanki gecenin yarisini ihya etmis gibi olur, kim de sabah namazini bir cemaat icinde kilarsa sanki gecenin tamamini namazla gecirmis gibi olur." Muslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Salatu'1-Cema'a 7, (1, 132); Ebu Dvud, Salat 48, (555); Tirmizi, Salat 165, (221).

2757 - Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam vardi. Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyordum. Namazlari da hic kacirmiyordu. Kendisine:
"Bir esek alsan da karanlik veya sicak zamanlar'da binsen! '' denilmisti, su cevapta bulundu:
"Evimin mescide yakin olmasi beni memnun etmez. Ben mescide kadar yurumelerimin, sonra da aileme donuslerimin sevab olarak yazilmasini diliyoum. ''
Resulullah (aleyhissalatu vesselam), (adamin bu sozunu isitince): "Allah Teala hazretleri bu isteklerinin hepsini yerine getirdi '' buyurdu.'' Muslim, Mesacid 278, (663) ; Ebu Davud, Salat 49, (586).

4613 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Cemaatle kilanan namaz munferid kilinan namazdan yirmiyedi derece ustundur." -"Yirmibes derece" diye de rivayet edildi.-"
Buhari, Ezan 30, 31; Muslim, Mesacid 249, (650); Muvatta, Cema'a 1; Tirmizi, Salat 161, (215); Nesai, Imamet 42. (2. 103).

4614 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Koyde olsun, kirda olsun uc kisi olur da orada cemaatle namaz kilinmazsa, seytan onlara galebe calmis demektir. Size cemaatle namaz kilmanizi tavsiye ederim."
Ebu Davud, Salat 47, (547); Nesai, Imamet 48, (2, 106). Rezin su ziyadede bulunmustur: "Zira insanin kurdu seytandir. Onu yalniz yakaladi mi yer." 

4617 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim kirk gun, iftitah tekbirini kacirmadan cemaatle namaz kilarsa, kendisine iki beraet yazilir; atesten beraet, nifaktan beraet."
Tirmizi, Salat 178, (241).

 4619 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kisinin cemaatle kildigi namaz, evinde ve isyerinde kildigi namazindan yirmibes kat daha sevablidir. Cunku, guzelce abdest alir, mescide gider. Bu gidiste gayesi sadece ve sadece namazdir. Her adim atisinda bir derece yukseltilir, gunahindan da bini dokulur. Namazini kilinca, namazgahinda kildigi muddetce melekler ona magfiret duasinda bulunur ve: "Allahim ona magfiret et, Allahim ona rahmet et, Allahim onun tevbesini kabul et" derler. Bu kimseye, orada eza vermedikce, hadeste bulunmadikca boyle devam eder."
Ebu Hureyre radiyallahu anh'a: "Hadeste bulunmasi ne demek?" diye sorulmustu: "Sesli veya sessiz yel birakmadikca!" diye acikladi. "Sizden biri, namazi bekledigi muddetce namazdadir."
Buhari, Ezan 30, Salat 87, Buyu 49; Muslim, Mesacid 246, (649); Muvatta, Taharet 33, (1, 33); Ebu Davud, Salat 49, (559); Tirmizi, Salat 423, (603).

4620 - Said Ibnu'l-Museyyeb rahimehullah anlatiyor: "Ensardan biri olmek uzere idi. Dedi ki: "Size bir hadis rivayet edecegim. Bunu da sadece sevap umidiyle yapacagim. Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim, soyle buyurmustu:
"Biriniz abdest alir ve abdestini guzel yapar sonra da namaza giderse, sag adimini her atista, bu adim sebebiyle Allah mutlaka ona bir sevap yazar; sol adimini attikca da her seferinde mutlaka bir gunahini doker. -Oyleyse (mescide) yaklassin veya uzaklassin- mescide gelir ve cemaatle namazini kilarsa magfirete mazhar olur. Mescide geldiginde namazin birkac rek'ati kilinmis; birkac rek'ati kalmis ise yetistigini cemaatle kilip, kacirdiklarini da tamamlamissa, keza magfirete mazhar olur. Eger mescide geldiginde namazi kilinmis bulur ve tek basina tamamlarsa yine magfirete mazhar olur." Ebu Davud, Salat 51, (563).

4621 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim evinden temizlenmis olarak farz namaz icin cikarsa, onun ecri, tipki ihrama girmis hacinin ecri gibidir. Kim de kusluk namazi icin cikar ve sirf bu maksadla yorulursa onun ucreti de umre yapanin ucreti gibidir. Namaz kildiktan sonra araya lagv (dunyevi kelam) sokmadan kilinan iknici namaz, Illiyyin (denen cennetin yuce makamin)da yazilidir."
Ebu Davud, Salat 49, (558).

4622 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Beni Selime yurtlarini birakarak Mescid-i Nebeviye yakin bir yere gelip yerlesmek istediler. (Durumdan haberdar olan) Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"(Yurudugunuz zamanki) adimlarin sevabini hesaba katmiyor musunuz?" dedi. Bunun uzerine yerlerinde kaldilar."
Buhari, Fezailu'l-Medine 11, Ezan 33.

SABAH NAMAZININ CEMAATLE FAZİLETİ:

2756 - Hz. Osman (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan isittim soyle diyordu:
"Kim yatsiyi bir cemaat icinde kilarsa sanki gecenin yarisini ihya etmis gibi olur, kim de sabah namazini bir cemaat icinde kilarsa sanki gecenin tamamini namazla gecirmis gibi olur."
Muslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Salatu'1-Cema'a 7, (1, 132); Ebu Dvud, Salat 48, (555); Tirmizi, Salat 165, (221). 

2760 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Munafiklara en agir gelen namaz yatsi namaziyla sabah namazidir. Eger bu iki namazdaki hayrin ne oldugunu bilselerdi, emekleyerek de olsa onlari kilmaya gelirlerdi. Nefsimi kudret eliyle tutan Zat'a kasem olsun! Ezan okutup namaza baslamayi, sonra halkin namazaini kildimasi icin yerime birini birakmayi, sonra daberaberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini uzerlerine yikmayi dusundum."
Buhari, Ezan 29, Husumat 5, Ahkam 52 ; Muslim, Mesacid 252, (651 ) ; Muvatta, Salatu'l-Cema' a 3, (1, 129-130) ; Ebu Davud, Salat 47, (548, 549); Tirmizi, Salat 162, (217); Nesai, Imamet 49, (2, 107).

SABAH NAMAZININ KILMANIN FAZİLETİ:
 
4604 - Yine Ebu Hureyre anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sabah namazini (cemaatle) kilan, Allah'in garantisi altindadir. Sakin Allah, (ona verdigi garantisi sebebiyle) size bir ceza vermesin!"
Rezin sunu ilave etti: "Kim bu garantiyi talep ederse onu elde eder ve bir daha da kacirmaz."
Tirmizi, Fiten 6, (2165).

4605 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gece ve gunduzde birkisim melekler nobetlese aranizda bulunurlar. Bunlar sabah namazi ile ikindi namazinda toplanirlar. Sonra sizi geceleyin takip eden melekler (hesabinizi vermek uzere huzu-u ilahiye) yukselir. Sizi cok iyi bilen Allah, bu meleklere sorar: "Kullarimi nasil biraktiniz?"
"Biz onlari namaz kiliyorlarken biraktik, biz onlara namaz kilarlarken vardik!" derler."
Buhari, Mevakitu's-Salat 16, Bed'u'l-Halk 6, Tevhid 23, 33; Muslim, Mesacid 210, (632); Muvatta, Kasru's-Salat 82, (1, 170); Nesai, Salat 21, (1, 240, 241).

4606 - Ammare Ibnu Rueybe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gunesin dogmasindan ve batmasindan once namaz kilan hic kimse atese girmeyecektir. -Burada sabah ve ikindi namazlari kastedilir-."
Muslim, Mesacid 213, (634); Ebu Davud, Salat 9, (427); Nesai, Salat 21, (1, 241).

 4610 - Said Ibnu'l-Museyyeb rahimehullah anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Bizimle munafiklar arasinda yatsi ve sabah namazlarinda hazir bulunma farki vardir. Onlar bu iki namaza muktedir olamazlar."
Muvatta, Salatu'l-Cema'a 5, (1, 130).

4616 - Hz. Osman radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim yatsi namazini cemaatle kilarsa sanki gecenin yarisini ihya etmis gibidir. Kim de sabahi da cemaatle kilmissa gecenin tamamini ihya etmis gibidir."
Muslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Cema'at 7, (1, 132); Ebu Davud, Salat 18, (555); Tirmizi, Salat 165, (221). 

4623 - Hz. Bureyde radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Karanlikta mescide gidenlere Kiyamet gunu tam bir nura kavusacaklarini mujdele!"
Ebu Davud, Salat 50, (561); Tirmizi, Salat 165, (223).

 Camiye gidecekse camiye girdiğinde okunan dua:

1830 - Fatima Bintu'l-Huseyin Ibni Ali, buyukannesi Fatimatu'l-Kubra (radiyallahu anha)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) mescide girdigi zaman Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e salat (dua) okur, sonra da: "Rabbim! gunahimi affet, rahmet kapilarini bana ac" derdi, Cikarken de yine Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e salat okur, sonra da: "Rabbim! gunahimi affet, lutuf kapilarini benim icin ac" derdi".
Tirmizi, Salat 234, (314).

Namazını camide kılacaksa  mescide girerken ettehiyetül mescit namazını kılmak:

3064 - Ebu Katade (radiyallaliu anh) anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince oturmazdan once iki rek'at kiliversin."
Buhari, Salat 60, Teheccut 25; Muslim, Musafirin 69, (714); Muvatta, Kasdu's-Salat 57, (1, 162); Ebu Davud, Salat 19, (367; 368); Tirmizi, Salat 235, (316); Nesai, 37, (2, 53).

3065 - Kà'b Ibnu Malik (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam), bir seferden donunce once mescide ugrar, orada iki rek'at namaz kilar, sonra insanlar (ile gorusmek icin) otururdu."
Ebu Davud, Cihad 178, (2781); Buhari, Salat 59 (bab basliginda muallak olarak).

 6257 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince iki rek'at namaz kilmadan oturmasin." 

Sabah namazını  yalanız da kılsan veya cemaatle kılaçaksan farz namazlara ikamet gettirmek.

2432 - Bir diger rivayette soyle gelmistir: "(Ebu Mahzura dedi ki): "Bana Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikameti ikiser ikiser ogretti:
"Allahu ekber, Allahu ekber,
Eshedu en la ilahe illallah, Eshedu en la ilahe illallah.
Eshedu enne Muhammeden Resulullah, Eshedu enne Muhammeden Resulullah.
Hayye ala's-salat, Hayye ala's-salat.
Hayye ala'l-felah, Hayye ala'l-felah.
Allahu ekber, Allahu ekber.
Lailahe illallah.
Ebu Davud der ki: "Abdurrezzak rivayetinde de iki: "(Resulullah devamla): "Ikamet getirince iki sefer de sunu soyle: Kad kameti's-salat, kad kameti's-salat!" (Aleyhissalatu vesselam ayrica sordu):
"Duydun mu?" (Ebu Mahzura):
"Evet!" dedi. (Hadisi rivayet eden ravi Saib) der ki: "Ebu Mahzura alnindaki saci ne kestirir ne de ayirirdi. cunku oraya Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in elleri degmis idi."
Ebu Davud, Salat 28, (501).

2433 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Ezan Resulullah devrinde ikiser ikiser idi. Ikamet de birer birer. Ancak (muezzin), ayrica ikiser sefer olmak uzere kad kameti'-salat, kad kameti's-salat da derdi." Ibnu Omer devam eder: "Biz, ikameti isittik mi abdest alir, namaza giderdik."
Ebu Davud, Salat 29, (510); Nesai, Ezan 2, (2, 3).

 2452 - Ebu Umame (radiyallahu anh) veya Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in Ashabindan bir digeri tarafindan rivayet edildigine gore, (bir seferinde) Bilal (radiyallahu anh) ikamete baslamistir. Kad kameti's-salat deyince Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Allah onu (namazi) ikame etsin ve daim kilsin!" buyurdu. Ikametin geri kisminda, ezanin faziletleri bahsinden mezkur olan Hz. Omer hadisinde oldugu gibi (muezzinin soylediklerini tekrar seklinde) hareket ediyordu."
Ebu Davud, Salat 39, (528).

 2442 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir kimse, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a sabah namazinin vaktini sormustu. O da Hz. Bilal'e emretti. Safak sokerken ezan okudu. Ertesi gun ortalik agarincaya kadar sabah ezanini tehir etti. Sonra ikamet okumasini emretti ve namazi kildi. Sonra da adama:
"Iste bu, (sabah) namazinin vaktidir" dedi." Nesai, Ezan 12, (2, 11, 12).

 Müezin namaz için ikamet gettirirken cemaat içinden veya yanındakini rahatsız etmiyeçek şekilde ikametin tekrarını yapa bilir.

2452 - Ebu Umame (radiyallahu anh) veya Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in Ashabindan bir digeri tarafindan rivayet edildigine gore, (bir seferinde) Bilal (radiyallahu anh) ikamete baslamistir. Kad kameti's-salat deyince Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Allah onu (namazi) ikame etsin ve daim kilsin!" buyurdu. Ikametin geri kisminda, ezanin faziletleri bahsinden mezkur olan Hz. Omer hadisinde oldugu gibi (muezzinin soylediklerini tekrar seklinde) hareket ediyordu."
Ebu Davud, Salat 39, (528). 

ikametten sonra namaz yalnız veya cemaatle kılınaçaksa kişi veya cemaat kibleye yönelmek

6256 - el-Bera radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikteBeytu'l Makdis'e dogru onsekiz ay namaz kildik. Medine'ye girisinden iki ay sonra kibleistikameti Ka'be'ye cevrildi. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Beytu'l Makdis'emuteveccihen namaz kilarken yuzunu cokca semaya ceviriyordu: Allah Teala hazretleri, Peygamberinin kalbinden geceni yani, Ka'be'ye yonelme arzusunu bildi.
Bir gun Cebrail aleyhisselam (goge dogru) yukseldi. Resulullah aleyhisalatu vesselam, o yerle gok arasinda yukselirken onu gozuyle takip etmeye basladi, onun nasil bir vahiy getirecegini gozetliyordu. Derken aziz ve celil olan Allah"Biz senin yuzunun goge dogru cevrilip durdugunu goruyoruz..."(Bakara 144) ayetini indirdi. Biz, Beytu'l-Makdis'e dogru farzin iki rek'atini kilmis tam rukuda iken, bir adam gelip: "Kible, Ka'be'ye dogru cevrilmistir!" haberini getirdi. Derhal yonlerimizi cevirdik. Namazimizi yenilemeyip kildigimiz kismin devamini tamamladik. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Ey Cibril! Beytul-Makdise dogru kildigimiz namazlarimizin hali ne olacak?" diye sordu. Bunun uzerine de, Allah Teala hazretleri: "Allah sizin (daha once Beytu'l-Makdis'e dogru kildiginiz) namazlari zayi etmeyecektir" (Bakara 143) ayetini inzal buyurdu."

 2456 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Dogu iIe bati arasinda tek bir kible vardir."
Tirmizi, Salat 256, (342, 343, 344).

2457 - Nafi (rahimehullah) anlatiyor: "Omer Ibnu'l-Hattab (radiyallahu anh) dedi ki: "Kisi Beytullah istikametine yoneldi mi dogu ile bati arasinda tek bir kible vardir."
Muvatta, Kible 8, (1,196)

 sabah namazı yalanız kılınacaksa duracağı yerde güzel bir şekilde durmak veya cemaatle kılınacaksa ilk saflara yer almaktır.

2421 - Bera (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah ve melekleri namazda birinci safa rahmet ederler. Muezzin sesinin ulastigi yere kadar magfiret gorur. Yas ve kuru her ne, sesini isitirse, onu tasdik eder. Ona, beraberinde namaz kilanlarin ecrinin bir misli verilir."
Nesai, Ezan 14, (42,13).

 6251 - Bera Ibnu Azib ve Abdurrahman Ibnu Avf radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullahaleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Allah ve melekleri ilk safta namazkilanlara salat ederler." 

6252 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatuvesselam buyurdular ki: "Erkeklerin saflarinin en hayirlisi en ondeki saftir, en hayirsizida en arkadakidir. Kadinlarin saflarinin en hayirlisi en geride olanidir, en kotusu de en onde olanidir." 

Sabah namazı yalanız veya cemaatle de kılınacaksa niyet etmek ve tekbirini almak gerekir:

2458 - Ibnu Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktigi zaman, ellerini iki omuzunun hizasina kadar kaldirir sonra tekbir getirirdi. Ruku yapmak isteyince de (ellerini iki omuzu hizasina kaldirmak suretiyle) ayni seyi yapardi. Rukudan basini kaldirinca da ayni seyi yapardi. Ancak bunu, secdeden
basini kaldirirken yapmazdi."
Bir baska rivayette: "Bunu, secde ederken yapmazdi" denmistir.

2460 - Buhari'nin diger bir rivayetinde soyle gelmistir: "Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) namaza girince tekbir getirir ve ellerini kaldirirdi." 

2467 - Bera (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i iftitah tekbiri alirken gordum. Ellerini kulaklarina yakin kaldirmisti. Sonra (namazdan cikincaya kadar) baska kaldirmadi."
Ebu Davud, Salat 119, (752).Niyetle birlikte tekbir ellerimizi kulaklarımızın hizasına kadar gettirmektir.
 
2474 - Bir diger rivayette soyle der: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ellerini, omuzlari hizasina kadar kaldirdi. Bas parmaklarini da kulaklariyla, hizaladi, sonra tekbir getirdi."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35). 

2471 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh)'un anlattigina gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i, namaza girdigi sirada ellerini kaldirip tekbir getirirken gormustur.
Ravilerden Hemmam Resulullah'in ellerini kulaklarinin hizasina kadar kaldirdigini gosterdi.Sonra elbisesine gomuldu, sonra sag elini sol elinin ustune koydu. Rukuya gitmek isteyince, ellerini elbiseden cikardi. Sonra onlari kaldirdi, sonra tekbir getirdi ve rukuya gitti, semi'allahu li-men hamideh dedigi zaman ellerini kaldirdi, secdeye gittiginde ellerinin arasina secde etti."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).2473 - Bir diger rivayette der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'Ia birlikte namaz kildim. Tekbir getirdigi zaman ellerini kaldiriyor, sonra (elbisesine) gomuluyordu. Sonra sol elini sag eliyle tutuyor, ellerini elbisesine sokuyordu, ruku yapmak istedigi zaman ellerini cikarip sonra kaldiriyordu. Rukudan basini kaldirmak isteyince de ellerini kaldiriyor, sonra secde ediyordu. (Secdede) yuzunu elleri arasina koyuyor idi. Keza basini secdeden kaldirinca da ellerini kaldiriyordu. Namaz bitinceye kadar (her rek'atte boyle yapiyordu)."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35). 2475 - Bir diger rivayette: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i iftitah tekbiriyle birlikte ellerini kaldirirken gormustur."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).

2476 - Said Ibnu Haris el-Mualla (rahimehullah) anlatiyor: "Ebu Saidi'l-Hudri (radiyallahu anh) bize namaz kildirdi. Secdelerden basini kaldirirken, secdeye giderken, iki(nci) rek'atten kalkarken, tekbirlerini cehri (sesli) olarak getirdi ve sonunda:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i boyle yapar gordum!" diye aciklamada bulundu."
Buhari, Ezan 144.

2477 - Mutarrif Ibnu Abdillah (rahimehullah) anlatiyor: "Ali Ibnu Ebi Talib (radiyallahu anh)'in arkasinda ben ve Imran Ibnu Husayn beraber namaz kildik. Ali (radiyallahu anh) secde edince tekbir getiriyor, basini kaldirinca tekbir getiriyor, iki(nci) rek'atten kalkinca yine tekbir getiriyordu."
Buhari Ezan 144, 115,116; Muslim, Salat 33, (393); Ebu Davud, Salat 140, (835); Nesai, Sehv 1, (3, 2).
Nesai'nin rivayetinde soyle denmistir: "Her egilme ve her kalkmada tekbir getirir, rukuyu tamamlardi."

2478 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) farz namaza kalkinca tekbir getirir, ellerini omuzlarinin hizasina kadar kaldirirdi. Kiraatini tamamlayip rukuya gitmek isteyince ayni seyi yapardi. Rukudan kalkinca da ayni seyi yapardi. Oturur vaziyette iken ellerini hicbir surette kaldirmazdi. Iki(nci) secdeden de kalkinca ellerini ayni sekilde kaldirir ve tekbir getirirdi."
Ebu Davud, Salat 118, (744).

2479 - Ebu Kilabe anlatiyor: "Ibnu Huveyris (radiyallahu anh), Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in (namaza baslarken) tekbir getirdigi, rukuya gittigi, rukudan basini kaldirdigi zaman, kulaginin ust kismina ulasincaya kadar ellerini kaldirdigini gormustur."
Buhari, Ezan 84; Muslim, Salat 24-26 (391); Ebu Davud, Salat 118, (745); Nesai 85, (2, 182); Ibnu Mace, Ikametu's-Salat; 15, (859).
Nesai, bir diger rivayette su ziyadeyi kaydeder: "...secde ettigi ve secdeden basini kaldirdigi (zaman da ellerini kaldirirdi)."

2480 - Nadr Ibnu Kesir es-Sa'di anlatiyor: "Abdullah Ibnu Tavus, Mescidu'l-Hayf'da yanibasimda namaz kildi. Ilk secdeyi yapip secdeden basini kaldirdigi zaman ellerini yuzunun hizasina kadar kaldirmisti. Ben bunu hos bulmadim ve Vuheyb Ibnu Halid'e soyledim. Vuheyb ona:
"Sen hic kimsede gormedigin birsey mi yapiyorsun?" dedi. Ancak Tavus cevaben:
"Babamin onu yaptigini gordum. Ustelik babam sunu da soylemisti:
"Ibnu Abbas (radiyallahu anh) boyle yaptigini gordum. Ustelik onun:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunu yapiyordu" demis olmasindan baska bir sey de bilmiyorum."
Ebu Davud, Salat 117, (740); Nesai, Iftitah 177, (2, 232).

 Niyet ve tekbirden sonra ellerimizi üst üstte bağlamaktır.

2491 - Ebu Hazim (rahimehullah) anlatiyor: "Sehl Ibnu Sa'd (radiyallahu anhuma) demisti ki: "Insanlara, namazda sag elini sol kolu uzerine koysun" diye emredilmisti. " Ebu Hazim devamla der ki: "Ben onun (Sehl'in), bu, hadisi Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a nisbet ettigini biliyorum."
Buhari Ezan 89; Muvatta, Kasru's-Salat 47, (1, 859).

2492 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh)'un anlattigina gore, namaz kilarken sol elini sag eline koymustur. Bunu goren Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (bizzat elleriyle tutarak) sag elini sol elinin uzerine koymustur."
Ebu Davud, Salat 120, (755); Nesai, Iftitah 10, (2, 126).

2493 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i namazda kiyamda iken, sag eliyle sol elinin ustunden tutmus gordum."
Nesai, Iftitah 9, (2, 125, 126).

 2495 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "(Namazin) sunnetlerinden biri namazda (sag) avucu (sol) avuc uzerine koyup, her ikisini birlikte gobegin altina yerlestirmektir."
Rezin ilavesidir. Ebu Davud, Salat 120, (756). 

Eller bağlandıktan sonra Fatiha süresini okumadan önce namaz duaları okunur.

1771 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza baslarken tekbir getirir, sonra (bazan) sunu okurdu: "Inne salati ve nusuki ve mahyaye ve memati lillahi Rabbi'l-alemin. La serike lehu ve bi-zalike umirtu ve ene evvelu'l-muslimin. Allahummehdini li-ahseni'l a'mali ve ahseni'l-ahlaki. La yehdi li-ahseniha illa ente. Ve kini seyyie'l-a'mal ve seyyie'l-ahlak. La yaki seyyieha illa ente. (Namazim, ibadetim hayatim ve olumum alemlerin Seriksiz Rabbi Allah icindir. Ben bununla emrolundum. Ben bu emre teslim olanlarin ilkiyim. Ey Allah'im, beni amellerin ve ahlakin en iyisine sevket. Bunlarin en iyisine senden baska sevkeden yoktur. Beni kotu amellerden ve kotu ahlaktan koru, bunlarin kotulerinden ancak sen korursun."
Nesai, Iftitah 16, (2,129).

1772 - Muhammed Ibnu Mesleme (radiyallahu anh)anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) nafile namaz kilmak icin kalktigi vakit (bazan) sunu okurdu:
"Allahu ekber veccehtu vechiye li'llezi fatara's-Semavati ve'1-arza hani-fen muslimen ve ma ene mine'l-musrikin... (Allah buyuktur. Yuzumu Ha-nif ve Musluman olarak semavat ve arzi yaratan Allah a yonelttim. Ben musriklerden degilim). . . ")
Devamini Hz. Cabir (radiyallahu anh)'in rivayetinde oldugu sekilde zikretti. Sonra sunu okudu:
"Allahumme ente'l-Meliku. La ilahe illa ente subhaneke ve bihamdike Allahim (kainatin gercek) Meliki sensin. Senden baska ilah yoktur. Seni hamdinle takdis ederim]. " Sonra kiraata gecti."
Nesai, Iftitah 17, (2,131).

1773 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza (iftitah tekbiri ile) baslayinca sunu okurdu:
"Subhaneke Allahumme ve bi-hamdike ve tebarekesmuke ve teala cedduke ve la ilahe gayruke. (Allah'im seni her cesit noksan sifatlardan takdis ederim, hamdim sanadir. Senin ismin mubarek, azametin yucedir, senden baska ilah da yoktur)."
Tirmizi, Salat 179, (243); Ebu Davud, Salat 122, (776); Ibnu Mace, Ikameti's-Salat 1, (804).

1768 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz icin tahrime tekbirini alinca kiraate gecmezden once bir muddet sukut buyurmustur. Ben:
"Ey Allah'in Resulu, dedim, anam babam sana feda olsun, tekbir ile kiraat arasindaki sukut esnasinda ne okuyorsunuz?" Bana su cevabi verdi:
"Ey Allahim, beni hatalarimdan oyle temizle ki, kirden paklanan be-yaz elbise gibi olayim. Allahim beni, hatalarimdan su, kar ve dolu ile yika" diyorum."
Buhari, Ezan 89; Muslim, Mesacid 147, (598); Ebu Davud, Salat 123, (781); Nesai, Iftitah 15, (2,128,129).
Ebu Davud, Nesai (ve Buhari'nin) rivayetlerinin basinda su ziyade vardir: "Allahim, benimle hatalarimin arasini dogu ile batinin arasi gibi uzak kil,"

1769 - Ibnu Omer (radyallahu anhuma) anlatiyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte namaz kilarken, cemaatten biri aniden:
"Allahu ekber kebira, velhamdu lillahi kesira, subhanallahi bukraten ve asila (Allah, buyukte buyuktur, Allah'a hamdimiz coktur, sabah aksam tesbihimiz Allah'adir!" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz:
"Bu sozleri kim soyledi?" diye sordu. Soyleyen adam:
"Ben, ey Allah'in Resulu" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesellam) efendimiz:"
"O sozler hosuma gitti. Sema kapilari onlara acildi" buyurdu. Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) der ki: "Soyledigi gunden beri o zikri okumayi hic terketmedim."
Muslim, Mesacid 150, (601); Tirmizi, Daavat 137, (3586); Nesai Iftitah 8, (2,125).
Nesai, bir rivayette su ziyadede bulunmustur: "On iki adet melegin, bu sozleri (yukseltmek uzere) kosustuklarini gordum."

1770 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kilarken nefes nefese bir adam geldi ve:
"Allahu ekber, Elhamdu lillahi hamden kesiran tayyiben mubareken fihi. (Allah buyuktur, cok temiz ve mubarek hamdler Allah'adir!)" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazi bitirince:
"Su kelimeleri hanginiz soyledi?" diye sordu. Cemaat bir muddet sessiz kaldi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"(Kim soylediyse cekinmesin, benim desin), Zira fena bir sey soylemis degil)" dedi. Bunun uzerine adam:
"Ben, ey Allah'in Resulu!" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) da:
"Ben on iki melek gordum. Her biri, bu kelimeleri (Allah'in huzuruna) kendisi yukseltmek icin kosusmuslardi."
Muslim, Mesacid 149, (600); Ebu Davud, Salat 121, (763): Nesai, Iftitah 19, (2,132,133).

 2470 - Nesai'de gelen bir diger rivayette soyle denmistir: "Ebu Hureyre (radiyallahu anh) Beni Zureyk Mescidi'ne geldi ve dedi ki: "Uc sey var ki, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onlari yapiyordu, halk ise terketmis durumda... Namazda ellerini uzatarak kaldirirdi, (Fatihayi okuyunca kiraate gecmezden once) bir miktar sukut buyurdu, secdeye varinca (ve secdeden kalkinca) tekbir getirirdi."
Buhari, Ezan 115; Muslim, Salat 27-32, (392); Muvatta, Salat 19, (1, 76); Ebu Davud, Salat 118,119, (746, 753); Tirmizi, Salat 177,198, (239, 254); Nesai, Iftitah 6, (2,124), 84, (2,181-182),184, (2, 235).

 1783 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, Hz. Ebu Bekir (radiyallahu anh) gelerek:
"Bana namazda okuyacagim bir dua ogret" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona su duayi okumasini soyledi:
"Allahumme inni zalemtu nefsi zulmen kesiran ue la yagfiru z-zunube illa ente fà'gfir li magfireten min indike verhamni inneke ente'l-gàfuru'r-rahim. (Allahim ben nefsime cok zulmettim. Gunahlari ancak sen affedersin. Oyle ise beni, sanina layik bir magfiretIe bagisla, bana merhamet et. Sen affedici ve merhamet edicisin".
Buhari, Sifatu's-Salat 149, Daavat 17, Tevhid 9; Muslim, Zikr 48, (2705); Tirmizi, Daavat 98, (3521 

Fatiha süresi okunurken cematle kılınıyorsa imam efendi sesli okur yalnız kılınıyorsa sessiz  okunur.

2546 - Ebu Katade (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gece (evinden) cikmisti. Hz. Ebu Bekr (radiyallahu anh)'e ugradi. Alcak sesle namaz kiliyordu. Hz. Omer (radiyallahu anh)'e ugradi, o da yuksek sesle namaz kiliyordu."
Ravi der ki: "Resulullah'in yaninda toplaninca Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ey Ebu Bekr sana ugradim sen sessizce namaz kiliyordun." Ebu Bekr:
"Ben konustugum Zat-i Zulcelal'e sesimi isittirdim ey Allah'in Resulu!" cevabini verdi.
Hz. Omer'e de: "Sana da ugradim. Sen yuksek sesle namaz kiliyordun!"dedi. O da su cevabi verdi:
"Ey Allah'in Resulu! Uyuklayani uyandiriyor, seytani da uzaklastiriyordum."
Ebu Davud, Salat 315, (1329); Tirmizi, Salat 330, (447); Hadisin metni Ebu Davud'a ait.
Hasan Basri rivayetinde der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Hz. Ebu Bekr'e:"Ey Ebu Bekr sen sesini biraz yukselt!" dedi. Hz. Omer'e de: "Sesini sen de biraz alcalt!" buyurdu." 

Namaz yalnız kılınıyorsa Fatiha süresini kendisi okur cemaatle imam efendi okur.

2510 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) demistir ki: "Kim Fatiha'yi okumadan bir rek'at namaz kilarsa, imamin arkasinda bulunmadigi takdirde, namaz kilmis sayilmaz."
Muvatta, Salat 38, (1, 84); Tirmizi, Salat 283, (313).

2509 - Ebu Said (radiyallahu anh) anlatiyor: "(Namazda) Fatiha suresi ile kolaya gelen bir miktar (Kur'an ayetin)i okumakla emrolunduk."
Ebu Davud, Salat 136, (818).

. 2507 - Ebu Davud'da gelen bir rivayette soyle denmistir: "...Bana Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Haydi git ve Medine'de ilan et ki: "Sadece Fatiha suresi de olsa, Kur'an'dan bir parca okumadika kildiginiz namaz namaz degildir" dedi ve baska bir sey ilave etmedi."

6205 - Ebu Said radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ister farz ister nafilelerde olsun her rekatte "elhamdulillahi Rabbi'l-alemin" suresi ilebir baska sure okumayanin namazi namaz degildir."

6206 - Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullahaleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Icinde Fatiha suresi okunmayan her namaz noksandir, noksandir."

6207 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh'in anlattigina gore: "Bir adam kendisine: "Namazda imam okurken ona uyan kimse de Kur'an'dan okur mu?" diye sormus, o da su cevabi vermistir: "Bir adam, Aleyhissalatu vesselam'a her namazda kiraat var mi ?" diye sormuutu da Aleyhissalatu vesselam'dan: "Evet!" cevabini almisti. Bunun uzerine cemaatten biri de: "Bu vacip oldu" demisti."

6208 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kim imama uymus ise, imamin kiraati onun da kiraatidir" buyurdular."

 6201 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazin kiraatini "Elhamdulillahi Rabbi'l-alemin..." ile başlatirdi." 

Kendisi yalnız okuyorsa sonunda amin,cemaatle kılınıyorsa imam efendi fatihayı bittirip amin dediğinde arkasında cemaat amin der.

2511 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in gayri'l-magdubi aleyhim ve la'd-dallin'i okuyunca amin dedigini ve bunu soylerken sesini uzattigini isittim."
Bir baska rivayette soyle gelmistir. ". . .Bunu soylerken sesini yukselttigini isittim."
Ebu Davud, Salat 172, (932, 933); Tirmizi, Salat 184, (248).

 2513 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Imam amin deyince siz de amin deyin. Zira kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse gecmis gunahlari affedilir."
Ibnu Sihab der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) amin derdi."
Buhari Ezan 112; Muslim, Salat 72, (410); Muvatta, Salat 44, (1, 87); Ebu Davud, Salat 172, (936); Tirmizi, Salat 185 (250); Nesai, Iftitah 34, 35, (2,144); Ibnu Mace Ikamet 14, (851).

2514 - Buhari'de diger bir rivayette soyle gelmistir: "Kari (okuyucu) amin deyince siz de amin deyin. Zira melekler "amin" der. Kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse gecmis gunahlari affedilir.
Buhari, Da'avat 63.

6209 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Insanlar amin demeyi terkettiler. Halbuki Resulullah aleyhissalatu vesselam, namazda "gayri'l magdubu aleyhim ve la'd-dallin" deyince amin derdi, bunu on saftakiler isitirdi, sonra mescid amin sesiyle dalgalanirdi."

6210 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in "Ve la'd-dallin" deyince amin dedigini isittim."

 6211 - Hz. Aise radiyallahu anha'nin anlattigina gore: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"Yahudiler, sizi, selaminiz ve amin deyisiniz sebebiyle kiskandiklari kadar bir baska sey icin kiskanmamislardir" buyurmuslardir."

6212 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Yahudiler sizi, amin deyisiniz kadar bir baska sey icin kiskanmazlar.Oyleyse amin sozunu cok soyleyin." 

FATİHE ŞERİFTEN SONRA OKUNAN SÜRELER VE SÜRELERİN FAZİLETİ:

877 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'dan rivayet edildigine gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurmustur:
"Iza Zulzilet suresi Kur'an-i Kerim'in yarisina denktir. Kul huvallahu ahad (Ihlas) suresi Kur'an-i Kerim'in ucte birine denktir. Kul ya eyyuhe'l Kafirun suresi de Kur'an-i Kerim'in dortte birine denktir."
Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 10, 
(2896).

 894 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hic gorulmemistir: Kul euzu bi-rabbi'l-felak ve Kul euzu bi-rabbi'n-nas sureleri".
Muslim, Misafirin 264, (814); Tirmizi, Sevabu'1-Kur'an 12, (2904), Tefsir, Muavvizateyn, (3364); Ebu Davud, Salat 354, (1462,1463); Nesai, Istiaze 1, (8, 251-254). 

895 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) Tirmizi'de gelen bir rivayette der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bana, her namazin arkasindan Muavvizeteyn'i okumami emretti."
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 12 (2905). 

2509 - Ebu Said (radiyallahu anh) anlatiyor: "(Namazda) Fatiha suresi ile kolaya gelen bir miktar (Kur'an ayetin)i okumakla emrolunduk."
Ebu Davud, Salat 136, (818). 

2508 - Rezin'in zikrettigi bir rivayette soyle gelmistir: "...Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kiraatsiz namaz sahih degildir." Bilesiniz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize her ne duyurdu ise biz de size duyurduk. Bize gizli tuttugunu biz de size gizli tuttuk."
Bu aciklama uzerine bir zat ona:
"Ey Ebu Hureyre, Fatiha'ya herhangi bir ilavede bulunmazsam (yeterli midir) ne dersin?" diye sordu. Ebu Hureyre dedi ki:
"Bu sual Aleyhissalatu vesselam'a da sorulmustu, su cevabi verdi:
"Bununla iktifa edersen sana yeter, ilavede bulunursan senin icin daha hayirli ve efdal oliir."
Muslim, Salat 38, (395); Muvatta; Salat 39, (1, 84-85); Ebu Davud, Salat 136, (819, 820, 821); Tirmizi, Tefsir, Fatiha, (2954, 2955); Nesai, Iftitah 23, (2,135, 236).


2917 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahin iki rek 'atinde sunlari okurdu: "Kul ya eyyuhe 'l- Kafirun '' ve "Kul huvallahu ahad.''
Muslim, Musafirin 98, (726); Ebu Davud, Salat 98, (1256); Nesai, Iftitah 39, (2, 155, 156). 

6205 - Ebu Said radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ister farz ister nafilelerde olsun her rekatte "elhamdulillahi Rabbi'l-alemin" suresi ilebir baska sure okumayanin namazi namaz degildir .
 Fatihe vesürelerden sonra tekbir gettirilir.    

2551 - Semure Ibnu Cundub (radiyallahu anh) anlatiyor: "Namazda iki sekte hatirimda kaldi. Biri, imam "Allahu ekber" dedikten kiraata basladigi ana kadar gecen sektedir. Digeri de Fatiha ve zamm-i sureyi okuyup bitirince rukuya gitme sirasindaki sektedir."
(Hadisi rivayet eden Hasan Basri) der ki: "Bunun uzerine Imran Ibnu Husayn ona karsi cikti (ve tek sekte oldugunu soyledi). Sonunda Medine'ye Ubeyy (Ibnu Ka'b)'e yazip sordular. (Ubeyy verdigi cevapta) Semure'yi tasdik etti."
Ebu Davud, Salat 123, (777, 778, 779); Tirmizi, Salat 186, (251); Ibnu Mace, Ikamet 12, (844, 845).
Bir diger rivayette, "..Kiraatten cikinca bir sekte" denmistir. Bir diger rivayette: "...Iftitah tekbiri alinca ve kiraatten cikinca" denmistir.

Tekbirle birlikte eller kaldırılır.

2481 - Meymun eI-Mekki, AbduIIah Ibnu Zubeyr (radiyallahu anh)'i gordugunu ve kendilerine namaz kildirdigini anlatmistir. Devamla der ki: "Abdullah namazda kiyam, ruku, secde ve secdeden kiyama kalkma esnalarinda elleriyle isaret yapiyordu (ellerini kaldiriyordu). Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'a gittim. Ve:
"Ibnu Zubeyr'i hic kimsede gormedigim bir tarzda namaz kiliyor gordum" deyip onun namazda yaptigi isareti anlattim. Bana:
"Eger Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in namazini gormekten hoslanirsan, Abdullah Ibnu Zubeyr'in namazina uy!" dedi."
Ebu Davud, Salat 117, (739).

 2564 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize namazi soyle ogretti: "Once tekbir getirdi iki elini kaldirdi. Rukuya gittigi zaman ellerini dizlerinin arasinda kavusturdu.
Ravi der ki: "Sa'd'a bu haber ulasinca:
"Kardesim dogru soyledi. Biz boyle yapardik, sonra sununla emredildik dedi ve bununla diz kapaklarini kavrayip avuclamayi kastetti."
Ebu Davud, Salat 150, (868); Nesai, Iftitah 90, (2,184,185). 

TEBİRDEN SONRA RUKUYA GİDİLİR VE RUKUYA GIDERKEN RUKUDAN KALKARKEN ELLERI KALDIRMA

6213 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in, namazda, iftitah tekbiri sirasinda ellerini omuzlarinin hizasina kadar kaldirdigini gordum. Ruku sirasinda da, (rukudan) secdeye gitme) sirasinda da ayni sekilde kaldiriyordu."

6214 - Umayr Ibnu Habib radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam farz namazda, her tekbir ile beraber ellerini kaldirirdi."

6215 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, hertekbir sirasinda ellerini kaldirirdi."

6216 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, namaza girdigi vakit ve rukuya giderken ellerini kaldirirdi."

6217 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anhuma, namaza baslarken ellerini kaldirirdi.Rukuya gidince, rukudan basini kaldirinca ayni sekilde ellerini kaldirirdi ve derdi ki:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'i bu sekilde yapiyor gordum." Ibrahim Ibnu Tahman ellerini kulaklarina kadar kaldirirdi.

RUKUYA GİTMEK  KİRAATE GÖRE ELLERİ DİZLERE BAĞLAMAK.RUKUYA GIDERKEN RUK
UDAN KALKARKEN ELLERI KALDIRMA 
 
2458 - Ibnu Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktigi zaman, ellerini iki omuzunun hizasina kadar kaldirir sonra tekbir getirirdi. Ruku yapmak isteyince de (ellerini iki omuzu hizasina kaldirmak suretiyle) ayni seyi yapardi. Rukudan basini kaldirinca da ayni seyi yapardi. Ancak bunu, secdeden
basini kaldirirken yapmazdi."
Bir baska rivayette: "Bunu, secde ederken yapmazdi" denmistir

2471 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh)'un anlattigina gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i, namaza girdigi sirada ellerini kaldirip tekbir getirirken gormustur.
Ravilerden Hemmam Resulullah'in ellerini kulaklarinin hizasina kadar kaldirdigini gosterdi.Sonra elbisesine gomuldu, sonra sag elini sol elinin ustune koydu. Rukuya gitmek isteyince, ellerini elbiseden cikardi. Sonra onlari kaldirdi, sonra tekbir getirdi ve rukuya gitti, semi'allahu li-men hamideh dedigi zaman ellerini kaldirdi, secdeye gittiginde ellerinin arasina secde etti."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35). 

2473 - Bir diger rivayette der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'Ia birlikte namaz kildim. Tekbir getirdigi zaman ellerini kaldiriyor, sonra (elbisesine) gomuluyordu. Sonra sol elini sag eliyle tutuyor, ellerini elbisesine sokuyordu, ruku yapmak istedigi zaman ellerini cikarip sonra kaldiriyordu. Rukudan basini kaldirmak isteyince de ellerini kaldiriyor, sonra secde ediyordu. (Secdede) yuzunu elleri arasina koyuyor idi. Keza basini secdeden kaldirinca da ellerini kaldiriyordu. Namaz bitinceye kadar (her rek'atte boyle yapiyordu)."
Muslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, Iftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).

2478 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) farz namaza kalkinca tekbir getirir, ellerini omuzlarinin hizasina kadar kaldirirdi. Kiraatini tamamlayip rukuya gitmek isteyince ayni seyi yapardi. Rukudan kalkinca da ayni seyi yapardi. Oturur vaziyette iken ellerini hicbir surette kaldirmazdi. Iki(nci) secdeden de kalkinca ellerini ayni sekilde kaldirir ve tekbir getirirdi."
Ebu Davud, Salat 118, (744).

2479 - Ebu Kilabe anlatiyor: "Ibnu Huveyris (radiyallahu anh), Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in (namaza baslarken) tekbir getirdigi, rukuya gittigi, rukudan basini kaldirdigi zaman, kulaginin ust kismina ulasincaya kadar ellerini kaldirdigini gormustur."
Buhari, Ezan 84; Muslim, Salat 24-26 (391); Ebu Davud, Salat 118, (745); Nesai 85, (2, 182); Ibnu Mace, Ikametu's-Salat; 15, (859).
Nesai, bir diger rivayette su ziyadeyi kaydeder: "...secde ettigi ve secdeden basini kaldirdigi (zaman da ellerini kaldirirdi)."

6218 - Ali Ibnu Seyban radiyallahu anh anlatiyor: "Kavmimizin heyetiyle Resulullahaleyhissalatu vesselam'a geldik. Ona biat ettik ve arkasinda namaz kildik. Aleyhissalatu vesselam namazini tam yapmayan yani ruku ve secdede belini duzgun tutmayan bir adama gozunun ucuyla bakti. Resulullah namazi kilinca: "Ey muslumanlar, ruku ve secdede belini duzgun tutmayan kimsenin namazi namaz degildir" dedi."

6219 - Vabisa Ibnu Ma'bed radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'inamaz kilarken gordum, ruku yapinca sirtini (basini) dumduz yapiyordu. Oyle ki uzerine su dokulecek olsa oyle sabit kalacakti." 

6220 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ruku sirasinda ellerini diz kapaklari uzerine koyar, pazularini da (karnindan yanlara dogru) uzaklastirirdi."

 2564 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize namazi soyle ogretti: "Once tekbir getirdi iki elini kaldirdi. Rukuya gittigi zaman ellerini dizlerinin arasinda kavusturdu.
Ravi der ki: "Sa'd'a bu haber ulasinca:
"Kardesim dogru soyledi. Biz boyle yapardik, sonra sununla emredildik dedi ve bununla diz kapaklarini kavrayip avuclamayi kastetti."
Ebu Davud, Salat 150, (868); Nesai, Iftitah 90, (2,184,185).

2565 - Hz. Omer (radiyallahu anh) demistir ki: "Diz kapagi(ni tutmak) sizin icin sunnet kilinmistir. Oyle ise rukuda diz kapaklarini kavrayin."
Tirmizi, Salat 192, (258); Nesai, Iftitah 92, (2,185). 2554 - Salim el-Berrad anlatiyor: "Ebu Mes'ud'a gelerek: "Bize Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in namazindan anlat!" dedik. Hemen onumuzde kalkti, tekbir getirdi. Rukuya varinca ellerinin ayalarini dizlerinin uzerine koydu. Parmaklarini dizinin alt kismina getirdi. Dirseklerini yan taraflarina uzatti. Bu halde her uzvu hareketsiz; sabiit durdu. Sonra semi'allahu li-men hamideh dedi ve her uzvu duz oluncaya kadar dogruldu."
Ebu Davud, Salat 148, (863); Nesai, Iftitah 93, (2,186).

RUKUYA VARDIKTAN  SONRA OKUNAN DUA:

1774 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Haberiniz olsun, ben ruku ue secde halinde Kur'an okumaktan men edildim. Oyleyse rukuda Rabb Teala'yi tazim edin, secdede ise dua etmeye gayret edin, (zira secdede iken yaptiginiz dua) icabet edilmeye Iayiktir."
Muslim, Salat 207 (479); Ebu Davud, Salat 152, (876); Nesai, Iftitah 98, (2,189).

1778 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri ruku edince uc kere "Subhane rabbiyel azim (Buyuk Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu, en az miktardir. Secde yapinca da uc kere "Subhane Rabbiye'l a'la (Ulu Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu da en az miktardir."
Ebu Davud, Salat 154, (886); Tirmizi, Salat 194, (261).

1779 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), ruku yaptigi zaman: "AIIahumme Ieke reka'tu ve bike amentu ve leke eslemtu ve aleyke tevekkeltu ente Rabbiye, hasaa sem'i ve basari ve Iahmi ve demi ve izami IiIIahi Ràbbi'I-alemin. (Ey AIIahim sana ruku yapiyorum, sana inandim, sana teslim oldum, sana tevekkul ettim. Sen Rabbimsin, kulagim, gozum, etim, kanim ve kemiklerim AIemIerin Rabbi olan Allah onunde hasyette, tezeIIuIdedir."
Nesai, Iftitah 104, (2,192). Bu rivayet Muslim'de gelen uzun bir rivayetin bir parcasidir (Salatu'l-Musafirin) 201, (771).  

1776 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resullulah (aleyhissalatu vesselam) rukusunda ve secdelerinde su duayi cokca okurdu:
"Subhanekallahumme Rabbena ve bi-hamdike, Allahummagfirli. (Allah'im, seni takdis ve tenzih ederim. Rabbimiz! Takdisimiz hamdinledir. Ey Allahim, beni magfiret et.)" Bu duayi okumakla Kur'an'a yani Kur'an'in: "Rabbini hamd ile tesbih et" (Nasr 3) ayetineuyuyordu."
Buhari, Ezan 123, 139, Megazi 50, Tefsir, Izacae nasrullahi ve'l-Feth; Muslim, Salat 217, (484); Ebu Davud, Salat 152, (877); Nesai, Iftitah 153, (2, 219).
Muslim, Ebu Davud ve Nesai'de gelen bir rivayette soyle denir: "Resullullah (aleyhissalatu vesselam) ruku ve secdesinde soyle derdi: "Subbuhun kuddusun Rabbu'l-melaiketi ver-Ruhi, (Munezzehsin, mukaddessin, meleklerin ve Ruh'un Rabbisin)". 

RUKUDAN DOĞRULUNCA OKUNAN DUA:

1780 - Ibnu Ebi Evfa (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sirtini rukudan kaldirdigi zaman: "SemiaIlahu Iimen hamideh, Allahumme Rabbena Ieke'I-hamdu mil'es-semavati ve miI'eI-arzi ve miI'e ma si'te min sey'in ba'du. (AIIah, kendisine hamd edeni isitir. Ey AIIahim, ey Rabbimiz, semalar dolusu, arz dolusu ve bunlardan baska istedigin her sey dolusu hamdler sana olsun"
Muslim, Salat 204, (476); Ebu Davud, Salat 144, (846). 2459 - Bir diger rivayette: "Basini rukudan kaldirinca, ellerini ayni sekilde kaldirir ve: "Semi allahu li-men hamideh, Rabbena ve leke'l-hamd. (Allah kendine hamdedeni isitir. Rabbimiz, hamd sanadir)" derdi" seklinde gelmistir. Bu ibarenin elfazi Sahiheyn'e aittir.

 2554 - Salim el-Berrad anlatiyor: "Ebu Mes'ud'a gelerek: "Bize Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in namazindan anlat!" dedik. Hemen onumuzde kalkti, tekbir getirdi. Rukuya varinca ellerinin ayalarini dizlerinin uzerine koydu. Parmaklarini dizinin alt kismina getirdi. Dirseklerini yan taraflarina uzatti. Bu halde her uzvu hareketsiz; sabiit durdu. Sonra semi'allahu li-men hamideh dedi ve her uzvu duz oluncaya kadar dogruldu."
Ebu Davud, Salat 148, (863); Nesai, Iftitah 93, (2,1862463 - Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle gelmistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktigi zaman ellerini iki omuzunun hizasina kadar kaldirirdi. Sonra eller o halde iken tekbir getirirdi, rukua giderdi. Sonra belini dogrultmak isteyince ellerini tekrar iki omuz hizasina kadar kaldirir ve, "Semi'allahu li-men hamideh" derdi.
Secdede ellerini kaldirmazdi. Rukudan once getirdigi her bir tekbirde ellerini kaldirirdi ve bu hal namazin bitimine kadar devam ederdi."
Yine Ebu Davud'un bir diger rivayetinde: "Rukudan dogrulunca, secdeye egilince (kaldirir), iki secde arasinda kaldirmazdi" denmistir.

 2466 - Bir diger rivayette soyle demistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) her egilip dogrulmalarda, kiyam ve oturmalarda tekbir getirirdi. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Omer (radiyallahu anhuma) de ayni sekilde tekbir getirirlerdi."
Ebu Davud, Salat 119, (748); Tirmizi, Salat 191, (257), 188, (253); Nesai, Iftitah 110, (2,195),124, (1, 204), Sehv 70, (3, 62 

RUKUDAN DOĞRULDUĞUNDA AYAKTA DURAKLAMA MİKTARI:

2559 - es-Sa'di babasindan veya amcasindan naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a namazini kilarken dikkatle baktim, ruku ve secdelerinde ucer kere subhanallahi ve bi-hamdihi diyecek kadar duruyordu."
Ebu Davud, Salat 154, (885).2552 - Ebu Mes'ud el-Bedri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri, ruku ve secdelerde belini (tam olarak) dogrultmadikca namazi yeterli olmaz."
Ebu Davud, Salat 148, (855); Tirmizi, Salat 196, (265); Nesai, Iftitah 88, (2,183); Ibnu Mace, Ikamet 21, 22, (891-898). 

2490 - Muharib Ibnu Disar (radiyallahu anh) anlatiyor: "Huzeyfe (radiyallahu anh), namaz kilmakta olan ve bu sirada belini tam dogrultamayan bir adam gormustu. Namazdan cikinca:
"Sirtinda bir rahatsizligin mi var?" diye adama sordu.
"Hayir!" cevabini alinca:
"Sayet, bu halin uzere olecek olsan Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sunnetine muhalefet uzere olursun" dedi."
Rezin ilavesidir. Derim ki: "Bu rivayet Buhari'de su sekilde gelmistir: "Huzeyfe, (namazda) ruku ve secdesini tamamlayan bir adam gormustu. Namazini kilip bitirince Huzeyfe (radiyallahu anh) ona:
"Sen namaz kilmadin. Eger olecek olsan, Allah'in Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'i, yarattigi fitrattan baska bir fitrat uzere olursun" dedi. Gercegi Allah, bilir."
Buhari, Ezan 119, 132 

DOĞRULDUKTAN SONRA VE AYAKTA DURAKLAMADAN SONRA TEKBİR GETTİREREK SECDEYE VARMAK VE SECDEDE KİRAAT:

2555 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Secdede ta'dile riayet edin, kimse kollarini kopeklerin yayisi gibi yaymasin."
Buhari, Ezan 141; Muslim, Salat 233, (493); Ebu Davud, Salat 158, (897); Tirmizi, Salat 205, (276); Nesai, Iftitah 140, (2, 211, 212).

2556 - Yine Hz. Enes anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ruku ve secdeleri yerine getirin. AIIah'a yemin oIsun siz secde ruku ettikce ben arkamda olanlari da goruyorum." -Belki "sirtimin gerisini" demisti-"
Buhari, Eyman 3, Ezan 88; Muslim, Salat 110; Nesai, Iftitah 106. (2, 193-194). 

SECDEYE VARMAK:

2584 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize yedi aza uzerine secde etmemizi, sacimizi ve elbisemizi toplamamamizi emretti. Bu azalar Sunlardir: "Alin, eller, diz kapaklari, ayaklar."

2585 - Bir diger rivayette soyle demistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben yedi kemik uzerine secde etmekle emrolundum: Alin, -ve eliyle burnunu isaret etti- eller, diz kapaklari, ayaklarin etraflari. Ne elbiseleri ne de saci (secde sirasinda) toplamayiz."
Buhari, Ezan 133, 134, 137; Muslim, Salat 227-231 (490); Ebu Davud, Salat 155, (889, 890); Tirmizi, Salat 203, (273); Nesai, Iftitah 130, (2, 208); Ibnu Mace, Ikamet 19, (883-885). Ikinci rivayet Sahiheyn rivayetidir. 

2303 - Rebi'a Ibnu Ka'b el-Eslemi anlatiyor: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber gecelemistim, kendisine abdest suyunu ve baskaca ihtiyaclarini getirdim. Bana:
"Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben:
"Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana:
"Veya bundan baska birsey?" dedi. Ben:
"Hayir, sadece bunu istiyorum!" dedim.
"Oyleyse kendin icin cok secde ederek bana yardimci ol!" buyurdu."
Muslim, Salat 226, (489); Ebu Davud, Salat 312, (1320).

2304 - Ma'dan Ibnu Ebi Talha el-Ya'meri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in azadlisi Sevban (radiyallahu anh)'a rastladim. Kendisine:
"Bana bir amel soyle de onu yapayim. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya soyle demisti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayirli ameli bana bildir."- Sevban sukut etti. Sonra ben tekrar ayni seyi sordum. O yine sukut etti. Ben ucuncu sefer sordum. Sonunda dedi ki:
"Ayni seyleri ben de Resulullah (aleyhissalatu vesselam)a sormustum. Bana su cevabi vermisti:
Cokca secde yapman gerekir. Zira sen secde ettikce, her secden sebebiyle Allah dereceni artirir, onun sebebiyle gunahini doker." Ma'dan der ki: "Sonra Ebu'd-Derda'ya geldim. Ayni seyi ona da sordum. O da Sevban'in bana soylediginin aynisini soyledi."
Muslim, Salat 225, 226, (488, 489). Nesai, Tatbik 81; Tirmizi, Salat 169, (388); Ibnu Mace, Ikamet 201, (1422-1424).

SECDEDE DİZLERİN YERE KONMASI:

2574 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) secde edince, yere, dizkapaklarini ellerinden once koyardi. Kalkinca da ellerini dizkapaklarindan once kaldirirdi."
Ebu Davud, Salat 141, (838); Tirmizi, Salat 199, (268); Nesai, Iftitah 128, (2, 206).

 2576 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz secde edince, devenin cokusu seklinde yere cokmesin, yani ellerini dizlerinden once yere koymasin."
Ebu Davud, Salat 141, (840, 841); Tirmizi, Salat 200, (269); Nesai, Iftitah 128, (2, 206-207).

SECDEDE ELLERİN YERE KONMASI:

 2566 - Ebu Ishak anlatiyor: "Bera Ibnu Azib (radiyallahu anh) bize secdeyi soyle vasfeyledi: Ellerini (yere) koydu, dizleri uzerine dayandi, kalcasini (havaya) kaldirdi ve: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) boyle secde yaparlardi" buyurdu."
Bir diger rivayette: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kilinca kollarini kanat gibi yanlarina acardi" denmistir."
Ebu Davud, Salat 158, (896); Nesai, Iftitah 141, (2, 212).

2567 - Bera (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Secde ettigin zaman ellerini yere koy, dirseklerini (havaya) kaldir."
Muslim, Salat 234, (494); Tirmizi, Salat 202, (271). 


2569 - Abdullah Ibnu Malik Ibni Buhayne (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda secdeye gidince ellerinin arasini, koltuk alti beyazliklari gorununceye kadar acardi."
Buhari, Ezan 130, Muslim, Salat 235, (495); Nesai, Iftitah 52, (2, 212).
2570 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz secde edince kollarini, kopegin yaymasi gibi yere yaymasin."
Tirmizi, Salat 205, (275); Ebu Davud, Salat 158, (901).

SECDE EDİNCE YÜZÜNÜ NEREYE KONUR:

2568 - Tirmizi'nin bir rivayetinde soyle gelmistir: "Bera'ya: "Resulullah aleyhissalatu vesselam secde edince yuzunu nereye koyardi?" diye sordum.
"Ellerinin arasina" diye cevap verdi."
Muslim, Salat 234, (494); Tirmizi, Salat 202, (271).

SECDEDE ALIN VE BURUN YERE KONMASI:

2573 - Yine Ebu Humeyd (radiyallahu anh) anlatiyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam secde ettigi zaman, burnunu ve alnini yere koyardi. Ellerini yanlarindan aralardi, avuclarini omuzlari hizasina koyardi."
Tirmizi, Salat 201, (270).

2586 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a nisbet ederek buyurdu ki: "Eller de secde eder, tipki alnin secde etmesi gibi. Oyleyse, biriniz alnini secdeye koyunca ellerini de koysun. Alni secdeden kaldirdimi onlari da kaldirsin."
Ebu Davud, Salat 155, (892); Nesai, Iftitah 129, (2, 207).

2585 - Bir diger rivayette soyle demistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben yedi kemik uzerine secde etmekle emrolundum: Alin, -ve eliyle burnunu isaret etti- eller, diz kapaklari, ayaklarin etraflari. Ne elbiseleri ne de saci (secde sirasinda) toplamayiz."
Buhari, Ezan 133, 134, 137; Muslim, Salat 227-231 (490); Ebu Davud, Salat 155, (889, 890); Tirmizi, Salat 203, (273); Nesai, Iftitah 130, (2, 208); Ibnu Mace, Ikamet 19, (883-885). Ikinci rivayet Sahiheyn rivayetidir.

SECDEDE AYAKLARIN ŞEKLİ:

2571 - Amir Ibnu Sa'd babasindan (Sa'd'dan) (radiyallahu anh) naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (secdede) ellerin yere konulmasini, ayaklarin da dikilmesini emretti."
Tirmizi, Salat 206, (277, 278).

2572 - Ebu Humeyd es-Saidi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ruku yapinca itidali muhafaza eder, basini (yukari) dikmez, (asagi da) egmezdi. Ellerini dizkapaklarinin uzerine koyardi. Secde icin yere egilince adalelerini koltuk kismindan yana acardi. Ayaklarinin parmaklarini da aralardi."
Nesai, Iftitah 96, (2, 137); 138, (2, 211).

SECDEDE OKUNAN DUALAR: 

1774 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Haberiniz olsun, ben ruku ue secde halinde Kur'an okumaktan men edildim. Oyleyse rukuda Rabb Teala'yi tazim edin, secdede ise dua etmeye gayret edin, (zira secdede iken yaptiginiz dua) icabet edilmeye Iayiktir."
Muslim, Salat 207 (479); Ebu Davud, Salat 152, (876); Nesai, Iftitah 98, (2,189).

1734 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakin olur, oyle ise (secdede) duayi cok yapin."
Muslim, Salat 215, (482); Ebu Davud, Salat 152, (875). 


 1778 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri ruku edince uc kere "Subhane rabbiyel azim (Buyuk Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu, en az miktardir. Secde yapinca da uc kere "Subhane Rabbiye'l a'la (Ulu Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu da en az miktardir."
Ebu Davud, Salat 154, (886); Tirmizi, Salat 194, (261). 

1776 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resullulah (aleyhissalatu vesselam) rukusunda ve secdelerinde su duayi cokca okurdu:
"Subhanekallahumme Rabbena ve bi-hamdike, Allahummagfirli. (Allah'im, seni takdis ve tenzih ederim. Rabbimiz! Takdisimiz hamdinledir. Ey Allahim, beni magfiret et.)" Bu duayi okumakla Kur'an'a yani Kur'an'in: "Rabbini hamd ile tesbih et" (Nasr 3) ayetineuyuyordu."
Buhari, Ezan 123, 139, Megazi 50, Tefsir, Izacae nasrullahi ve'l-Feth; Muslim, Salat 217, (484); Ebu Davud, Salat 152, (877); Nesai, Iftitah 153, (2, 219).
Muslim, Ebu Davud ve Nesai'de gelen bir rivayette soyle denir: "Resullullah (aleyhissalatu vesselam) ruku ve secdesinde soyle derdi: "Subbuhun kuddusun Rabbu'l-melaiketi ver-Ruhi, (Munezzehsin, mukaddessin, meleklerin ve Ruh'un Rabbisin)".

1775 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), secdelerinde sunlari soylerdi: "Allahummagfirli zenbi kullehu, dikkahu ve cullehu, evvelehu ve ahirehu, sirrahu ve alaniyyetehu. (Allahim! Buyuk-kucuk birinci sonuncu, gizli-acik, butun gunahlarimi magfiret buyur. "
Muslim, Salat 216, (483); Ebu Davud, Salat

 1782 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) secde ettigi vakit soyle dua okurdu: "Allahim sana secde ettim, sana inandim, sana teslim oldum. Yuzum de, kendisini yaratip sekillendiren, ona kulak, goz takan yaratanina secde etmistir. Yaratanlarin en guzeli olan Allah ne yucedir" (Hacc 14).
Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in tesehhudle selam arasinda okudugu en son duasi: "Allahummagfir Ii ma kaddemtu ve ma ahhartu ve ma esrertu ve ma a'Ientu ve maesreftu ve ma ente a'Iemu bihi minni ente'I-mukaddim ve ente'I-muahhir. La ilahe illa ente. (Allahim, gecmis omrumde yaptiklarimi, gelecekte yapacaklarimi, gizli islediklerimi, aleni yaptiklarimi, israflarimi, benim bilmedigim fakat senin bildigin kusurlarimi affet. Ilerleten sen, gerileten de sensin, senden baska ilah yoktur)".
Muslim, Salatul-Musafirin 201, (771), Tirmizi, Daavat 32, (3417, 3418, 3419); Ebu Davud, Salat 121, (760); Nesai, Iftitah 17, (2,130).

SECDEDEN DOĞRULDUĞUNDA DURAKLAMA VE OKUNAN DUA: 

2580 - Malik Ibnu'l-Huveyris (radiyallahu anh)'in anlattigina gore Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i namaz kilarken gormustur. Efendimiz, tek rekatte iken, tam bir oturus vaziyeti almadan kalkmamistir."
Buhari, Ezan 142, Ebu Davud, Salat 142, (844); Tirmizi, Salat 213, (287); Nesai, Iftitah 181, (2, 233-234). 

2552 - Ebu Mes'ud el-Bedri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri, ruku ve secdelerde belini (tam olarak) dogrultmadikca namazi yeterli olmaz."
Ebu Davud, Salat 148, (855); Tirmizi, Salat 196, (265); Nesai, Iftitah 88, (2,183); Ibnu Mace, Ikamet 21, 22, (891-898). 

1781 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) iki secde arasinda: "Allahumme'gfir li ve'rhamni, ve'cburni, ve'hdini ve'rzukni. (Allahim bana magfiret et, merhamet et, beni zengin kil, bana hidayet ver, bana rizik ver) derdi".
Ebu Davud, Salat 145, (850); Tirmizi, Salat 211, (284); Ibnu Mace, Salat 23, (898).

 6223 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gecenamazinda, iki secde arasinda: "Rabbi'g-fir li ver'hamni vecburni ve'rzukni verfa'ni(Rabbim! Beni magfiret et, bana rahmet buyur, kiriklarimi iyilestir hana rizik ver derecemi yukselt)" diye dua ederdi."

2490 - Muharib Ibnu Disar (radiyallahu anh) anlatiyor: "Huzeyfe (radiyallahu anh), namaz kilmakta olan ve bu sirada belini tam dogrultamayan bir adam gormustu. Namazdan cikinca:
"Sirtinda bir rahatsizligin mi var?" diye adama sordu.
"Hayir!" cevabini alinca:
"Sayet, bu halin uzere olecek olsan Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sunnetine muhalefet uzere olursun" dedi."
Rezin ilavesidir. Derim ki: "Bu rivayet Buhari'de su sekilde gelmistir: "Huzeyfe, (namazda) ruku ve secdesini tamamlayan bir adam gormustu. Namazini kilip bitirince Huzeyfe (radiyallahu anh) ona:
"Sen namaz kilmadin. Eger olecek olsan, Allah'in Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'i, yarattigi fitrattan baska bir fitrat uzere olursun" dedi. Gercegi Allah, bilir."
Buhari, Ezan 119, 132. 

İKİ SECDE ARASINDA OTURMA:

6222 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana: "Basini secdeden kaldirinca, kopegin ayaklarini dikip mak'adinin uzerine oturdugu sekilde oturma. Kabalarini ayaklarinin arasina al ve ayaklarinin ust kismini yere yapistir" buyurdular." 

TEKRAR TEKBİR GETTİREREK SECDEYE GİTMEK:

2470 - Nesai'de gelen bir diger rivayette soyle denmistir: "Ebu Hureyre (radiyallahu anh) Beni Zureyk Mescidi'ne geldi ve dedi ki: "Uc sey var ki, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onlari yapiyordu, halk ise terketmis durumda... Namazda ellerini uzatarak kaldirirdi, (Fatihayi okuyunca kiraate gecmezden once) bir miktar sukut buyurdu, secdeye varinca (ve secdeden kalkinca) tekbir getirirdi."
Buhari, Ezan 115; Muslim, Salat 27-32, (392); Muvatta, Salat 19, (1, 76); Ebu Davud, Salat 118,119, (746, 753); Tirmizi, Salat 177,198, (239, 254); Nesai, Iftitah 6, (2,124), 84, (2,181-182),184, (2, 235). 

VE BİRİNCİ SECDEDE OLDUĞU GİBİ AYNISINI OKUMAK TEKRAR SECDEDEN TEKBİR GETTİREREK İKİNCİ REKATA BAŞLAMAK:

2476 - Said Ibnu Haris el-Mualla (rahimehullah) anlatiyor: "Ebu Saidi'l-Hudri (radiyallahu anh) bize namaz kildirdi. Secdelerden basini kaldirirken, secdeye giderken, iki(nci) rek'atten kalkarken, tekbirlerini cehri (sesli) olarak getirdi ve sonunda:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i boyle yapar gordum!" diye aciklamada bulundu."
Buhari, Ezan 144.

BİRİNCİ REKATTA OLDUĞU GİBİ İKİNCİ REKATTA  RUKU VE SECDE YAPILIR.

KONUT DUASI OKUMAK İSTİYORSA İKİNCİ REKATTAKİ 2 nci SECDESİNE VARMADAN KONUT DUASINI OKUR:

6306 - Enes Ibnu Malik radiyallahu anh'a sabah namazindaki kunut hakkinda sorulmus, o da su cevabi vermistir: "Biz rukudan once de sonra da kunut okurduk." 

 6321 - ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sabahnamazinda kunut yapmaktan nehyolundu." 


2591 - Hufaf Ibnu Ima el-Gifari (radiyallahu anh)s anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ruku'ya gitti, sonra basini kaldirdi ve "Gifar kabilesini Allah magfiret etsin, Eslem kabilesine Allah selamet versin, Useyye Allah'a ve Resulune isyan etmistir. Allahim, Beni Lihyan'a lanet et. Ri'l ve Zekvan'a da lanet et" deyip secdeye gitti."
Muslim, Mesacid 308, (679).

2592 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma)'in anlattigina gore, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sabah namazinin son rekatinin rukusundan basini kaldirinca semi'allahu limen-hamideh Rabbena ve leke'l-hamd dedikten sonra soyle soyledigini isitmistir: "Allahim falancaya falancaya lanet et." Allah Teala Hazretleri bunun uzerine su mealdeki ayeti indirdi: "(Kullarimin) isinden hicbir sey sana ait degildir. (Allah) ya onlarin tevbesini kabul eder, yahud onlari, kendileri zalim (kimse)ler olduklari icin, azablandirir" (Al-i Imran 128).
Buhari, Tefsir, Al-i Imran 9, Megazi 21, I'tisam 17; Tirmizi, Tefsir Al-i Imran (3007);
Nesai, Iftitah 121, (2, 203).

 2596 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) demistir ki: "En efdal namaz, kunutu uzun olandir."
Muslim, Musafirin 164, (756); Tirmizi, Salat 285, (387).

 2589 - Muslim'in bir rivayetinde: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bir ay boyu sabah namazinda rukudan sonra kunut yaparak Useyye (kabilesi)ne beddua etti" denir."
Buhari nin bir rivayetinde: "Kunut, aksam ve sabah namazindaydi" denir."
Ebu Davud ve Nesai'nin bir rivayetinde: "Bir ay kunut yapti sonra terketti" denir."
Buhari, Vitr 7, Cenaiz 41, Cizye 8, Megazi 38, Da'avat 59; Muslim, Mesacid 297-308, (677-679); Ebu Davud, Salat 345, (1444-1445); Nesai, Iftitah 116, (2, 200).

İKİNCİ REKATIN SECDESİNDEN DOĞRULDUĞUNDA TEŞEHÜT İÇİN OTURULUŞ ŞEKLİ :

2614 - Nesai'nin Ali Ibnu Abdirrahman'dan kaydettigi bir rivayette der ki: "Ibnu Omer (radiyallahu anhuma)'nin yaninda namaz kildim ve namazda cakillari alt ust ettim. Bana:
"Cakillari alt ust etme. Zira cakillarin cevrilmesi seytan isidir. Sen de Resulullah'in yaptigi gibi yap. Ben O'nun ne yaptigini gordum" dedi. Ben:
"Resulullah'in ne yaptigini gordun?" diye sordum.
"Soyle' dedi ve sag ayagini dikti, solunu yatirdi. Sag elini sag uylugu uzerine, sol elini de sol uylugu uzerine koydu. Sehadet parmagiyla da isaret etti."
Bir diger rivayette soyle denmistir: "Bas parmagi takip eden parmagi ile kibleye isaret etti, nazarlarini da ona dikti."
Muslim, Mesacid 114-116, (580); Muvatta, Salat 48, (1, 88); Ebu Davud, Salat 186, (987); Tirmizi, Salat 220, (294); Nesai, Iftitah 189, (2, 237), Sehv 32-35, (3, 36-38).

2615 - Ibnuz-Zubeyr (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda oturunca, sol ayagini (sag) uylugunun ve bacaginin altina koyar, sag ayagini da yere doserdi." 2617 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sol ayagini yere yaydi, elini sol uylugunun uzerine koydu, sag ayagini da dikti."
Nesai'nin bir rivayetinde: "Kollarini, uyluklarinin uzerine koydu. Sehadet parmagiyla isaret ederek dua ediyordu (tesehhudu okuyordu)."
Tirmizi, Salat 218, (292); Nesai, Sehv 30, (3, 35).

2617 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sol ayagini yere yaydi, elini sol uylugunun uzerine koydu, sag ayagini da dikti."
Nesai'nin bir rivayetinde: "Kollarini, uyluklarinin uzerine koydu. Sehadet parmagiyla isaret ederek dua ediyordu (tesehhudu okuyordu)."
Tirmizi, Salat 218, (292); Nesai, Sehv 30, (3, 35).

TEŞEHÜTTE ELLERİN DİZLERE KONMA ŞEKLİ:

2618 - Ebu Ya'fur (radiyallahu anh) diyor ki: "Mus'ab Ibnu Sa'd Ibnu Ebi Vakkas'in soyle soyledigini isittim: "Babamin yaninda namaz kilmis, namazda avuclarimi ic ice kavusturup uyluklarimin arasina koymustum. Babam bu tarzdan beni men' etti ve:
"Biz de bir ara boyle yapmistik. Ondan nehyedildik ve ellerimizi dizlerimizin uzerine koymakla emrolunduk" dedi."
Buhari, Ezan 118; Muslim, Mesacid 29, (535); Ebu Davud, Salat 150, (867); Nesai, Iftitah 91, (2,185). 

- AIi Ibnu Abdirrahman el-Mu'avi (rahimehullah) anlatiyor: "Ben namazda cakil taslarini kurcalarken Ibnu Omer (radiyallahu anh) beni gordu. Namazdan cikinca beni bundan nehyetti ve:
"Sen de Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in yaptigi gibi yap!" dedi. Ben:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ne yapmisti?" diye sordum. Ben:
"Namazda oturdugu zaman, efendimiz sag avucunu sag dizinin uzerine koyarak, butun parmaklarini yumar, basparmagini takip eden parmagiyla da isarette bulunurdu. Sol avucunu da sol uylugunun ustune koyardi."

2612 - Nafi'nin Ibnu Omer (radiyallahu anhuma)'den yaptigi bir diger rivayette soyle denmistir: "...Sol eli de sol dizinin ustune acmis olarak: koydu."

2613 - Yine Ibnu Omer'den bir baska rivayet soyledir: "Sag elini sag; dizi uzerine koydu. Elliuc akdi yapip sehadet parmagiyla isarette bulundu."

PARMAKLARIYLA ŞEHADET ŞEKLİ:

 6228 - Vail Ibnu Hucr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum. Tesehhudde (sag elinin) bas ve orta parmaklarini halka etmis, bunlari takiben gelen sehadet parmagini kaldirip onunla dua ederken gordum."

2616 - Yine Ibnu'z-Zubeyr (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (namazda oturur vaziyette iken), dua edince, hareket ettirmeksizin parmagiyla isaret yapar, bu vaziyette dua (tesehhud) okurdu. Sol eliyle de sol uylugunun uzerine dayanirdi."
Bir diger rivayette soyle gelmistir: "Gozu de isaretinden ayrilmazdi."
Ebu Davud, Salat 186, (988, 989, 990); Nesai, Iftitah 189, (2, 237); Sehv 35, 39, (3, 37, 39). 

2617 - Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sol ayagini yere yaydi, elini sol uylugunun uzerine koydu, sag ayagini da dikti."
Nesai'nin bir rivayetinde: "Kollarini, uyluklarinin uzerine koydu. Sehadet parmagiyla isaret ederek dua ediyordu (tesehhudu okuyordu)."
Tirmizi, Salat 218, (292); Nesai, Sehv 30, (3, 35).

 2619 - Asim Ibnu Kuleyb el-sermi an ebihi an ceddihi -ki ismi de Sihab Ibnu'l-Mecnun'dur- der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesseIam)'in huzuruna girdim, namaz kiliyordu. Sol elini sol uylugunun uzerine koymus, sag elini de sag uylugunun uzerine koymus idi. (Sag elin) parmaklari hep yumuk, sadece isaret parmagi acikti. Soyle dua ediyordu:
"Ey kalbleri donduren Allah'im, kaIbimi dinin uzerine sabit kil."
Tirmizi, Da'avat 135, (3581).

TEŞEHUT VE MUHAMMEDE SALAVAT OKUMAK:  

2607 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan tesehhud olarak sunu rivayet etmistir: "et-Tahiyyatu IiIIahi vessalavatu ve't-tayyibatu. es-Selamu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullahi."
Ibnu Omer der ki: "Ben buna sunu ilave ettim: "Ve berekatuhu es-Selamu aleyna ve aIa ibadillahis-SaIihin. Eshedu en La-ilahe illallah..."
Ibnu Omer der ki: "Ben buna sunu ilave ettim: "Vahdehu Ia-serike Iehu ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu."
Ebu Davud, Salat 182, (971).

2608 - Muvatta'da Soyle gelmistir: "(Nafi der ki:) "Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) soyle tesehhud okurdu: "BismiIlahi, et-tahiyyatu lil-lahi, ve'ssalavatu lillahi, ez-Zakiyatu lillahi, es-Selamu aIe'n-Nebiyyi ve Rahmetullahi ve berekatuhu, es-Selamu aleyna ve ala ibadillahi's-Salihin, Sehidtu en Ia-ilahe illallahu ve sehidtu enne Muhammeden ResuIullahi."
Bunu ilk iki rek'at(in ka'desin)de okur ve tesehhudunu tamamlayinca dua ederdi. Namazin sonunda oturunca da yine boyle tesehhudde bulunur ve tesehhud'u one alirdi. Sonra diledigi duayi okuyarak dua ederdi. Tesehhudunu tamamlayip selami vermek isteyince soyle derdi:
"Es-selamu ale'n, Nebiyyi ve rahmetullahi ve berekatuhu es-selamu aleyna ve aIa ibadillahi's-salihin."
Sonra sagina, es-selamu aleykum derdi. Sonra mukabeleten imama selam verirdi. Solundan biri kendisine selam verirse mukabeleten ona da selam verirdi."
Rezin sunu ilave etti: "Ve dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) boyle yapmayi emretti."
Muvatta, Salat 54, (1, 91); Ebu Davud, Salst 182, (971).

2609 - Imam Malik'in, Kasim, Ibnu Muhammed'den yaptigi diger bir riyayette soyle gelmistir:
"Hz. Aise (radiyallahu anha) tesehhudde iken sunu okurdu: "Et-Tahiyyatu et-tayyibatu es-Salavatu, ez-zakiyatu lillahi, eshedu en la ilahe illallahu vahdehu la serike lehu ve enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuhu, esselamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihin, esellamu aleykum."
Muvatta, Salat 55, (1, 91-92).

2610 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh)'dan yapilan rivayete gore sunu demistir: "Tesehhud'un sessiz okunmasi sunnettir."
Ebu Davud, Salat 185, (986); Tirmizi, Salat 217, (291). 

6224 - Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh soyle dedi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a salavat okuyunca salavati guzel yapin. Zira siz bilemezsiniz, belki bu salavatiniz ona arzedilir."
Kendisine: "Oyleyse (guzel olan salavati) bize ogretin!" dediler. O da: "Soyle soyleyin: Allahumme'c'al salateke ve rahmeteke ve berekatike ala seyyidi'l-murselin ve imami'l-Muttakin ve hatemi'n-nebiyyin Muhammedin abdike ve Resulike imami'l-hayri ve kaidi'l-hayri ve Resulir-rahmeti.
Allahumme'b'ashu makamen mahmuden yagbituhu bihi'l-evvelin ve'l-ahirun.
Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema sallayte ala Ibrahime ve ala al-i Ibrahime inneke hamidun mecid.
Allahumme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala Ibrahime ve alaal-i Ibrahime inneke hamidun mecid.
(Allahim salatini, rahmetini, bereketlerini peygamberlerin efendisi, muttakilerin imami vepeygamberlerin sonuncusu olan Muhammed'e kil. O senin kulun ve elcindir, hayrin imami, hayrin komutani, ve rahmet peygamberidir.
Allahim! Onu makam-i Mahmud uzere dirilt, ondan once gelenler de sonra gelenler de bu makami sebebiyle ona gibta ederler.
Allahim! Muhammed'e, Muhammed'in aline salat et, tipki Ibrahim'e ve Ibrahim'in aline salat ettigin gibi. Sen hamid ve mecidsin.
Allahim, Muhammed'i ve Muhammed'in alini mubarek kil, tipki Ibrahim'i ve Ibrahim'in alini mubarek kildigin gibi, sen hamid ve mecidsin)."

6225 - Amr Ibnu Rabi'a radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Bana salavat okuyan bir mu'min yoktur ki ona melekler rahmet duasi etmemis olsun. Bu, bana salavat okudugu muddetce devam eder. Oyleyse kul bunu, ister az ister cok yapsin!"

6226 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bana salavat okumayi unutursa, cennetin yolunu terketmis olur." 

SALAVATTAN SONRA OKUNAN DUA:
 
 6227-Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam biradama: "Namazda (oturunca) ne diyorsun?" diye sordu. Adam: "Ben tesehhudu okurum, sonra Allah'tan cenneti isterim, atese karsi O'na siginirim. Ama vallahi, ben ne senin mirildanmalarini ne de Muaz'in mirildanmalarini (sessizce yapilan dualar) bilmiyorum" dedi.
Aleyhissalatu vesselam: "Biz de ayni seyler etrafinda mirildaniyoruz" buyurdu."

1784 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) hazretleri anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) tesehhudden sonra sunu okurdu: "Allahumme inni euzu bike min azabi cehennem ve euzu bike min azabi'I-kabri ve euzu bike min fitneti'd-Deccal ve euzu bike min fitneti'I-mahya ve'I-memat. (AIIahim, ben cehennem azabindan sana siginirim. Kabir azabindan da sana siginirim. Deccal fitnesinden de sana siginirim, hayat ve olum fitnesinden de sana siginirim)".
Ebu Davud, Salat 184, (984).
 
DUADAN SONRA SELAM VERMEK:

2626 - Amir Ibnu Sa'd, babasindan (radiyallahu anh) naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (namazini tamamlayinca) sagina ve soluna selam verirdi, oyle ki ben (geride oldugum halde) yanaginin beyazligini gorurdum." Muslim, Mesacid 119, (582); Nesai, Sehiv 68, (3, 61).

2627 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (namazi bitince) sagina ve soluna selam verir, soyle derdi: "Esselamu aleykum ve rahmetullah, es-selamu aleykum ve rahmetullah." Ebu Davud, Salat 189, (996); Tirinizi, Salat 221, (295); Nesai, Sehiv 71, (3, 63). Ebu Davud'da "soluna" tabirinden sonra su ziyade yer alir: "...Oyle ki yanaginin beyazini gorduk."
Nesai de ise su ziyade vardir: "...Oyle ki, su taraftan yanaginin beyazligini gorurduk."

2628 - Ebu Davud'un Vail Ibnu Hucr (radiyallahu anh)'dan yaptigi bir diger rivayette soyle gelmistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sagina, "esselamu aleykum ve rahmetullah ve berekatuhu" diyerek, soluna da "es-selamu aleykum ve rahmetullah" diyerek selam verirdi."
Yine Ebu Davud'da Semure Ibnu Cundeb'ten gelen bir rivayette:
"...sonra imaminiza ve kendinize selam verin" buyurulmustur."
Ebu Davud, Salat 189, (997), 182, (875).

2629 - Cabir Ibnu Semure (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber namaz kilinca, ellerimizle (isaret ederek): "Esselamu aleykum ve rahmetullahi" demistik -ve eliyle de iki tarafina isaret etti. -Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunun uzerine:
"Ellerinizle neye isaret ediyorsunuz? Niye ellerinizi hircin atlarin kuyrugu gibi (kipirdak) goruyorum? Namazda sakin olun. Herbirinizin ellerini dizlerine koyup, sonra sagindaki ve solundaki kardesine selam vermesi yeterlidir" Muslim, Salat 119, (430); Ebu Davud, Salat 189, (998, 999, 1000); Nesai, Sehiv 5, (3, 4, 5). 

FARZ NAMAZIN KILIŞINI AYRI AYRI ANLATTIK.SON OLARAKTA NAMAZIN EVSAFINI BİLDİREN BİR HADİSİ ŞERİFLE BİTTİRELİM.

2632 - Ebu Humeyd es-Saidi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Kendisi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in Ashabindan on kisilik bir grupla oturuyor idi. Resulullah'in namazini zikrettiler. Bunun uzerine:
"Ben icinizde Aleyhissalatu vesselam'in namazini en iyi bilen kimseyim!" "Nasil olur. Allah'a yemin olsun, sen O'na bizden daha cok tabi olmus bizden once onun sohbetine katilmis degilsin!" dediler. O:
"Herseye ragmen!" deyip (israr edince):
"Peki (Efendimizin nasil namaz kildigini) arzet gorelim" dediler. 0 da anlatti:
"Aleyhissalatu vesselam, namaza kalkinca kollarini omuzlari hizasina kadar kaldirirdi. Butun kemikleri mutedil sekilde yerlerinde istikrarini bulunca tekbir getirir, sonra kiraatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzlari hizasina kadar kaldirir, sonra rukuya gider ve el ayalarini dizlerinin uzerine koyar, sonra o durumda mutedil bir vaziyet alir, basini ne asagi kirar ne de yukari kaldirir, sonra basini kaldirip:
"Semi'allahu li-men hamideh (Allah kendisine hamdedeni isitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarinin hizasina kadar mutedil sekilde kaldirir, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere egilir, ellerini yanlarina acar, sonra basini kaldirir, sol ayagini buker, uzerine oturur, secde edince ayaklarinin parmaklarini acar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, basini kaldirir, sol ayagini buker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayaginin uzerine oturur. Sonra ayni seyleri diger (rek'at)de yapardi.
Sonra iki rek'ati (tamamlayip) kalkinca, iftitah tekbirinde oldugu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarinin hizasina kadar kaldirir. Sonra ayni seyleri namazin geri kalan kisminda da yapardi.
Selam verecegi son rek'atin secdesi olunca sol ayagini (mak'adinin altindan sag tarafina) cikarir ve sol tarafi uzerine yere cokerek otururdu."
(Onun bu aciklamasini dinleyince yanindakiler:) "Dogru soyledin,) Resulullah (aleyhissalatu vesselam) boyle namaz kilardi!" dediler." Ebu Davud, Salat 117, (730-735); Tirmizi, Salat 227, (304, 305). Hadis Buhari'de muhtasar olarak gelmistir. Ezan 145).

SELAMDAN SONRA NE OKUMALI?

1786 - Hz. Sevban (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) selam verip (namazdan cikinca) uc kere istigfarda bulunup: "Allahumme entes-selam ve minke's-seIam tebarekte ve tealeyte ya ze'l-celali ve'I-ikram. (Allahim sen selamsin. Selàmet de sendendir. Ey celal ve ikram sahibi sen munezzehsin, sen yucesin)" derdi."Muslim, Mesacid 135, (591); Tirmizi, Salat 224, (300); Ebu Davud, Salat 360 (1513); Nesai, Sehv 80, (3, 68).

 2630 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) selam verince: "Allahumme ente's-selam ve minke's-selam. Tebarekte ya ze'l-celali ve'l-ikram" diyecek kadar otururdu."
Bu cumlenin manasi: "Ey Allah'im! Sen selamsin (her cesit ayip, kusur ve afetlerden uzaksin). Insanlarin mazhar oldugu selamet sendendir. Ey Celal ve ikram sahibi Rabbimiz! Senin sanin yucedir" demektir."
Muslim, Mesacid 136, (592); Tirmizi, Salat 224, (298). 

6233 - Ummu Seleme radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, sabahnamazini kilinca, selam verirken soyle derdi: "Allahumme es'eluke ilmen nafi'an ve rizken tayyiben ve amelen mutekabbelen. (Ey Rabbim! Senden faydali ilim, temiz rizik ve makbul amel talep ediyorum."

PEYGAMBERİMİZE SALAVATU ŞERİF GETTİRİLİR.

BURAYA KADAR SABAH NAMAZIN KILIŞ ŞEKLİNİ ÖRNEK GÖSTEREREK NAMAZ KILIŞININ TARİFİNİ YAPTIK BUNDAN SONRA TÜM FARZ,SÜNNET VE NAFİLE NAMAZLARDA AYNI ŞEKİLDE TAKİP EDİLEREK NAMAZ KILINMALIDIR HER HANGİ  BİR NEDENDEN DOLAYI SABAH NAMAZI İLE SABAH SÜNNETİ KACIRDIKSA  KAZA EDEBİLİRİZ

2315 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir namaz unutacak olursa hatirlayinca derhal kilsin. Unutulan namazin bundan baska kefareti yoktur." Buhari, Mevakitu's-Salat 37; Muslim, Mesacid 314, (684); Tirmizi, Salat 131, (178); Ebu Davud, Salat 11, (442); Nesai, Mevakit 52, 53, (2, 293, 294).

2316 - Buhari ve Muslim'in bir diger rivayetinde soyle denmistir: "Sizden biriniz namaz sirasinda yatmis idiyse veya namaza karsi gaflet etmis (ve unutmus) ise, hatirlar hatirlamaz onu kilsin. Zira Allah Teala Hazretleri soyle buyurmustur: "Beni anmak icin namaz kil!" (Ta-ha 14). Buhari, Mevakitu's-Salat 37; Muslim, Mesacid 314, (684); Tirmizi, Salat 131, (178); Ebu Davud, Salat 11, (442); Nesai, Mevakit 52, 53, (2, 293, 294).

2317 - Ebu Katade (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah'la beraber bir gece boyu yuruduk. Cemaatten bazilari:
"Ey Allah'in Resulu! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz:
"Namaz vaktine uyuya kalmanizdan korkuyorum" buyurdu. Bunun uzerine Hz. Bilal: "Ben sizi uyandiririm!" dedi. Boylece Resulullah (aleyhissalatu vesselam) mola verdi ve herkes yatti. Nobette kalan Bilal de sirtini devesine dayamisti ki gozleri kapaniverdi, o da uyuyakaldi.
Gunesin dogmasiyla Resulullah (aleyhissalatu vesselam) uyandi ve:
"Ey BiIaI! Sozun ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilal: "Uzerime boyle bir uyku hic cokmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam:
"Allah Teala Hazretleri, ruhlarinizi diledigi zaman kabzeder, diledigi zaman geri gonderir. Ey BiIaI! Halka namaz icin ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldi ve gunes yukselip beyazlasinca kalkti, kafileye cemaatle namaz kildirdi." Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), Imamet 47, (2,106).

2318 - Bu hadis Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle gelmistir: "Gunesin harareti onlari uyandirinca kalktilar, bir muddet yuruduler, sonra tekrar konaklayip abdest aldilar. Hz. Bilal (radiyallahu anh) ezan okudu. Sabahin iki rekatlik (sunnet) namazini kildilar, sonra da sabah namazini (kazaen) kildilar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazimizda ihmalkarlik ettik" diye yakiniyorlardi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Uyurken (vaki olan namaz kacmasi) ihmal sayilmaz, ihmal uyanikliktadir. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete duser kacirirsa, hatirlayinca onu hemen kilsin. Ertesi sabahin namazi da mutad vaktinde kilinir" buyurdu." Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294- 298), Imamet 47, (2,106).

2319 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Namaz(in kacmis olmasin)dan korkarak kalktik, Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Agir olun, agir olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Gunes yukselince de:
"Sizden kim sabahin iki rekat sunnetini (mutad olarak) kiliyor idiyse yine kilsin" dedi. Bu emir uzerine kilan da, kilmayan da kalkip sunnetini kildi. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz icin kamet emretti. Kamet getirildi. Efendimiz kalkti ve bize namaz kildirdi. Namaz bitince:
"Haberiniz olsun, AIIah'a hamdediyoruz ki, bizi namazimizdan, dunyevi islerimizden herhangi biri alikoymus degildir. Ancak ruhlarimiz AIlahu Teala'nin kabza-i tasarrufundadir, diledigi zaman onu salar. Sizden kim sabah namazina, sabahleyin mutad vaktinde kavusursa, sabah namaziyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), Imamet 47, (2,106).

2320 - Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'nin bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Sunu bilin ki, uykuda ihmal sozkonusu degildir. Ihmal lyani taksir), diger bir namazin vakti girinceye kadar namazini kilmayan icin mevzubahistir."
Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Muslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), Imamet 47, (2,106). 

6299 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuyakalarak sabahin iki rekat (sunnet)ini kacirmis, gunes dogduktan sonra bunlari kaza etmistir." 

2926 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabahin iki rek'atini vaktinde kilamazsa gunes dogduktan sonra kilsin.''
Tirmizi, Salat 314, (423).

2927 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) 'den anlatildigina gore, sabah namazinin sunnetini kacirdigi olmustur: Ancak gunes dogdu sonra onu kaza etmistir."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 32, (1, 128). 

2326 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Musrikler Hendek gunu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i fazlaca mesgul ederek dort vakit namazi kazaya biraktirdilar, geceden Allah'in diledigi bir muddet gecinceye kadar onlari kilamadi. Sonra Bilal (radiyallahu anh)'e emretti, o da ezan okudu. Sonra kamet getirdi. Resulullah ogleyi (kazaen) kildi. (Bilal tekrar) ikamet getirdi, Resulullah ikindiyi kildi. Sonra (Bilal tekrar) ikamet getirdi. Resulullah aksami kildi. Sonra (Bilal yatsi icin) kamet getirdi ve Resulullah yatsiyi kildi."
Tirmizi, Salat 132, (179); Nesai, Mevakit 55, (1, 297, 298).
BUNDAN BÖYLE FARZ NAMAZLARIN ARKASINDA KILINACAK SÜNNETLER VARSA KILINMALIDIR.SABAHIN FARZ NAMAZINDAN SONRASINDA  SÜNNET OLMADIĞINDA FARZ NAMAZIN ARKASINDA ŞU TEHLİL,TEKBİR,TAHMİD VE HAVKALE OKUNUR.

1855 - Ibnu Ebi Evfa (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Bir adam gelerek- "Ey Allah'in Resulu! dedi, ben Kur'àn'dan bir parca secip alamiyorum. Bana kifayet edecek bir seyi siz bana ogretseniz!"
"Oyleyse, buyurdu, Subhanallah velhamduIillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa billah. (Allahim seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan baska ilah yoktur, Allah en buyuktur, guc kuvvet Allah'tandir) de."
"Ey Allah'in Resulu! dedi, bu zikir Allah icindir. (O'nu senadir), kendim icin dua olarak ne soyleyeyim?"
"Soyle dua et: Allahim bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rizik ver!"
Adam (dinleyip, kalkinca) ellerini sikip gostererek: "Soyle (simsiki belledim!)" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bunun uzerine:
"Iste bu adam iki elini de hayirla doldurdu !.." buyurdu."
Ebu Davud, Salat 139, (832); Nesai, Iftitah 32, (2, 143); Hadis Ebu Davud'da tam olarak, Nesai'de kismi olarak rivayet edilmistir.

1788 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabah namazinin arkasindan yuz kere tesbihde ve yuz kere tehlilde bulunursa, deniz kopugu gibi cok bile olsa gunahlari affedilir".
Nesai, Sehv 95, (3, 79).

ARKASIN AYETÜLKÜRSÜ
BAKARA SÜRESİNİN (255)Ayeti OKUNUR.

 اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ 

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. 498 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Her seyin bir serefi var. Kur'an-i Kerim'in serefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardir ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir: "Ayetu'l-Kursi".
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).

499 - Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Ebu'l-Munzir, Allah'in Kitabindan ezberinde bulunan hangi ayetin daha buyuk oldugunu biliyor musun?" diye sordu. Ben: "O Allah ki, O'ndan baska ilah yoktur, O, Hayy'dir, Kayyum'dur (yani diridir her seyekiyam saglayandir" (Bakara, 255) -ki buna Ayet'u'l-Kursi denir- dedim. Gogsume vurdu ve: "Ilim sana mubarek olsun ey Ebu'l-Munzir!" dedi."
Muslim, Musafirin 258, (810); Ebu Davud, Vitr, 17, (Salat 325, (1460).

500 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni Ramazan zekatini muhafazaya tayin etmisti. Derken kara bir adam gelerek zahireden avuc avuc almaya basladi. Ben derhal kendisini yakaladim ve: "Seni Resulullah(aleyhissalatu vesselam)'a cikaracagim" dedim. Bana: "Ben fakir ve muhtac bir kimseyim, ustelik uzerimde bakmak zorunda oldugum coluk-cocuk var, ihtiyaclarim cidden coktur, siddetlidir" dedi. Ben de onu saliverdim. Sabah olunca Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam):
-Ey Ebu Hureyre! Dun aksamki esirini ne yaptin? diye sordu. Ben:
-Ey Allah'in Resulu: Bana siddetli ihtiyacindan ve coluk-cocuktan dert yandi. Bunun uzerine ona aciyarak saliverdim, dedim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
-Ama o sana muhakkak yalan soyledi. Haberin olsun, o tekrar gelecek! buyurdu. Bu sozunden anladim ki, herif tekrar gelecek. Binaenaleyh onu beklemeye basladim. Derken yine geldi ve zahireden avuclamaya basladi. Ben de derhal yakaladim ve: "Seni mutlaka Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a cikaracagim" dedim. Yine yalvararak: "Beni birak, gercekten cok muhtacim, uzerimde coluk-cocuk var, bir daha yapmam" dedi. Ben yine acidim ve saliverdim.
Ertesi gun Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
-Ey Ebu Hureyre, dun geceki esirini ne yaptin? diye sordu. Ben:
-Ey Allah'in Resulu, bana ihtiyacindan coluk-cocugundan dert yandi. Ben de acidim ve saliverdim, dedim. "Ama" dedi, Resulullah: "O yalan soyledi fakat yine gelecek."
Ucuncu sefer yine gozetledim. Yine geldi ve zahireden avuc avuc almaya basladi. Onu yine yakalayip:
-Seni mutlaka Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e goturecegim. Bu ucuncu gelisin, ustelik sikilmadan baska gelmeyecegim deyip yine de geliyorsun, dedim. Yine bana rica ederek soyle soyledi: "Birak beni, sana birkac kelime ogreteyim de Allah onlarla sana fayda ulastirsin". Ben:
-Nedir bu kelimeler soyle! dedim. Bana dedi ki:
-Yataga girdin mi Ayetu'l-Kursi'yi sonuna kadar oku. Bunu yaparsan Allah senin uzerine muhafiz bir melek diker, sabah oluncaya kadar sana seytan yaklasamaz dedi. Ben yine acidim ve serbest biraktim.
Sabah oldu, Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Dun aksamki esirini ne yaptin?" diye sordu. Ben:
-Ey Allah'in Resulu, bana birkac kelime ogretecegini, bunlarla Allah'in bana faide ihsan buyuracagini soyledi, ben de kendisini yine serbest biraktim, dedim. Resul-i Ekrem (aleyhissalatu vesselam):
-Neymis onlar? dedi. Ben:
-Efendim, dosegine uzandigin vakit Ayetu'l-Kursi'yi basindan sonuna kadar oku. (Bunu okursan) Allah'in koyacagi bir muhafiz uzerinden eksik olmaz ve ta sabaha kadar seytan sana yaklasmaz! dedi, cevabini verdim.
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunun uzerine: "(Bak hele!) o koyu bir yalanci oldugu halde, bu sefer dogru soylemis. Ey Ebu Hureyre! Uc gecedir kiminle konustugunu biliyor musun?" dedi. Ben: -Hayir! cevabini verdim.
-O bir seytandi buyurdular. Buhari, Vekale 10. 

501 - Ebu Eyyub (radiyallahu anh) anlatmistir ki: "Kendisinin bir hucresi vardi ve icinde hurma bulunuyordu. Buraya bir gulyabani (cin) dadanmis gelip hurmadan aliyordu. Bu durumu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a acti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kendisine "Git, tekrar gorecek olursan "Allah'in adiyla, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a icabet et" dersin" buyurdu. Ebu Eyyub der ki: (Bekledim, tekrar gelince) yakaladim. Ancak, bir daha gelmeyecegine dair yemin etti, ben de saliverdim. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'la karsilastigimda Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Esirin ne oldu?" diye sordu. Ben: "Bir daha gelmeyecegine dair yemin etti (ben de biraktim)" dedim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "O yalan soylemis, o yalana aliskindir" buyurdu. Ebu Eyyub, bir baska sefer yine geldigini, yakalayinca gelmeyecegine dair yine yemin ettigini, yemini uzerine saliverdigini anlatir. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) tekrar: "Esirin ne oldu?" diye sorar. "Gelmeyecegine dair yemin edince biraktim" der. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Yalan soylemis, o zaten yalana aliskindir" buyurur.
Ebu eyyub (radiyallahu anh) ucuncu sefer yine yakalar ve: "Bu sefer seni birakmayacagim, mutlaka Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a kadar goturecegim" der. Bunun uzerine cin: "(Dinle beni) sana muhim bir sey hatirlatacagim: Ayet'u'l-Kursi varya onu evinde oku. O takdirde sana hic ne seytan ne baskasi yaklasamaz" der. (Ebu Eyyub yine salar) ve Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e gelir. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Esirin ne oldu?" diye sorar. Olup biteni haber verince: "(Hayret), yalanci oldugu halde bu sefer dogruyu soylemis" buyurur."
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 3, (2883).
 
AYETÜLKÜRSÜ OKUNDUKTAN SONRA ARKASINDA TESBİHATLAR YAPILIR.

1787 - Kà'a Ibnu Ucre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) duyurdular ki: "Namazin takipcileri (muakkibat) var. Onlari her namazin pesinden soyleyenler -veya yapanlar- (cennet ve mukafaat hususunda) husrana ugramazlar. Bunlar otuz uc adet tesbih, otuz uc adet tahmid, otuzdort adet tekbir'dir".
Muslim, Mesacid 144, (596); Tirmizi Daavat 25, (3409); Nesai, 91, (3, 75).
Nesai'nin Zeyd Ibnu Sabit (radiyallahu anh)'ten yaptigi bir rivayette soyle denmektedir: "Bu emredildigi zaman Ensar'dan bir adam ruyasinda gorur ki bir kimse: "Bunu yirmi bes yapin, tehlili de ilave edin" demektedir. Sabah olunca bunu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'aanlatti. Efendimiz : "Soylendigi sekilde yapin!" buyurdu".
 
TESBİHATLAR PARMAKLA VEYA TESBİHLE YAPILIR.

1859 - Hz. Ebu Bekri's-Siddikin azadlisi Yuseyre (radiyallahu anhuma) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir cekmenizi tavsiye ederim. Bunlari parmaklarla sayin. Zira parmaklar (Kiyamet gunu nelerde kullanildiklarindan) suale maruz kalacaklar ve konusturulacaklardir."
Tirmizi, Daavat 131, (3577); Ebu Davud, Salat 359, (1501). 

TESBİHATTAN SONRA DUA YAPILIR.

1731 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor: "Derdi ki: "Ey Allah'in Resulu! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?" "Gecenin sonunda yapilan dua ile farz namazlarin ardindan yapilan dualardir!" diye cevap verdi." Tirmizi, Daavat 80.

ALLAH (C.C)DUAYA VERDİĞİ ÖNEMİNİ KURANDA BELİRTİYOR .

Furkan  25/77:)   يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً :                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        
Deki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?:                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      
(Mumin 40/60:) وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ :                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     
Rabbiniz buyurdu ki: Bana ibadet ve dua edin ki, karşılığını vereyim. Bana ibadet etmekten yüz çevirenler, yarın aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.  

1757 - Ebu Hureyre hazretleri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
Tirmizi, Daavat 3, (3370); Ibnu Mace, Dua 1, (3827).

1758 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allahu Teala Hazretleri'nin fazlindan isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever. Ibadetin en efdali de (dua edip) kurtulusu beklemektir."
Tirmizi, Daavat 126 (3566). 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              DUAYAPILMADAN ÖNCE DUANIN FAZİLETLERİNİ BELİRTELİM.

1722 - Nu'man Ibnu Besir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Dua ibadetin kendisidir" buyurdular ve sonra su ayeti okudular. (Mealen): "Rabbiniz: ''Bana dua edin ki size icabet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alcalmis olarak cehenneme gireceklerdir" buyurdu." (Gafir 60).
Tirmizi, Tefsir, Gafir, (2973); Ebu Davud, Salat 358, (1479). Metin Tirmizi'ye aittir.

1723 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kime dua kapisi acilmis ise ona rahmet kailari acilmis demektir. Allah'a taleb edilen (dunyevi seylerden) Allah'in en cok sevdigi afiyettir. Dua, inen ve henuz inmeyen her cesit (musibet) icin faydalidir. Kazayi sadece dua geri cevirir. Oyle ise sizlere dua etmek gerekir. " Tirmizi, Daavat 112, (3542).
1724 - Ubade Ibn's-Samit (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yeryuzunde, masiyet veya sila-i rahmi koparici olmamak kaydiyla Allah'tan bir talepte bulunan bir Musluman yoktur ki Allah ona diledigini vermek veya ondan onun mislince bir gunahi affetmek suretiyle icabet etmesin. "
Tirmizi, Daavat 126, (3568).

DUAYA BAŞLAMAK İÇİN ÖNCE ALLAHI ZİRETMEK VE SALAVATU ŞERİFE GETTİREREK DUAYA ELLER KALDIRILARAK DUA EDİLİR.

1745 - Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Dua sema ile arz arasında durur. Bana salat okunmadıkça, Allah'a yükselmez. (Beni hayvanına binen yolcunun maşrabası yerine tutmayın. Bana, duanızın başında, ortasında ve sonunda salât okuyun.)"Tirmizî, Salât 352, (486).Tirmizî, bunu Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e mevkuf olarak rivayet etmiştir. Rezîn ise merfu olarak rivayet etmiştir.

1746 - Hz. İbnu. Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer (radıyallâhu anhümâ) beraber otururlarken ben namaz kılıyordum. (Namazı bitirip) oturunca, Allah'a sena ile zikretmeye başladım ve arkasından Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a salât okuyarak devam ettim. Sanra kendim. için duada bulundum. (Bu tarzımı beğenmiş olacak ki) Hz. Peygaınber (aleyhissalâtu vesselâm);"İşte!.İstediğin veriliyor. İşte! İstediğin veriliyor'' dedi."Tirmizî, Cum'a 64, (593

1744 - Fadale Ibnu Ubeyd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dua eden bir adamin, dua sirasinda Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e salat ve selam okumadigini gormustu. Hemen:
"Bu kimse acele etti" buyurdu. Sonra adami cagirip:
"Biriniz dua ederken, Allahu Teala'ya hamd u sena ederek baslasin, sonra Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e salat okusun, sonra da diledigini istesin" buyurdu."
Tirmizi, Daavat 66,(3473, 3475); Ebu Davud, Salat 358, (1481); Nesai, Sehv 48, (3, 44).

DUA İKİ ELİNİ AVUCUNU AÇARAK DUA ETMEK. 

1738 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua ederken ellerini öyle kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığını gördüm."Buhârî, İstiska 21.

6305 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Allah'a dua edince avuclarinin icini acarak dua et, ellerinin sirtlariyladua etme. Duayi bitirince avuclarini yuzune sur."

1739 - Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini dua ederken kaldırınca, onları yüzlerine sürmedikçe geri bırakmazlardı."Tirmizî, Daavât 11, (3383).

DUADA KENDİNDEN BAŞLA.

7116 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah bize ve Ad'in kardesine rahmet eylesin." 

DUALAR O KADAR ÇOKTUR Kİ DUALARI SIRALARSAK KİTAP DOLUSU DUA YAZILA BİLİR.BU DUALARI KİŞİNİN ARZU VE İSTEĞİNE BIRAKIYORUZ DİLEDİĞİ GİBİ DUA ETSİN YALNIZ BUNU HATIRLATALIM DUA HALİSANE VE SAMMİYETLE ONU YARATANDAN İÇTENLİKLE İSTESİN.GERİSİ ALLAH BİLİR O DAHA İYİSİNİ BİLİR.VE DUANIN SONUNDA SALAVATU ŞERİFLE VE AMİN İLE SONUÇLANDIRALIM.

1743 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlulla: (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah'a duayı, size icabet edeceğinden emin olarak yapın. Şunu bilin ki Allah celle şânuhu (bu inançla olmayan ve) gafletle (başka meşguliyetlerle) oyalanan kalbin duasını kabul etmez."Tirmizî, Daavât 66.(3474.)

1748 - Ebu Musabbih el-Makrai, Ebu Zuheyr en-Numeyri (radiyallahu anh)'den naklen anlatiyor: "Bir gece Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber ciktik., Derken bir adama rastlatdik. Sual (ve Allah'tan talep) hususunda cok israrli idi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onu dinlemek uzere durakladi. Ve:
"Eger (duayi) sonlandirirsa vacib oldu!" buyurdu. Kendisine:
"Ne ile sonlandirirsa ey Allah'in Resulu!" denildi.
"Amin ile" dedi, uzaklasti. Adama:
"Ey fulan! duani aminle tamamla ve de gozun aydin olsun!" dedi."
Ebu Davud, Salat 172, (938).

1756 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin."Tirmizî, Daavât 149, (3607, 3608).

BEYGAMBERİMİZİN HADİSİ ŞERİFLERİNİN DUALARIN BİR KISMINI  YALNIZ EKLEDİK.

1844 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dua ederken sunu soylerdi: "Allahim, dinimi dogru kil, o benim islerimin ismetidir. Dunyami da dogru kil, hayatim onda gecmektedir. Ahiretimi de dogru kil, donusum orayadir. Hayati benim icin her hayirda artma (vesilesi) kil. Olumu de her cesit serden (kurtularak) rahat(a kavusma) kil."
Muslim, Zikr 71, (2720).

1845 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah'in duasinin cogu: "Allahumme atina fi'd-dunya haseneten ve fi'l ahireti haseneten ve kina azabe'n-nar. (Allahim bize dunyada da bir hayir, ahirette de bir hayir ver, bizi cehennem azabindan koru" idi."
Buhari, Daavat 55, Tefsir, Bakara 36; Muslim, Zikr 26, (2690; Ebu Davud, Salat 381, (1.519 

1846 - Yine Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim cenneti uc kere isterse, cennet: "AIIah'im onu cennete koy" der. Kim AIIah'tan uc sefer atese karsi koruma taleb ederse, cehennem: "AIIah'im onu atesten koru" der."
Tirmizi, Cennet 27, (2575); Nesai, Isti'aze 56, (8, 279); Ibnu Mace, Zuhd 39, (4340). 

1847 - Hz. AIi (radiyallahu anh)'nin anlattigina gore, "Bir mukateb ona gelerek: "Kitabet borcumu odemekten aciz kaldim, bana yardim et" dedi. Ona su cevabi verdi: "Sana, Resulullah (aleyhissalatu vesseIam)'in bana ogretmis bulundugu bir duayi ogreteyim. (Onu okudugun takdirde) Siyr dagi kadar borcun da olsa, Allah onu sana bedel oder. Soyle diyeceksin: "AIIah'im, yeterince helalinden vererek beni haramindan koru. Lutfunla ver, baskasina muhtac etme."
Tirmizi, Daavat 121, (3558).

1848 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) soyle istiaze ederlerdi: "Allah'im! Aczden, tembellikten, korkakliktan, duskunluk derecesine varan ihtiyarliktan, cimrilikten sana siginirim. Keza, kabir azabindan sana siginirim. Haya ve olum fitinesinden sana siginirim."
Buhari, Daavat 38, 40, 42, Cihad 25; Muslim, Zikr 52, (2706); Tirmizi, Daavat 71, (3480, 3481); Ebu Davud, Salat 367, (1540, 1541); Huruf 1, (3972); Nesai, Istiaze 6, (8, 257, 258).

1849 - Yine Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) su duayi okurlardi: "Allah'im! Cuzzamdan, barastan (alaten), delilikten ve hastaliklarin kotusunden sana siginirim."
Ebu Davud, Salat 367, (1554); Nesai, Istiaze 36, (8, 271).

1850 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) su duayi okurlardi: "AIlah'im, husu duymaz bir kalbten sana siginirim, dinlenmeyen bir duadan sana siginirim, doymak bilmeyen bir nefisten, faydasi olmayan bir ilimden, bu dort seyden sana siginirim."
Tirmizi, Daavat 69, (3478); Nesai, Istiaze 2, (8, 255). 

İKİ ELİMİZİ YÜZÜMÜZE SÜREREK DUAMIZI BİTTİRELİM.

1739 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ellerini dua ederken kaldirinca, onlari yuzlerine surmedikce geri birakmazlardi."
Tirmizi, Daavat 11, (3383). 

1737 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) hazretleri anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Duvaları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur. Allah'tan avuçlarımızın içiyle isteyin, sırtlarıyla istemeyin; duayı tamamlayınca avucunuzu yüzlerinize sürün."

1738 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua ederken ellerini öyle kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığını gördüm."Buhârî, İstiska 21.


6305 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Allah'a dua edince avuclarinin icini acarak dua et, ellerinin sirtlariyladua etme. Duayi bitirince avuclarini yuzune sur." 

1742 - Hz. Selmân (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Rabbiniz hayiydir, kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman, O, ellerini boş çevirmekten istihya eder."

1748 - Ebû Müsabbih el-Makrâî, Ebû Züheyr en-Nümeyrî (radıyallahu anh)'den naklen anlatıyor: "Bir gece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber çıktık., Derken bir adama rastlatdık. Sual (ve Allah'tan talep) hususunda çok ısrarlı idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu dinlemek üzere durakladı. Ve:

"Eğer (duayı) sonlandırırsa vâcib oldu!" buyurdu. Kendisine:

"Ne ile sonlandırırsa ey Allah'ın Resûlü!" denildi.

"Amin ile" dedi, uzaklaştı. Adama:

"Ey fülan! duanı âminle tamamla ve de gözün aydın olsun!" dedi."

Ebû Dâvud, Salât 172, (938).

DUADAN SONRA NAMAZIN ZAMANINA GÖRE KURANDAN SÜRELER VEYA AYETLER OKUNUR.SABAH NAMAZIN DUASINDAN SONRA BAKARA SÜRESİNİN (255) AYETÜL KÜRSÜ OKUNUR.


اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ 

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. 

498 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Her seyin bir serefi var. Kur'an-i Kerim'in serefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardir ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir: "Ayetu'l-Kursi".
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881). 

AYETÜL KÜRSÜ AYETİ OKUNDUKTAN SONRA İSTEYEN İBADETE GÜNEŞ DOĞUNCAYA KADAR DEVAM EDEBİLİR.İSTEYENDE YATAK İSTİRAHATİNE VEYA DİNLENMEYE ÇEKİLEBİLİR.GÜNEŞİN DOĞUŞUYLA BİRLİKTE BİLDİĞİNİZ GİBİ İŞRAK NAMAZI BAŞLAR İŞRAK NAMAZI KILINDIKTAN SONRA EVDE KALAN KALIR,İŞİNE GİDEN GİDER VE BÖYLECE AŞAĞIDA BELİRTECEĞİMİZ 24 SAATLİK MÜSLÜMANIN GÜNLÜĞÜ DEVAM EDER.

ŞİMDİ İŞRAK NAMAZI KILINMALIDIR.

İşrak Namazı: İşrak namazı, Güneş bir iki mızrak boyu yükseldikten, yani güneş doğduktan kırk-elli dakikalı zaman geçtikten sonra kılınır.

Saati olmayan bir kimse, çenesini göğsüne yapıştırarak güneşe bakar, şayet güneşi bu vaziyetteyken göremiyorsa, kerahat vakti çıkmıştır. Bundan sonra artık İşrak namazı kılınabilir.

İşrak namazı iki rekatır. Bu namazın fazileti hakkında Fahr-ı Kainat -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurur.

"Bir kimse sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekat (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur." (İhyâ, I. 336)

SABAH GÜNEŞİN DOĞUŞUYLA GÜN DEVAM EDİYOR.İSTEYEN YATAR İSTEYEN İŞİNE GİTMEK İÇİN EVİNDEN ÇIKAR EVİNDEN ÇIKAN ŞU DUALARI OKUYABİLİR.

7123 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, evinden ciktigi vakit su duayi okurdu: "Bismillahi la havle vela kuvvete illa billah, et-tuklani alallah. (Allahin ismiyle. Dunya ve ukba islerine guc kuvvet Allah'tandir. Dayanagim Allah'dir."

7124 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kisi evinin -veya apartmanin- kapisindan cikinca, adama muekkel (nezaretci) iki melegi vardir. Adam: "Bismillah" deyince onlar: "Dogruya irsad edildin" derler. "La havle vela kuvvete illa billah" deyince, melekler: "Korundun" derler. Adam: "Tevekkeltu alallah" deyince onlar: "Isin (sana bedel) goruldu" derler.
(Resulullah aleyhissalatu vesselam devamla) dedi ki: "Sonra adamin iki karini (yani onu gunaha suruklemek isteyen insi ve cinni iki seytani) onu karsilarlar. Melekler (o seytanlara): "Hidayete erdirilen, isi (Allah tarafindan) gorulen ve muhafaza altina alinan bir kimseden ne istiyorsunuz?" derler " 

1802 - Ummu Seleme (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) evinden ciktigi zaman su duayi okurdu: "Allah'in adiyla Allah'atevekkul ettim. AIIahim! zillete dusmekten, dalalete dusmekten, zulme ugramaktan, cahillikten, hakkimizda cehalete dusulmus olmasindan sana siginiriz".
Tirmizi, Daavat 35, (3423); Ebu Davud, Edeb 112, (5094); Nesai Istiaze 30, (8,268); Ibnu Mace, Dua 18, (3884).

1803 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Evinden cikinca kim: "Allah'in adiyla, Allah'a tevekkul ettim, guc kuvvet Allah'tandir" derse kendisine: "Isine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun da" denir, ondan seytan yuz cevirir".
Tirmizi, Daavat 34, (3422); Ebu Davud, Edeb 112, (5095); Nesai, Istiaze (8,268).

1804 - Ebu Malik eI-Es'àri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kisi evine girince su duayi okusun: "AIIahim! Senden hayirli girisler, hayirli cikislar istiyorum. AIIah'in adiyla girdik, AIIah'in adiyla ciktik, Rabbimiz AIIah'a tevekkul ettik". Bu duayi okuduktan sonra ailesine selam versin".
Ebu Davud, Edeb, 112, (5096). 

İSTİYEN BU SÜRELERİ OKUYABİLİR.

896 - Abdullah Ibnu Hubeyb (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hafif bir yagmur ve karanliga maruz kalmistik. Bize namaz kildirsin diye Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i bekledik." (Ravi der ki; Abdullah Ibnu Hubeyb su manada birseyler daha soyledi: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cikti ve:
" Soyle !" dedi. Ben: "- Ne soyliyeyim?" diye sordum. Bunun uzerine;
" Aksama ve sabaha erince Kul huvallahu ahad ve Muavvizeteyn surelerini ucer kere oku. Bu sana, her seye karsi yeterlidir" dedi.
Nesai, Isti'aze 1, (8, 250-
253).
 
888 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Kim Kul huvallahu ahad suresini gunde iki yuz sefer okursa, uzerindeki kul borcu haric, elli yillik gunah (amel defterinden) silinir."
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 10, (2900
 
ÖĞLEDEN ÖNCE   DUHA (KUŞLUK NAMAZI) KILINIR.

Duhâ (Kuşluk) Namazı: Kuşluk vaktinde kılınır. Kuşluk vakti, güneşin doğmasından itibaren şer'î günün dörtte biri kadarki bir zamanın geçmesiyle başlayan vakte denir. Şer'î gün, Fecr-i sadığın doğmasından (imsaktan) başlayıp güneşin batmasına kadar devam eden güne denir. Örfî gün ise, güneşin doğmasından başlayıp batmasına kadar devam eden gündür. Şer'î gün, imsaktan başladığı için örf'î günden bir saat kırk beş dakika daha uzundur. Kuşluk namazı için en uygun zaman, günün yükselmeye başladığı, deve yavrularının artık sıcaktan gezemez olduğu zamandır. (Şah Veliyullah Dihlevi, Hüccetulâhi'l Bâliga c. 2, s. 53.) Niteki bir hadîs-i Şerîfte:

"Kuşlu namazı, deve yavrusunun ayakları sıcaktan kızdığı zamandır." Buyurulur. (Müslim, Misâfirîn, 143)

Duhâ (kuşluk) namazı dediğimiz nafile namaz bu andan itibaren kılınır. Zeval vaktine yarım saat kalıncaya kadar devam eder. İki rekattan on rekata kadar kılınır.

Kuşluk namazının üç derecesi vardır:

Birinci Derecesi: Kuşluk namazının en az miktarı, iki rekattır ve insanoğlunun her bir eklemine karşılık, vermesi gereken sadakanın yerini tutar. Allah Teala'nın, her organı, her eklemi sağlıklı kılması, büyük bir nimettir. Ve ona hamd edilmesini gerektirir. Ebû Zer-radıyallahü Anhâ-'den rivayete göre Rasul-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurur:

"Bir kimse kuşluk namazının iki rekatına devam etse, günahları deniz köpüğü kadar çok olsa bile affolunur." (Tirmizi, Vitr, 15)

İkinci Derecesi: Kuşluk namazını dört rekat olarak kılmaktır. Bu konuyla ilgili olarak bir kutsi hadiste şöyle buyurur:

"Ey Ademoğlu! Günün evvelinde benim için dört rekat namaz kıl ki, ben de günün sonunda seni kollayayım" (et-Terğip ve't-terhib, c. 1, s. 464)

Üçüncü Derecesi: Kuşluk namazını sekiz veya on iki rekat olarak kılmaktır. (Şah Veliyullah Dihlevi, Hüccetulâhi'l Bâliga c. 2, s.53.)

Hazret-i Aişe -radıyallahü Anhâ-'den rivayete göre Rasul-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem-', Kuşluk namazını ikişer ikişer dört rekat olarak kılar, (bazen) dilediğince de arttırırdı. (Müslim. Müsafirin, 78)

2991 - Hz. Aise (rdiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kusluk namzini her kilişinda mutlaka ben de kildim.''
Buhari, Teheccud 5, 32 ; Muslim, Musafirin 75, 77, (717, 718) ; Muvatta, Kasru's-Salat 29, (152,153); Ebu Davud, Salat 301, (1292,1293); Nesai; Savm 35, (4,152).

2992 - Abdurrahman Ibnu Ebi Leyla (rahimehullah) anlatiyor: "Bize, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in kusluk namazi kildigini Ummu Hani 'den baska kimse anlatmadi. O dedi ki:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih gunu, benim eve geldi, yikandi ve sekiz rek'at namaz kildi. Ben bundan daha hafif bir namazi hic gormedim. Ancak rukuve secdeleri tam yapiyordu.''
Buhari, Teheccud 31, Taksiru's-Salat 12, Megazi 50 ; Muslim, Hayz 71, (336) ; Musafirin 80, (336) ; Muvatta, Kasru's-Salat 28, (1, 152); Ebu Davud, Salat 301, (1290, 1291); Tirmizi, Salat 346, (474); Nesai, Taharet 143, (1, 126); Gusl, 11, (1, 202).

2993 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Dostum aleyhissalatu vesselam, bana her ay ucgun oruc tutmami, iki rek'at kusluk, yatmazdan once de vitir' namazi kilmami tavsiye etti.''
Buhari, Teheccud 33, Savm 60; Muslim, Musafirin 85, (721); Ebu Davud, Salat 342, (1432); Tirmizi, Savm 54, (760);Nesai, Kiyamu'l-Leyl 28, (3, 229).

2994 - Ebu Zerr (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Her gun, sizin her bir mafsaliniz icin bir sadaka terettup etmektedir. Her tesbih bir sadakadir. Her tahmid bir sadakadir, her bir tehlil bir sadakadir. Emr-i bi'l-ma'ruf bir sadakadir. Nehy-i ani'l-munker de bir sadakadir. Butun bunlara, kisinin kuslukta kilacagi iki rek'at nemaz kafi gelir."
Muslim, Musafirin 84, (720); Ebu Davud, Salat 301, (1286).

2995 - Bureyde (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Insanda ucyuzaltmis mafsal vardir. Her bir maf sal icin bir sadakada bulunmasi gerekir. ''
(Bunu isitenler): "Buna kimin gucu yeter?" dediler: Aleyhissalatu vesselam:
" Mescidde topraga gomecegi bir balgam, yoldan bertaraf edecegi, bir engel... Bunlari bulamazsa, kusluk vakti kilacagi iki rek'at namaz!"
Ebu Davud, Edeb 172; (5242). 

2996 - Ebu Zerr ve Ebu 'd-Derda (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri dedi ki: "Ey Ademoglu! Gunun evelinde benim icin dort rek'at namaz kil, ben de sana gunun sonunu garantileyeyim. ''
Tirmizi, Salat 346, (475).

2997 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim kuslugun bir cift (namaz)ina devam ederse, deniz kopugu kadar cok da olsa, Allah gunahlarini affeder."
Tirmizi, Salat 346, (476).

2998 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki:
"Kim kusluk namazini oniki rek'at kilarsa Allah Teala Hazretleri, cennette onun icin altindan bir kosk bina eder.''
Tirmizi, Salat 346, (473).

2999 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kuslugu dort kilar, (bazan) diledigince de artirirdi.''
Muslim, Musafirin 78, 79, (719).

3000 - Zeyd Ibnu Erkam (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyundular ki: "Kusluk namazi, bodugun (yani deve yavrusunun) ayagi kumdan yanmaya basladigi andan itibaren kilinir."
Muslim, Musafirin 43, (748). 

2934 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Ogleden once zevalden sonra dort rek'at vardir ki bunlar seherdeemsalleri degerindedirler. Her ne varsa, bu saatte mutlaka Allah'i tesbih eder. ''
Resulullah sonra su ayeti okudular:
"Allah'in yarattigi seylerin golgeleri saga sola vurarak, Allah'a boyun egerek secde etmekte olduklarini gormuyorlar mi?''(Nahl 48).
Tirmizi, Tefsir, Nahl (3127).

ÖĞLE VAKTİ GELİNCE ÖĞLENİN VE TAKIP EDECEK DİĞER NAMAZLAR CAMİDE CEMAATLA VE BULUNDUĞU YERDE KILMAK DİĞER NAMAZDA TARİF EDİLDİĞİ ŞEKİLDE FARZ ,NAFİLE VE SÜNNETLER KILINIR. BUNUN İÇİNDE TAHARET, ABDEST ,EZANI DİNLEMEK BUNLARA RİAYET EDİLİR.

ÖĞLE NAMAZI KILMADAN ÖNCE ÖĞLENİN SÜNNETİ KILINIR.

4608 - Ummu Habibe radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim hergun farzlar disinda oniki rek'at (nafile) kilarsa Allah onun icin cennette mutlaka bir ev insa eder."
Ummu Habibe der ki: "Bunu Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan isittigim gunden beri bu namazlari terketmedim."
Muslim, Musafirin 103, (728); Ebu Davud, Salat 290, (1250); Tirmizi, Salat 306, (415); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 66, (3, 261). 

2928 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ogleden once dort, ogleden sonra da iki rek'at kilardi.''
Tirmizi, Salat 315, (424).

2929 - Yine Tirmizi 'nin bir diger rivayetinde Hz. Aise soyle der: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) oglenin farzdan onceki dort rek'atli sunneti, namazdan once kilamazsa sonra kilardi.'' Tirmizi, Salat 317, (426).

2930 - Ummu Habibe (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Kim ogleden once dort, ogleden sonra dadort (rek'at nafile) kilarsa, Allah onu atese haram eder. '' 

2932 - Hz. Ebu Eyyub(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Oglenin farzindan once tek bir selamla kilinan dort rek'at nafile var ya bunlarin onunde sema kapilari acilir.''
Ebu Davud, Salat 296, ( 1270) ; Ibnu Mace, Ikamet 105, (1157). Ebu Davud, Salat 296, ( 1270) ; Ibnu Mace, Ikamet 105, (1157).

6300 - Kabus Ibnu Ebi'l-Muharik babasi Ebu'l Muharik radiyallahu anh'tan naklen anlatiyor:
"Babam beni Hz. Aise'ye gondererek, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in (farz disinda) hangi namaza israrla devam etmeyi sevdigini sordu. Hz. Aise: "Aleyhissalatu vesselam, ogleden once dort rek'at kilar ve bunlarda kiyami uzatir, ruku ve secdeyi de guzel yapardi" dedi." 

2905 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at ogleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra,rek'at aksamdan sonra, iki rek 'at yatsidan sonra namaz kildim. Aksam ve yatsi(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buhari, Teheccud.29, 25, 34; Cum'a 39; Muslim, Musafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, Ikamet 64, (2,119), Cum'a43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142

2931 - Bir rivayette de soyle gelmistir: "Kim ogleden evvel dort, ogleden sonra da dort (rek'at nafile) kilmaya devam ederse Allah onu atese haram eder."
Ebu Davud, Salat 296, (1269); Tirmizi, Salat 317, (427, 428); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 67, (3, 265

2933 - Abdlullah Ibnu's-Saib (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) gunesin zevalinden sonra ve ogleden once dort rek 'at namaz kilardi ve derdi ki: "Simdi sema kapilarinin acildigi bir vakittir. Bu anda salih bir amelimin orayyukselrnesini isterim''
Tirmizi, Salat 347, (478).

2934 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Ogleden once zevalden sonra dort rek'at vardir ki bunlar seherdeemsalleri degerindedirler. Her ne varsa, bu saatte mutlaka Allah'i tesbih eder. ''
Resulullah sonra su ayeti okudular:
"Allah'in yarattigi seylerin golgeleri saga sola vurarak, Allah'a boyun egerek secde etmekte olduklarini gormuyorlar mi?''(Nahl 48).
Tirmizi, Tefsir, Nahl (3127).
BEŞ FARZ NAMAZDAN ÖĞLE FARZ NAMAZI KILINIR.

2293 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:

"İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu."Buhâri, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 282, (666); Tirmizî, Emsâl 5, (2872); Nesâî, Salât 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).

ÖĞLE NAMAZINDA OKUNAN SÜRELER. FARZ ÖĞLE NAMAZI KILINDIKTAN SONRA ÖĞLENİN SÜNNETLERİ KILINIR.

2930 - Ummu Habibe (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Kim ogleden once dort, ogleden sonra dadort (rek'at nafile) kilarsa, Allah onu atese haram eder. '' 

2931 - Bir rivayette de soyle gelmistir: "Kim ogleden evvel dort, ogleden sonra da dort (rek'at nafile) kilmaya devam ederse Allah onu atese haram eder."
Ebu Davud, Salat 296, (1269); Tirmizi, Salat 317, (427, 428); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 67, (3, 265

2905 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at ogleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra,rek'at aksamdan sonra, iki rek 'at yatsidan sonra namaz kildim. Aksam ve yatsi(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buhari, Teheccud.29, 25, 34; Cum'a 39; Muslim, Musafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, Ikamet 64, (2,119), Cum'a43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100,(1142) 

2301 - 
Abdullah Ibnu Selman, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in ashabindan birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildigii gun bir adam Hz. Peygamber'e gelerek:
"Ey Allah'in Resulu, bugun ben oyle bir kar ettim ki boyle bir kari su vadi ahalisinden hicbiri yapmamistir" dedi. Efendimiz:
"Bak hele! Neler de kazandin?" diye sordu. Adam:
"Ben alip satmaya ara vermeden devam ettim. Oyle ki ucyuz okiyye kar ettim dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz:
"Sana karlarin en hayirlisini haber vereyim mi?" diye sordu. Adam:
"O nedir, ey Allah'in Resulu?" dedi. Efendimiz acikladi:
"(Farz) namazdan sonra, kilacagin iki rekattir."
Ebu Davud, Cihad 180, (2785).2934 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Ogleden once zevalden sonra dort rek'at vardir ki bunlar seherdeemsalleri degerindedirler. Her ne varsa, bu saatte mutlaka Allah'i tesbih eder. ''
Resulullah sonra su ayeti okudular:
"Allah'in yarattigi seylerin golgeleri saga sola vurarak, Allah'a boyun egerek secde etmekte olduklarini gormuyorlar mi?''(Nahl 48).
Tirmizi, Tefsir, Nahl (3127).

2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu Davud, Salat 299, (1275). 

2928 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ogleden once dort, ogleden sonra da iki rek'at kilardi.''
Tirmizi, Salat 315, (424).

2929 - Yine Tirmizi 'nin bir diger rivayetinde Hz. Aise soyle der: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) oglenin farzdan onceki dort rek'atli sunneti, namazdan once kilamazsa sonra kilardi.''
Tirmizi, Salat 317, (426). 

ÖĞLE FARZ NAMAZINI TAKİP EDEN İKİNDİ NAMAZI ,İKİNDİ NAMAZINDA ÖNCE İKİNDİ SÜNNETLER KILINIR.

2935 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikindiden once iki rek'at kilardi.''
Ebu Davud, Salat 297, ( 1272).

2936 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ikindiden once dort rek'at naf'ile kilan kimseye Allah rahmetini bol kilsin.''
Ebu Davud, Salat 297, (1271); Tirmizi, Salat 318, (430).

2937 - Hz. Ali (radiyallhu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikindi namazindan once dort rek'at nafile kilardi. Bunlarin arasini (ikinci rek'atin tesehhudunde) makarreb meleklerle musluman ve mu 'minlerden onlara tabi olanlara selam ile ayirirdi.''
Tirmizi, Salat 318; (2129).
 
2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu Davud, Salat 299, 

İKİNDİ SÜNNETLERİN KILINIŞINDAN SONRA İKİNDİ FARZ NAMAZI KILINIR.

4605 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gece ve gunduzde birkisim melekler nobetlese aranizda bulunurlar. Bunlar sabah namazi ile ikindi namazinda toplanirlar. Sonra sizi geceleyin takip eden melekler (hesabinizi vermek uzere huzu-u ilahiye) yukselir. Sizi cok iyi bilen Allah, bu meleklere sorar: "Kullarimi nasil biraktiniz?"
"Biz onlari namaz kiliyorlarken biraktik, biz onlara namaz kilarlarken vardik!" derler."
Buhari, Mevakitu's-Salat 16, Bed'u'l-Halk 6, Tevhid 23, 33; Muslim, Mesacid 210, (632); Muvatta, Kasru's-Salat 82, (1, 170); Nesai, Salat 21, (1, 240, 241).

4606 - Ammare Ibnu Rueybe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gunesin dogmasindan ve batmasindan once namaz kilan hic kimse atese girmeyecektir. -Burada sabah ve ikindi namazlari kastedilir-."
Muslim, Mesacid 213, (634); Ebu Davud, Salat 9, (427); Nesai, Salat 21, (1, 241).

İKİNDİ NAMAZINDA OKUNAN SÜRELER.

2527 - Câbir İbnu Semüre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğlede velleyli izâ yağşâ süresini okur, ikindide dahi aynısını yapar, sabah namazında bundan daha uzun bir kırâatte bulunurdu."
 
GÜNEŞ BATMADAN YAPILAN İSTİĞFAR VE TESBİHATLAR İLE DİĞER İBADETLER YUKARDAKİ BÖLÜMLERDE YAZDIK.

AKŞAM OLUNCA YAPILAN DUALAR:

1791 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) aksam olunca su duayi okurdu:
"Elhamdulillah geceye erdik. Mulk de, Allah icin geceye erdi. AIlah'tan baska ilah yoktur. Tektir, ortagi yoktur. Mulk O'nundur, hamdler 0'nàdir, O, her seye kadirdir. Rabbim! Bu gecede olacak hayri, bundan sonra olacak hayri senden taleb ediyorum. Bu gecede olacak serden ve bundan sonra olacak serlerden sana siginiyorum. Ràbbim! TembeIlikten yasliligin kotuluklerinden sana siginiyorum. Rabbim! Cehennem azabindan, kabir azabindan sana siginiyorum!"
Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) devamla, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sabah olunca su duayi okudugunu soyledi:
"ElhamduIiIIah sabaha erdik. Mulk de AIIah icin sabaha erdi."
Muslim, Zikr 75, (2723); Tirmizi, Daavat 13, (3387); Ebu Davud, Edeb 110, (5071). 

7121 - Resulullah aleyhissalatu vesselam'in hadimi Ebu Selam anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle buyurdular: "Aksam ve sabaha erdigi vakit: "Raditu billahi Rabben ve bi'I-Islami dinen ve bi-Muhammedin nebiyyen (Rabb olarak Allah'tan, din olarak Islam'dan, peygamber olarak Muhammed'den raziyim" diyen bir musluman veya insan veya kole yoktur ki, o kimseyi Kiyamet gunu razi ve memnun etmek Allah uzerine bir hak olmasin."

1792 - Ebu Selam, Hz. Enes (radiyallahu anh)'ten naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isittim: "Kim aksama ve sabaha erdigi zaman: "Rabb olarak Allah, din olarak Islam'a, resul olarak Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e razi olduk" derse onu razi etmek de Allah uzerine bir hak olmustur".
Rezin bu duaya: "Kiyamet gunu" ifadesini ilave etmistir.
Ebu Davud, Edeb 110, (5072) Ibnu Mace, Dua 14, (3870).

1793 - Abdullah Ibnu Gannam el-Beyazi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman: "Allahim, benimle veya mahlukatindan herhangi biriyle hangi nimet sabaha ermisse bu sendendir. Sen birsin, ortagin yoktur, hamdler sanadir, sukur sanadir" derse, o gunku sukur borcunu odemistir. Kim de ayni seyler aksama erince soylerse o da o geceki sukur borcunu eda eder."
Ebu Davud, Edeb 110, (5073).

BEŞ FARZ NAMAZLARDAN AKŞAM NAMAZI KILMAK ÖNCEDEN SÜNNET OLMADIĞINDAN DİREK AKŞAM NAMAZINI KILMAK.

AKŞAM NAMAZINDA OKUNAN SÜRELER.

2530 - Mervan İbnu'l-Hakem anlatıyor: "Bana Zeyd İbnu Sabit (radıyallahu anh) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısâru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ın Tûlâ't-Tûleyeyn'i okuduğunu işittim."Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170).

Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tula't-Tüleyeyn nedir? Bana "el-A'raf", öbürü de "el-En'âm" diye cevap verdi."

2531 - Ümmü'l-Fadl (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ın akşam namazında ve'l-mürselati urfen suresini okuduğunu işittim. Bundan sonra artık bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kıldırmadı."Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (810); Tirmizi, Salat 230, (308); Nesai, İftitah 64, (2, 168).

2532 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm, A'raf suresiyle akşamı kıldırdı. Sureyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu."Nesai, İftitah 67, (2, 170).

2533 - Cübeyr İbnu Mut'im radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ı akşam namazında et-Tûr suresini okurken işittim."

Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tur 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (811); Nesai İftitah 65, (2, 169).

2534 - Ebu Osman en-Nehdi anlatıyor: "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'ın arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu."Ebu Davud, Salat 133, (825).

2535 - Abdullah İbnu Utbe İbni Mes'ud anlatıyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm akşam namazında Hâ-mim-ed-Duhan suresini okudu."Nesai, İftitah 66, (2, 169).

2536 - Ebu Abdillah es-Sunâbihi anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh'ın hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım. İlk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa surelerden birer sure okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbenâ lâ tuziğ kulûbena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab. (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet, sen çok lutfedenlerdensin)" ayetini okuduğunu işittim."

 Evvabin, evvab kelimesinin çoğulu olup, tevbe ve istiğfar ederek Allah Teala'ya çokça yönelen kişi demektir. Evvabi namazı, Akşam namazının sünnetinden hemen sonra, iki rekattan altı rekata kadar kılınır. Fahr-ı Kainat -sallallahü aleyhi ve sellem-Efendimiz şöyle buyuruyor:

"Bir kimse Akşam namazından sonra hiç konuşmadan altı rekat namaz kılsa, o namaz (sevap bakımından) on iki senelik ibadete denk olur." (Tirmizi, Mevakit, 204)

6359 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim aksamla yatsi arasinda yirmi rek'at namaz kilarsa Allah ona cennette bir kosk yapar."Muvatta, Salat 25, (1, 79).

AKŞAM NAMAZINI KILDIKTAN SORADA 

SÜNNETLERİ KILMAK : 

2947 - Mekhul merfu olarak rivayet etmistir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki :
"Kim aksam namazindan sonra hic konusmadan iki rek'at -bir rivayette dort- kilarsa namazi illiyyuna yukseltilir.''
Rezin tahric etmistir. (Feyzu'l- Kadir 6, 167).

2948 - Huzefye (radiyallahu anh) de benzer bir rivayette bulunmus ve su ziyadeyi yapmistir:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) derdi ki: "Aksamin farzindan sonraki iki rek'ati kilmada acele edin, cunku onlar farz namaziyla birlikte yukselirler."
Rezin ilavesidir. (Feyzu'l-Kadir 4, 307). 

2905 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at ogleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra,rek'at aksamdan sonra, iki rek 'at yatsidan sonra namaz kildim. Aksam ve yatsi(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buhari, Teheccud.29, 25, 34; Cum'a 39; Muslim, Musafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, Ikamet 64, (2,119), Cum'a43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142).
 
2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu Davud, Salat 299, (1275). 

6302 - Rafi Ibnu Hadic radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam BeniAbdi'l-Eshel kabilesinde yanimiza geldi. Mescidimizde bize aksam namazi kildirdi. Sonra da: "Su iki rek'at (sunneti de) evlerinizde kilin" buyurdu." 

2945 - Ibnu Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte, aksam namazindan sonrahane-i saadetlerinde iki rek'at (nafileyi) kildim."
Tirmizi, Salat 320, (432).

2946 - Ka'b Ibnu Ucre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Beni Abdi'l-Eshel mescidinde aksam namazini kilmisti. Cemaat, farzi bitirince nafileyi kilmaya basladi. Bunu goren Resulullah: "Bu, evlerin namazidir'' buyurdular. ''
Ebu Davud, Salat 304, (1300) ; Nesai, Kiyamu'l-Leyl 1, (3, 198, 199).
Nesai'de su ifade vardir: " Size, bu namazi evlerde kilmaniz gerekir.''

2301 - Abdullah Ibnu Selman, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in ashabindan birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildigii gun bir adam Hz. Peygamber'e gelerek:
"Ey Allah'in Resulu, bugun ben oyle bir kar ettim ki boyle bir kari su vadi ahalisinden hicbiri yapmamistir" dedi. Efendimiz:
"Bak hele! Neler de kazandin?" diye sordu. Adam:
"Ben alip satmaya ara vermeden devam ettim. Oyle ki ucyuz okiyye kar ettim dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz:
"Sana karlarin en hayirlisini haber vereyim mi?" diye sordu. Adam:
"O nedir, ey Allah'in Resulu?" dedi. Efendimiz acikladi:
"(Farz) namazdan sonra, kilacagin iki rekattir."
Ebu Davud, Cihad 180, (2785). 

AKŞAMSÜNNETİNİ KILIŞINDA OKUNAN SÜRELER.

2919 - Bu rivayet Nesai 'de biraz farkla soyle gelmistir: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i yirmi kere goz ucuylatakib ettim, aksamin farzindan sonra kilinan iki rek'atle, sabahin farzindan once kilinan iki rek 'atte Kafirun ve Ihlas surelerini okuyordu.''
Nesai, Salat 68, (2,170).

AKŞAM SÜNNETİN NAMAZINDAN SONRA HAŞR SÜRESİ OKUNUR.

819 - Ma'kil Ibnu Yesar (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman uc kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mines-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden uc ayet okursa, Allah onun icin yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Sayet o gun olecek olsa sehid olarak olur. Aksam vaktinde ayni sekilde okuyacak olsa, (keza sabaha kadar ayni seyler sozkonusudur).
Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 22,(2923). 

ARKASINDA EVVEBİN NAMAZI KILINIR.

Evvabin Namazı

2528 - el-Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın arkasında öğleyi kılmıştık. Kendisinden Lokmân ve Zâriyat sürelerinin âyetlerini peş peşe işitiyorduk."Nesâî, İftitah 55, (2, 163).

2527 - Câbir İbnu Semüre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğlede velleyli izâ yağşâ süresini okur, ikindide dahi aynısını yapar, sabah namazında bundan daha uzun bir kırâatte bulunurdu."

"Bir kimse sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekat (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur." (İhyâ, I. 336) 

BEŞ FARZ NAMAZDAN YATSININ SÜNNETİ KILINIR.

2905 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at ogleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra,rek'at aksamdan sonra, iki rek 'at yatsidan sonra namaz kildim. Aksam ve yatsi(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buhari, Teheccud.29, 25, 34; Cum'a 39; Muslim, Musafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, Ikamet 64, (2,119), Cum'a43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142).

2907 - Yine Hz. Aise (radiyallhu anha) anlatiyor: "Iki namaz var ki Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunlari ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hic terketmedi: Sabahtan once iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.''
Buhari, Mevakitu's-Salat 33, 73; Muslim, Salatu'1-Musafirin 300, (835); Ebu Davud, Salat 290, ( 1253); Nesai, Mevakitu's-Salat 36, (1, 281 ), Kiyamu'l-Leyl 56, (3, 251, 252).

2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu 

2949 - Sureyh Ibnu Hani anlatiyor : "Hz. Aise (radiyallahu anha) 'ye Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in namazindan sordum. Dedi ki:
"Yatsiyi her kilisinda yanima gelince mutlaka dort veya alti rek 'at nafile kilardi. Bir gece yagmura yakalandik. Aleyhissalatu veseslam 'a bir post yaydik, postta suyun akmakta oldugu bir delige hala bakar gibiyim. Efendimizin, elbisesini hicbir surette yerden sakindigini gormedim.
Ebu Davud., Salat 305, (1303).
 
BEŞ FARZ NAMAZDAN YATSI NAMAZI KILMAK.

2310 - Abdullah Ibnu Fudale, babasi (Fudale'den) naklen anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in bana ogrettikleri arasinda: "Bes vakit namaza devam edin!" emri de vardi. Ben: "Bu bes vakit, benim mesguliyetlerimin bulundugu anlardir. Bana (bunlarin yerine gececek) cami (kapsamli) bir sey emret, oyle ki onu yaptim mi, benden bes vakit namaz borcunun yerine gecsin!" dedim. Bunun uzerine: "Oyleyse Asreyn'e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Gunes dogmazdan onceki namazla gunes batmazdan onceki namaz" buyurdu."
Ebu Davud, Salat 9, (428).

4610 - Said Ibnu'l-Museyyeb rahimehullah anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Bizimle munafiklar arasinda yatsi ve sabah namazlarinda hazir bulunma farki vardir. Onlar bu iki namaza muktedir olamazlar."
Muvatta, Salatu'l-Cema'a 5, (1, 130

6197 - Omer Ibnu'l-Hattab radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambuyurdular ki: "Kim bir mescidde cemaatle yatsinin ilk rek'atini kacirmadan kirk gece namaz kilarsa Allah Teala hazretleri, bu namazlar vesilesiyle onun icin atesten bir azadlik yazar." 

YATSI NAMAZINDA OKUNAN SÜRELER.

2537 - Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam yatsı namazında Veşşemsi ve duhâhâ ve benzeri sureleri okurdu."Tirmizi, Salat 231, (309); Nesai, İftitah 71, (2, 173).

2538 - eI-Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir yolculuk sırasında yatsıyı kılmıştı. İki rek'atin birinde Vettîni ve'z-Zeytüni'yi okudu."Buhârî, Ezâin 100, 102, Tefsîr, Vettîn 1, Tevhîd 52; Müslim, Salât 175, (464); Muvatta, Salât 27, (1, 79-80), Ebü Dâvud, Salât 275, (1221); Tirmizî, Salât 231, (310); Nesâî, İftitah 72, (2, 173).Sahiheyn'de şu ziyade yer alır: "Sesce ve kırâatçe O'ndan daha güze kimseye rastlamadım."

2539 - Nâfi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) tek başına namaz kılınca dört rek'atin her birinde Fatiha'yı ve Kur'ân'dan bir süreyi okurdu. Bazan da farz namazın bir rek'atinde iki ve üç süre birden okurdu. Akam namazının iki rek'atinde aynı ekilde Fatiha ve birer süre okurdu."Muvatta, Salât 26, (1, 79).

2540 - Amr İbnu Şu'ayb an ebîhi an ceddih anlatıyor: "Mufassal sürelerden -uzunu olsun, kısası olsun- hiçbiri yoktur ki, ben onu Resülullah'ın namaz kıldırırken okuduğunu işitmemiş olayım."

Ebü Dâvud, Salât 133. (814). Bu rivâyet Muvatta'da mevcut değildir.)

2541 - Hz. Âşe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm askerî bir birliğin başına bir adamı komutan yapmıştı, Bu zât arkadaşlarına namaz kıldırırken, her seferinde kırâatını kulhüvallahu ahad ile tamamlıyordu. Döndükleri zaman durumu Hz. Peygamber'e söylediler. Aleyhissalatu vesselam:

"Sorun ona niçin öyle yapıyormuş?" buyurdu. Dediği gibi kendisine sorulmuştu.

"Çünkü O, Rahmân'ın sıfatıdır, ben onu okumayı seviyorum!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam:

"Ona bildirin, Allah onu seviyor!" müjdesini verdi."

Buhari, Ezan 106, Tevhid 1; Müslim, Salat 263, (813); Nesai, İftitah, 69, (2, 171).

2542 - Şakîk İbnu Seleme (rahimehullah) anlatıyor: "Bir adam İbnu Mes'ud'a gelerek:

"Ben bir rek'atte mufassal sürelerin tamamını okudum" dedi. İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) da:

"Şiir mırıldar gibi mırıldar, meyve döküştürür gibi döküştürür müsün? Olmaz öyle şey! Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) tek rek'atte birbirine denk iki süre okurdu. Bir rek'atte, İkterebet ve el-Hâkka sürelerini, bir rek'atte Vettür ve Vezzâriyât sürelerini; bir rek'atte Ve izâ vaka'at ve Nün sürelerini; bir rek'atta Seele sâîlun ve ve'n-Nâzi'ât sürelerini; bir rek'atte Veylün li'l-Mutafifin ve Abese sürelerini, bir rek'atte el-Müddessir ve, el-Müzzemmil sürelerini; bir rek'atte Hel Etâ ve Lâ Uksimu biyevmi'l-Kıyâme sürelerini, bir rek'atte Amme yetesâelün ve Ve'I-Mürselât sürelerini; bir rek'atte de ed-Duhân ve İzâ'ş-Şemsü Küvvirat sürelerini okurdu."

Buhârî Ezân 106, Fedâilu'l-Kur'ân 6, 28; Müslim, Müsâfırîn 275, (822); Ebü Dâvud, Salât 326, (7.396); Nesâî, İftitah 75, (2,175,176); Tirmizî, Salât 422, (602).

Bu rivâyet, metin olarak Ebü Dâvud'un rivâyetidir. Ebü Dâvud: "Bu İbnu Mes'ud'un telifidir" demiştir. Bunu Alkame ve Esved'den kaydeder. Diğerleri, süreleri zikretmezler

YATSIDAN SONRA SÜNNETLERİ KILINIR.

2905 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at ogleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra,rek'at aksamdan sonra, iki rek 'at yatsidan sonra namaz kildim. Aksam ve yatsi(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buhari, Teheccud.29, 25, 34; Cum'a 39; Muslim, Musafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, Ikamet 64, (2,119), Cum'a43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).

2906 - Hz. Aise (radiyallahu anha)anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatuvesselam) buyurdular ki :
"Sunnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dordu ogleden once,.
- Ikisi ogleden sonra,
- Ikisi aksamdan sonra,
- Ikisi yatsidan sonra,
- Ikisi de sabahtan once.''
Tirmizi, Salat 206, (414);Nesai, Kiyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ibnu Mace; Ikamet 100, (1142).

 2301 - Abdullah Ibnu Selman, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in ashabindan birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildigii gun bir adam Hz. Peygamber'e gelerek:
"Ey Allah'in Resulu, bugun ben oyle bir kar ettim ki boyle bir kari su vadi ahalisinden hicbiri yapmamistir" dedi. Efendimiz:
"Bak hele! Neler de kazandin?" diye sordu. Adam:
"Ben alip satmaya ara vermeden devam ettim. Oyle ki ucyuz okiyye kar ettim dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz:
"Sana karlarin en hayirlisini haber vereyim mi?" diye sordu. Adam:
"O nedir, ey Allah'in Resulu?" dedi. Efendimiz acikladi:
"(Farz) namazdan sonra, kilacagin iki rekattir."
Ebu Davud, Cihad 180, (2785). 

2908 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi haric her namazin arkasindan iki rek'at (nafile) kilardi."
Ebu Davud, Salat 299, (1275).

SÜNNETLERDEN SONRA VİTİR NAMAZI KILINACAĞINDAN VİTİR NAMAZIN FAZİLETİ:

2955 - Hz. Bureyde (radiyallahu anh) anlatiyor: ''Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Vitrnamazi haktir. Kim bunu kilmazsa bizden degil dir." Bunu Efendimiz uc kere tekrar etti.''
Ebu Davud, Salat 337, (1419).

2956 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Vitir narnazi farz namaz gibi kesin degildir. Ancak Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Allahu Teala hazretleri tektir, tek'i sever, oyleyse ey ehl-i Kur'an vitri kilin!" buyurmustur.''
Tirmizi, Salat 333(453, 454); Ebu Davud, Sa1at 336, ( 1416) ; Nesai, Kiyamu'l-Leyl 27, (3, 228, 229).

2957 - Ibnu Muhayriz anlatiyor: "Beni Kinane 'den el-Muhdici denen bir adam, Sam'da Ebu Muhammed diye kunyesi olan bir adamin:
"Vitir namazi vacibtir''dedigini isitti. Kinani dedi ki:
"Ben bunu Ubade Ibnu 's-Samit (radiyallahu anh) 'e sordum da:
"Ebu Muhammed hata etmis. Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'i dinledim soyle demisti:
"Allah'i kullari uzerine yazip farz kildigi bes namaz mevcuttur. Kim onlarieda eder, istihfafla her hangi bir eksiklige meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmis bir soz vardir: Onu cennete koyacaktir. Onlari kilmayana ise Allah'in birvaadi yoktur. Dilerse azab eder dilerse cennete koyar" der."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 14, (1,123); Ebu Davud, Salat 9, (425); 337, (1420); Nesai, Salat 6, (1, 230).
 
2965 - Harice Ibnu Huzafe (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: " Allah size (oyle) bir namazla imdad etti ki, O sizin icin kizil deve surulerinden daha hayirlidir. Iste bu namaz vitirdir. Allah onu, sizin icin yatsi namazi ile safagin sokmesi arasina koydu.''
Ebu Davud, Salat 336, (1418); Tirmizi, Salat 332; (452).

VİTİR NAMAZI KILINIR.

6312 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anhuma anlatiyor: Resulullah aleyhissalatuvesselam, Hz. Ebu Bekr radiyallahu anh'a: "Vitri ne zaman kilarsin?" diye sordu. O: "Gecenin basinda, yatsidan sonra!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Omer, sen ne zaman?" diye sordu. Hz. Omer: "Gecenin sonunda!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam da: "Ey Ebu Bekr! Sen saglam (ihtiyatli) olani tutmussun! Ey Omer, sen de kuvveti tutmussun."

6303 - el-Mutallibu'bnu Abdillah anlatiyor: "Bir adam Ibnu Omer radiyallahu anhuma'ya:"Vitri nasil kilayim?" diye sordu. O da: "Bir rek'atle vitir kil!" dedi. Oburu: "Iyi amahalkin "Buteyra(=guduk)!" demesinden korkarim" dedi. Ibnu Omer "(tek rekatli bu namaz, Allah ve Resulu'nun sunnetidir!" dedi. Bu ifadesiyle: "(Tek rekatli bu namaz), Allah ve Resulu'nun sunnetidir" demek istemistir."

6304 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nafilenamazlarin her iki rek'atinde selam verir, bir rek'atla da vitir namazi kilardi."

2962 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Vitir gecenin sonunda kilinir. ''

2963 - Buhari'nin bir rivayetinde soyle denmistir: "Gece namazi ikiser ikiserdir. Gece namazindan ayrilacagin zaman, tek rek'at daha kil, bu sana kildigin namazlarin tek olmasini saglar."
Buhari, Vitr 1, Salat 24, Teheccut 10; Muslim, Musafirin 155-147, (749, 753); Muvatta, Salatu'l-Leyl 13, (1, 123); Tirmizi, Salat 323, (437); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 26, (3, 227, 228); 35, (3, 233). 

2966 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) her gece vitir kilardi. Gecenin evvelinde de kildi, ortasinda da kildi; sonunda da kildi (olumu sirasinda) gecenin sonunda kildi."
Buharí, Vitr 2, Muslim, Musafirin 137, (745); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 30, (3, 230); Tirmizi, Salat 334, (456), Sevabu'l-Kur'an 23, (2925) ; Ebu Davud, Salat 343, (1435,1437).

2967 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Kim gecenin sonunda kalkamamaktan korkarsa vitrini gecenin basinda kilsin. Kim gecenin sonunda kalkmayi umuyorsa gecenin sonunda vitrini kilsin. Cunku gecenin sonunda kilinan namaz (gece ve gunduz meleklerinin huzurlarinda ve sehadetleri altinda kilindigi) meshud ve mahzurdur. Bu yuzden (gecenin basinda kilanana nazaran) daha faziletlidir."
Muslim, Musafirin 162, (755); Tirmizi, Salat 334, (455).

2968 - Ebu,Katade (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekr (radiyallahu anh)'e:
"Vitri ne zaman kiliyorsun?'' diye sordu. Hz. Ebu Bekr:
"Gecenin basinda kiliyorum!'' dedi. Ayni sekilde:
" Vitri ne zaman kiliyorsun?" diye Hz. Omer'e de soruldu:
"Gecenin sonunda kiliyorum!'' dedi. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam, Hz. Ebu Bekr'e:
"Sen ihtiyatla amel ediyorsun!'' dedi. Hz. Omer'e de:
"Sen de kuvet(li olan, takvaya uygun olan) ile amel ediyorsun!'' buyurdu."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 16, (1,124); Ebu Davud, Salat 342, (1434).

2969 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Gece ve gunduz namazlari ikiser ikiserdir."
Ebu Davud, Salat 302, (1295); Tirmizi, Cum'a 418, (597); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 26,(3, 227); Ibnu Mace, Ikamet 172, ( 1322).

2970 - Ebu Said (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Vitir namazini kilmadan kim uyur veya unutursa hatirladi veya uyandihemen kilsin."
Ebu Davud, Salat 341, (1431);Tirmizi, Salat 342, (465). 

2971 - Ebu Cemre anlatiyor: Ashab-iSecere (radiyallahu anhum) 'den olan Aiz Ibnu Amr'a sordum:
"Vitir namazi nakzedilir mi?''
"Eger, evvelinde vitir kildiysan ahirinde vitir kilma'' dedi. ''
Buhari, Megazi 35.
Rezin merhum sunu ilave eder: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Bir gecede iki vitir kilinmaz."

2972 - Nafi anlatiyor: "Ben, Ibnu Omer (radiyallahu anh)'le Mekke deydim. Hava bulutlu oldugu icin sabah namazini kacirmaktan korkuyordu. Tek rek'at kilarak vitir yapti. Sonra bulutlar acildi. Gordu ki daha uzerinde gece var. Bir rek'at daha kilarak (onceki tek 'i) ciftledi, sonra iki rek 'at (bir miktar) namaz kildi. Sabahin gecmesinden korkunca bir rek'at daha kilarak vitiryapti."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 19, (1, 125).

2973 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrin ilk iki rek'atinde selam vermezdi.''
Nesai, Kiyamu'l-Leyl 36, (3, 235).

2974 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrin ilk iki rek'atinde selam verirdi, oyle ki (o sirada) bazi ihtiyaclari icin emirde bulunurdu.''
Buhari 

2957 - Ibnu Muhayriz anlatiyor: "Beni Kinane 'den el-Muhdici denen bir adam, Sam'da Ebu Muhammed diye kunyesi olan bir adamin:
"Vitir namazi vacibtir''dedigini isitti. Kinani dedi ki:
"Ben bunu Ubade Ibnu 's-Samit (radiyallahu anh) 'e sordum da:
"Ebu Muhammed hata etmis. Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'i dinledim soyle demisti:
"Allah'i kullari uzerine yazip farz kildigi bes namaz mevcuttur. Kim onlarieda eder, istihfafla her hangi bir eksiklige meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmis bir soz vardir: Onu cennete koyacaktir. Onlari kilmayana ise Allah'in birvaadi yoktur. Dilerse azab eder dilerse cennete koyar" der."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 14, (1,123); Ebu Davud, Salat 9, (425); 337, (1420); Nesai, Salat 6, (1, 230).

2958 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) antatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Gece namazinizin sonu tek olsun. "
Buhari, Vitr 4; Muslim, Musafirin l49, (751); Ebu Davud, Salat 343, (1438); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 30, (3, 230, 231).

2959 - Imam Malik, Ibnu Mes 'ud'dan naklediyor: "Ibnu Mes 'ud demistir ki: "Geceleyin kilacaginiz namazin sonunu tek kilin.'' Muvatta'da bulunamadi.

2960 - Ebu Eyyub (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Vitir her musluman uzerine bir haktir (vazifedir). Kim bes ile vitir kilmayi severse yapsin. Kim de uc ile vitir kilmak isterse yapsin. Kim tek rek'atla vitr kilmayi dilerse kilsin."
Ebu Davud, Salat338, (1422); Nesai, Salatu'l-Leyl 40,(3,238, 239) Ibnu Mace, Ikamet, 123, (1190).

VİTİR NAMAZINDA OKUNAN DUA:

2976 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrni kilarken su duayi okurdu:
"Allah'im gadabindan rizana siginirim. Cezandan affinasiginirim. Senden sana siginirim. Sana (yapilmasi gereken) senayi sayamam. Sen, kendi nefsineyaptigin ovgudeki gibisin."
Tirmizi, Da'avat 123, (3561); Ebu Davud, Salat 340, (1427); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 51, (3, 249).

2594 - Hasan Ibnu Ali Ibnu Ebi Talib (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana vitirde okudugum bir dua ogretti. Soyle ki: "Allahim! Beni hidayet verdiklerinden kil, afiyet verdiklerinden eyle, beni, islerini uzerine aldiklarin arasina koy. (Omur, mal, ilim, v.s.'den) verdiklerini hakkimda mubarek kil. Vukuuna hukmettigin serlerden beni koru. Sen diledigin hukmu verirsin, kimse seni mahkum edemez. Sen kimin isini uzerine aldiysan o zelil olmaz. Rabbimiz! Sen munezzehsin, muallasin."
Ebu Davud, Salat 340, (1425,1426); Tirmizi, Salat 341, (464); Nesai, Kiyamu'l-Leyl, 51, (3, 248).

2595 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrinin sonunda sunu okurdu: "Allahim! Senin gadabindan rizana siginirim, cezandan affina siginirim. Senden sana siginirim. Sana (layik oldugun) senayi saymaya gucum yetmez. Sen, kendini sena ettigin gibisin."
Ebu Davud, Salat 340, (1427); Tirmizi, Da'avat 123, (3561); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 51, (3, 248-249). 

VİTİR NAMAZINDAN SONRA AMENERRESULU SÜRESİ OKUNUR.(Bakara süresinin 285-286 Ayeti okunur.

ءَامَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْساً إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz." Şöyle de dediler: "İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır." Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." 

 İŞ DÖNÜŞÜNDE EVE GİRERKEN OKUNAN  DUA:

1804 - Ebu Malik eI-Es'àri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kisi evine girince su duayi okusun: "AIIahim! Senden hayirli girisler, hayirli cikislar istiyorum. AIIah'in adiyla girdik, AIIah'in adiyla ciktik, Rabbimiz AIIah'a tevekkul ettik". Bu duayi okuduktan sonra ailesine selam versin".
Ebu Davud, Edeb, 112, (5096).

BU İBADETLERDEN SONRA EVİNDE YATMA SAATİ GELİNCEYE KADAR DİNLENMEYE VE İSTİRAHATE ÇEKİLİR.SAAT HAYLI İLERLEYİNCE YATMAMIŞSA GECE NAMAZI KILINIR.YATMA SAATİ GELİPTE YATMAK İSTİYORSA GİDİPTE YATAĞINA UZANACAĞI ZAMAN OKUYACAĞI DUALAR VE SÜRELER:

1728 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Bir kimse evine veya yatagina gir'ince hemen bir melek ve bir seytan alelacele gelirler. Melek:
"Hayirla ac!" der. Seytan da:
"Serle ac!" der. Adam, sayet (o sirada) Allah'i zikrederse melek Seytani kovar ve onu korumaya baslar. Adam uykusundan uyaninca, melek ve seytan ayni seyi yine soylerler. Adam, sayet: "Nefsimi, olumden sonra bana geri iade eden ve uykusunda oldurmeyen Allah hamdolsun. Izniyle yedi semayi arzin uzerine dusmekten alikoyan Allah'a hamdolsun"dese bu kimse yatagindan dusup olse sehit olur, kalkip namaz kilsa faziletler icinde namaz kilmis olur."
Rezin ilavesidir.
 
7122 - Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, yatagina girince, sag elini yanaginin altina koyar sonra su duayi okurdu:
"Allahumme, kini azabeke yevme teb'asu -ev tecme'u- ibadeke (Allahim! Kullarini yeniden dirilttigin veya topladigin- gun beni azabindan koru." 

1794 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatagina girdigi zaman su duayi okurdu: "Bize yedirip iciren, ihtiyaclarimiz gorup bizi barindiran AIIah'a hamdolsun. Ihtiyacini gorecek, barinak verecek kimsesi olmayan niceleri var!"
Muslim, Zikr 64, (2715); Tirmizi, Daavat 16, (3393); Ebu Davud, Edeb 107,5053 

1796 - Hz. Huzeyfe Ibnu'l-Yeman (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatagina girince su duayi okurdu:
"Allahim! Senin adinla hayat bulur, senin adinla olurum". Sabah olunca da su duayi okurdu:
"Bizi oldurdukten sonra tekrar hayat veren AlIah'a hamdolsun!. Zaten donusumuz de O'nadir".
Buhari, Daavat 7, 8, 16, Tevhid 13; Tirmizi, Daavat 29, (3413); Ebu Davud, Edeb 177, (5049).

1797 - Hz. Bera (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yatagina girdigin zaman su duayi oku: "Allahim nefsimi sana teslim ettim, yuzumu sana cevirdim, islerimi sana emanet ettim sirtimi sana dayadim. Senin rahmetinden umitvarim, gazabindan da korkuyorum. Senin ikabina karsi, senden baska ne melce var, ne de kurtarici. Indirdigin Kitab'a, gonderdigin Peygamber (aleyhissalatu uesselam)'e imàn ettim"
"Eger bunu okudugun gece olecek olursan fitrat uzere olmus olursun. Sayet sabaha erersen hayir bulursun."
Buhare, Daavat 7, 9; Tevhid 34; Muslim, Zikr 56, (2710); Tirmizi, Daavat 76, (3391); Ebu Davud, Edeb 107, (5046, 5047, 5048).
Tirmizi'nin bir rivayetinde soyle denmistir: "Resulullah (àleyhissalatu vesselam), uyumak isteyince sag yani uzerine dayanir ve soyle dua ederdi: "Allàhim! Kullarini topladigin -veya yeniden dirilttigin- gun, beni azabindan koru". 

1799 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatacagi sirada su duayi okurdu:
"Allahim, kerim olan Zat'in adina, eksigi olmayan kelimelerin adina, alinlarindan tutmus oldugun hayvanlarin serrinden sana siginirim. Allahim sen borcu giderir gunahi kaldirirsin. Allahim senin ordun maglub edilemez, và'dine muhalefet edilemez. Servet sahibine serveti fayda etmez, servet sendendir. Allahim seni hamdinle tesbih ederim".
Ebu Davud, Ebed 107, (5052). 

1795 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) yatagina girdigi zaman, ellerine ufleyip Muavvizeteyn'i ve Kul huvallahu ahad'i okur ellerini yuzune ve vucuduna surer ve bunu uc kere tekrar ederdi. Hastalandigi zaman ayni seyi kendisine yapmami emrederdi".
Buhari Fedailu'l-Kur'an 14, Tibb, 39, Daavat 12; Muslim, Selam 50, (2192); Muvatta, Ayn 15, (2, 942); Tirmizi, Daavat 21, (3399); Ebu Davud, Tibb 19, (3902). 

1800 - Bureyde (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir gun, Halid Ibnu Velid el-Mahzumi (radiyallahu anh):
"Ey Allah'in Resulu, bu gece hic uyuyamadim" diye Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e yakindi.
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona su tavsiyede bulundu:
"Yatagina girdinmi su duayi oku: "Ey yedi kat semanin ve onlarin golgelediklerinin Rabbi, ey arzlarin ve onlarin tasidiklarinin Rabbi, ey seytanlarin ve onlarin azdirdiklarinin Rabbi! Butun bu mahlukatinin serrine karsi, bana himayekar oI! 0l ki hic birisi, uzerime ani cullanmasin, saldirmàsin. Senin korudugun aziz olur. Senin ovgun yucedir, senden baska ilah da yoktur, ilah olarak sadece sen varsin."
Tirmizi, Daavat 96, (3518). 

BAZEN UYKUDAN UYANINCA OKUNAN DUA.

2980 - Ubadetu'b'nu's-Samit (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanirsa sunu soylesin:
"Allah'tan baska ilah yoktur, O birdir, ortagi yoktur. Mulk O'nundur, hamd de O'na aittir, O herseye kadirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah munezzehtir, Allah buyuktur, butun amel ve ibadetler icin gereken guc ve kuvvet Allah'tandir.
Sonra aleyhissalatu vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!'' desin veya dua ederse duasina cevap verilir. Eger abdest alir ve namaz kilarsa namazikabul edilir.''
Buhari, Teheccud 21.

1798 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) geceleyin uyaninca su duayi okurdu: "Allahim! Seni hamdinle tenzih ederim, Senden baska ilah yoktur. Gunahim icin affini dilerim, rahmetini taleb ederim. Allahim ilmimi artir, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptirma. Katindan bana rahmet lutfet. Sen lutfedenlerin en comerdisin".
Ebu Davud, Edeb 108, (5061). 

GECE NAMAZI İÇİN UYANIP NAMAZ KILMAK:

2990 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz gece namazina kalkinca ilk once iki hafif rek'atle namaza baslasin."
Muslim, Musafirin 198, (768); Ebu Davud, Salat 313, (1323, 1324).
Ebu Davud'da su ziyade var: ".... Sonra diledigin kadar uzat.''

2977 - Hz. Bilal (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyudular ki:
"Size geceleyin kalkmayi tavsiye ederim. Cunku o, sizden once yasayan salihlerin adetidir; Rabbinize yakinlik (vesilesi)dir; gunahlardan koruyucudur; kotuluklere kefarettir, bedenden hastaligi kovucudur."
Tirmizi, Da'avat 112, (3543, 3544)

6356 - Amr Ibnu Abese radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Ey Allah'in Resulu! Kim seninle birlikte (ilk defa) musluman oldu?" diye sordum. "Bir hur, bir kole!" buyurdular. Ben: "Allah'a daha yakin (olunan) bir saat var mi?" dedim, "Evet, gecenin son yarisi (Allah'a daha yakin olunan saattir)" buyurdular."

6357 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gecenin evvelinde uyur, son kismini (ibadetle) ihya ederdi."

6358 - Rifa'atu'l-Cuheni radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri gecenin yarisi veya ucte ikisi gecinceye kadar (gunahlarin kaydini) geciktirir. Sonra: "Sakin kullarim benden baskasindan bir talepte bulunmasinlar! Kim ben Azimussan'dan talep ederse, istegine icabet eder, duasini kabul ederim. Kim benden talepte bulunursa, ona istedigini veririm. Kim benden af dilerse onu affederim, bu hal fecir doguncaya kadar devam eder" buyurur" 2981 - Mugire Ibnu Su 'be (radiyallhu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ayaklari kabarincaya kadar geceleri kalkip namaz kilardi. Kendisine: "Allah senin gecmis ve gelecek gunahlarini affetti (niye kendini bu kadar hirpaliyorsun?)'' denildi. .
"Sukredici bir kul olmayayim mi?" cevabini verdi."
Buhari, Teheccud 16, Tefsir, Feth 1, Rikak 20; Muslim, Sifatu'1-Munafikin 79, (2819); Tirmizi, Salat 304, (412); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 17, (3, 219).

2982 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) gece namazini hic terketmezdi. Oyle ki hastalanacak veya agirlik hissedecek olsa oturarak kilardi."
Ebu Davud, Salat 307, (1307).

2983 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallalhu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Allah, geceleyin kalkip namaz kilan ve hanimini da uyandiran, hanimi imtina ettigi taktirde yuzune su doken kula rahmetini bol kilsin. Allah, geceleyin kalkip namaz kilan, kocasini da uyandiran, kocasi imtina edince yuzune su doken kadina da rahmetini bol kilsin.''
Ebu Davud, Salat 307, (1308); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 5, (3, 205).

2984 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz uyuyunca ensesine seytan uc dugum atar. Her dugumu atarken, duyum yerine eliyle vurarak uzerine uzun bir gece olsun, yat" dileginde bulunur. Adam uyanir ve Allah'i zikrederse bir dugum cozulur, abdest alacak olursa bir dugum daha cozulur, namaz kilarsa butun dugumler cozulur ve boylece canli ve hos bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (ici kararmis) ve uyusuk bir halde sabaha erer."
Buhari, Teheccud 12, Bed'u'l-Halk 11; Muslim, Musafirin 207, (776); Muvatta, Kasru's- Salat 95, (1, 176); Ebu Davud, Salat 307, (1306); Nesai, Kiyamu'1-Leyl 5, (3, 203).

2985 - Ibnu Mes 'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: ``Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'in yaninda bir adamin zikri gecti ve sabaha kadar uyudugu, namaz kilmadigi soylendi. Aleyhissalatu vesselam:
"Bu adamin kulagina seytan isemistir" buyurdu.. ''
Buhari, Teheccud 13, Bed'u'l-Halk 11; Muslim, Musafirin 205, (774); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 5, (3, 204).

2986 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (alehissalatu vesselam) buyurdular ki:
"(Mutad olarak) geceleyin namaz kilan bir kimse, uykunun galebe calmsiyla (bir gece uyuya kalsa ve namazini kilamasa) Allah'uTeala hazretleri onun namazinin sevabini yine de yazar, onun uykusu (Allah'in ona yaptigi bir ikram) bir sadaka olur."
Muvatta, Salatu'l-Leyl 1, (1,117); Ebu Davud, Salat 310, (1314); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 61, (3, 257).

2987 - Yine Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'i Allah Teala Hazretleri geceleyin uyandirmissa seher vakti gecinceye kadar, hizbini tamamlardi."
Ebu Davud, Salat 312. (1316).

2988 - Mesruk (rahimehullah) anlatiyor:"Hz. Aise (radiyallahu anha) 'ye sordum:
"Resullullah (aleyhissalatu vesselam) 'a gore hangi amel efdaldi ? '' Bana:
"Devamli olan !"diye cevap verdi. Ben tekrar:
"Gecenin hangi vaktinde kalkardi?" dedim
"Bagirani -yani horozu- isittigi zaman kalkardi!" diye cevap verdi."
Buhari, Tehccud 7, Rikak 18, Muslim, Musafirin 131, (741); Ebu Davud, Salat 312, (1317); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 8, (3, 208).

2989 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'in gece namazi on rek'atti. Bir rek'at de tek kilardi. Sabahin sunnetini iki rek'at kilardi. Boylece hepsi onuc rek'at olurdu.''
Buhari, Teheccud 10, Muslim, Musafirin 121, 124, (736, 737); Muvatta, Salat'1-Musafirin 8, (1,120); Ebu Davd, Salat 316, (1334-1341-1361); Tirmizi, Salat 325; (439-445); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 30, 35, 36, 44, 53, (3, 230, 233, 234, 239). Bu metin Muslim ve Ebu Davud'da gelmistir.
 
BU GECE NAMAZINI İFA ETTİĞİ GİBİ,İMSAKA GİRMEDEN SABAH NAMAZINDAN ÖNCE VEYA HADİSİ ŞERİFLERDE BELİRTİLDİĞİ GİBİ GECENİN BİR SAATİNDE UYANDIĞIDA TEHECCUD NAMAZI KILINIR.

Teheccüd Namazı (Gece Namazı): Yatsı namazından sonra , daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra, kılınacak nafile namaza "gece namazı"denir. Bir miktar uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa "Teheccüd" adını alır. Teheccüd namazı iki rekettan on iki rekata kadardır. İki rekatta bir selam verilmesi daha faziletlidir. (Muhammed Bin Abdullah Hanî, Âdâb, s. 264)

Teheccüd namazı, Rasul-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimize vacip yani farz hükmündeydi. Bu namaz O'nun ümmeti için sünnet-i müekkededir.

"Gece namazına devam ediniz. Zira bu sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü gece ibadeti, Allah'a yakınlık günahlara kefaret olup insanı bedeni hastalıklardan korur ve günahlardan uzaklaştırır." (Tirmizi, Deavât, 101)Allâh Teâlâ çok sevdiği ve kâinâtı hürmetine yarattığı Habîb-i Edîb'ne daha fazla lütuflarda bulunmak için teheccüd namazını ona farz kılmıştı.
 
وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَاماً مَّحْمُوداً

"Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Yakındır ki Rabbin seni bir makam-ı mahmuda eriştire." (el-İsrâ/17, 79) 

2978 - Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallalhu anhuma) anlatiyor: "Reulullah (alyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim geceyi on ayet, okuyarak ihya ederse gafiller arasina yazilmaz. Kim de yuz ayetle gecesini ihya ederse "kanitin" zumresine yazilir.Kimde bin ayet okuyarak geceyi ihya ederse mukantirin arasina yazilir."
Ebu Davud, Salat 326, (1398).

Rasulullah -sallallâhu aleyhi ve selem- Efendimiz gece namazını hiç terk etmezdi. Öyle ki hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı. (Ebû Dâvûd, Tatavvu', 18) "Sabah namazından önce kılınan iki rek'at nâfile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır." (Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn, 96) buyururdu. Gözümün nûru diye tavsif ettiği namazı geceleri daha bir iştiyak ve arzû ile kılardı. Ayakları şişecek kadar kendinde geçerek kıldığı teheccüd namazına olan iştihâsını şöyle dile getirmişti:

"Allâh her peygamberde belirli birşeye karşı aşırı bir istek yaratmıştır. Benim en çok hoşlandığım şey de gece ibâdetidir..." (Heysemî, Mecmau'z-zevâid, II, 271)

Allâh'a yaklaştıran en mühim ibâdet olması hasebiyle ümmetinin de bu nimetten nasiblenmelerini arzû ederlerdi. Öncelikle yakın akrabasından tebliğe başlayan Efendimiz, bir gece Ali ile Fâtımâ -radıyallâhu anhümâ-'nın kapısını çalmış ve onlara:

- "Namaz kılmayacak mısınız?" (Buhârî, Teheccüd, 5) buyurarak geceyi boş geçirmemelerini istemişti.

Diğer ashâbına da:

"Aman gece kalkmaya gayret edin! Çünkü o sizden önceki sâlih kimselerin âdeti ve Allah'a yakınlıktır. (Bu ibâdet) günahlardan alı kor, hatalara kefâret olur ve bedenden dertleri giderir." (Tirmizî, De'avât, 101) buyurarak onları huzûrun kaynağına yöneltmek istemişti.

Âile içinde kadın ve erkeğin Allâh'a ibâdet ve sâlih ameller işleme husûsunda birbirlerine destek olmalarının önemine dikkat çeken Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- bilhassa gece namazına kalkmada bu yardımlaşmanın daha da önemli neticeler hâsıl edeceğini şöyle ifâde etmiştir:

"Geceleyin kalkıp namaz kılan, hanımını da kaldıran, kalkmazsa yüzüne su serperek uyandıran kimseye Allah rahmet etsin. Aynı şekilde geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, uyanmazsa yüzüne su serperek uykusunu kaçıran kadına da Allah rahmet etsin." (Ebû Dâvud, Tatavvu, 18, Vitir, 13)

6355 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yatsinamazindan bosaldigi vakitten fecr vaktine kadar onbir rek'at namaz kilardi, her iki rek'atta bir selam verirdi, bir rek'atle de vitirde bulunurdu (yani tek kilardi). Butun rek'atler sirasinda, secdeleri oyle uzun tutardi ki, siz bir secde esnasinda, daha basini kaldirmadan elli ayet okuyabilirdiniz. Muezzin sabah namazinin birinci ezanini tamamlayinca kalkar, hafif iki rek'at namaz kilardi." 

6356 - Amr Ibnu Abese radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Ey Allah'in Resulu! Kim seninle birlikte (ilk defa) musluman oldu?" diye sordum. "Bir hur, bir kole!" buyurdular. Ben: "Allah'a daha yakin (olunan) bir saat var mi?" dedim, "Evet, gecenin son yarisi (Allah'a daha yakin olunan saattir)" buyurdular."


TEHECCUD NAMAZI ESNASINDA DUA :

1790 - Hz. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) teheccut namazi kilmak uzere geceleyin kalkinca su duayi okurdu: "AIIahim, Rabbimiz! Hamdler sanadir. Sen arz ve semavatin ve onlarda bulunanIarin kayyumu ve ayakta tutanisin, hamdler yalnizca senin icindir. Sen semavat ve arzin ve onlarda bulunanlarin nurusun, hamdler yalnizca sanadir. Sen haksin, va'din de haktir. Sana kavusmak haktir, sozun haktir. Cennet haktir, cehennem de haktir. Peygamberler hàktir, Muhammed (aleyhissalatu vesselam) de haktir. Kiyamet de haktir.
Allahim! Sana teslim oldum, sana inandim, sana tevekkul ettim. Sana yoneldim. Hasmina karsi senin (burhanin) iIe dava actim. Hakkimi aramada senin hakemligine basvurdum. Onden gonderdigim ve arkada biraktigim hatalarimi affet. Gizli isledigim, aleni yaptigim, benim bilmedigim, senin benden daha iyi bildigin hatalarimi da affet! Ilerleten sen, gerileten de sensin. Senden baska ilah yoktur".
Buhari, Teheccut 1, Daavat 10 Tevhid 8, 24, 35; Muslim, Salatu'l-Musafirin 199, (769); Muvatta, Kur'an 34, (1, 215, 216); Tirmizi, Daavat 29, (3414); Ebu Davud, Salat 121, (771); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 9, (3, 209, 210).) 

1788 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabah namazinin arkasindan yuz kere tesbihde ve yuz kere tehlilde bulunursa, deniz kopugu gibi cok bile olsa gunahlari affedilir".
Nesai, Sehv 95, (3, 79). 

GÜNDÜZ VE GECE FARZ NAMAZLAR ,SÜNNET VE NAFİLE NAMAZLARI EDA ETTİKTEN SONRA  24 SAATLİK İSLAM GÜNLÜĞÜNDEKİ KURAN,DUA,ZİKİR,İSTİĞFAR,TEVBE VE ŞÜKÜR GİBİ İBADETLER GECE VE GÜNDÜZ BU 24 SAATLİK ZAMAN İÇERİSİNDE YAPILMALIDIR.. İBADETLERİN BİR KISMI GECE BİR KISMI GÜNDÜZ YAPILMASI GEREKTİĞİNDEN.SÖYLENEN ZAMAN İÇERİSİNDE BU İBADETLER YAPILMAYA GAYRET EDİLİRSE ALLAH (C.C) KATINDA ECRİ VE SEVABI DAHA FAZLADIR İBADETE GÖRE İBADETLERİMİZİ
YAPABİLİRİZ.


BUYURUN İBADETE DEVAM.

1867 - Resulullah (aleyhissàlatu vesselam)'in zevcelerinden Cuveyriyye (radiyallahu anha)'nin anlattigina gore, "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz bir gun sabah namazini kilinca, daha kendisi namazgahinda iken, erkenden yanindan cikmis, gitmis, kusluktan sonra Cuveyriyye (ayni yerinde zikrederek) otururken geri gelmis ve: "Birakip gittigim halde duruyorsun (hic yerinden kimildamadin galiba?)" diye sormustur. "Evet" cevabi uzerine sunu soylemistir: "Ben senden ayrildiktan sonra dort kelime(Iik bir dua)yi uc kere okudum. Eger bunlardan hasil olan sevab tartilacak olsa, senin burada sabahtan beri okudugun dualarin sevabinin agirligina denk olur. O dua sudur: "Subhanallahi ve bihamdihi adede halkihi ve rida nefsihi ve zinete arsihi ve midade kelimatihi. (Allah'i mahlukati sayisinca, nefsinin rizasinca, arsinin agirIiginca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanliklardan tenzih) ederim."
Muslim, Zikr 79, (2726); Tirmizi, Daavat 117, (3550); Ebu Davud, Salat 359, (1503); Nesai, Sehv, 93, (4, 77).
 
1802 - Ummu Seleme (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) evinden ciktigi zaman su duayi okurdu: "Allah'in adiyla Allah'atevekkul ettim. AIIahim! zillete dusmekten, dalalete dusmekten, zulme ugramaktan, cahillikten, hakkimizda cehalete dusulmus olmasindan sana siginiriz".
Tirmizi, Daavat 35, (3423); Ebu Davud, Edeb 112, (5094); Nesai Istiaze 30, (8,268); Ibnu Mace, Dua 18, (3884).

7089 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki : "Aziz ve celil olan Allah buyurmustur ki: "Kulum, beni andigi ve dudaklari benim icin kimildandigi an ben kulumla beraberim."

1788 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabah namazinin arkasindan yuz kere tesbihde ve yuz kere tehlilde bulunursa, deniz kopugu gibi cok bile olsa gunahlari affedilir". Nesai,Sehv 95,(3,79)

1766 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resululah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah'in doksan dokuz ismi vardir. Kim bunlari ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever."
Bir rivayette: "Kim o isimleri sayarsa cenntete girer" buyurmustur. Buhari hadisi bu lafizla tahric etmistir. Muslim'de "tek" kelimesi yoktur.
Buhari, Daavat 68; Muslim, Zikr 5,
 (2677); Tirmizi, Daavat 87, (3502).
Tirmizi'nin rivayetinde Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Allah'in isimlerini soyle yazdi:
"O Allah ki O'nda baska ilah yoktur. Rahman'dir. Rahim'dir. E1-Meliku'l-Kuddusu, es-Selamu, el-Mu'minu, el-Muheyminu, el-Azizu, el-Cebbaru, el-Mutekebbiru, el-Haliku, el-Bariu, el-Musavviru, el-Gaffaru, el-Kahharu, el-Vehhabu, er-Rezzaku, el-Fettahu, el-Alimu, el-Kabizu, el-Basitu, el-Hafidu, er-Rafiu, el-Muizzu, el-Muzillu, es-Semiu, el-Basiru, el-Hakemu, el-Adlu, el-Latifu, el-Habiru, el-Halimu, el-Azimu, el-Gafuru, es-Sekuru, el-Aliyyu, eI-Kebiru, el-Hafizu, el-Mukitu, el-Hasibu, el-Celilu, el-Kerimu, er-Rakibu, el-Mucibu, el-Vasiu, el-Hakimu, el-Vedudu, el-Mecidu, el-Baisu, es-Sehidu, el-Hakku, el-Vekilu, el-Kaviyyu, el-Metinu, el-Veliyyu, el-Hamidu, el-Muhsi, el-Mubdiu, el-Muidu, el-Muhyi, el-Mumitu, el-Hayyu, el-Kayyumu, el-Vacidu, el-Macidu, el-Vahidu, el-Ahadu, es-Samedu, el-Kadiru, el-Muktediru, el-Muahhiru, el-Evvelu, el-Ahiru, ez-Zahiru, el-Batinu, el-Vali, el-Mute'ali, el-Berru, et-Tevvabu, el-Muntekimu, el-Afuvvu, er-Raufu, Maliku'l-Mulki, Zu'l-Celali ve'l-Ikram, el-Muksitu, el-Camiu, el-Ganiyyu, el-Mugni, el-Mani', ed-Darru, en-Nafiu,en-Nuru, el-Hadi, el-Bediu, el-Baki, el-Varisu, er-Residu es-Saburu."
Isimleri bu sekilde, sadece Tirmizi saymistir

1861 - el-Egarru'l-Muzeni (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Surasi muhakkak ki, bazan kalbime gaflet coker. Ancak ben Allah'a gunde yuz sefer istigfar eder (affimi dilerim)."
Muslim, Zikr 41, (2702); Ebu Davud, Salat 361, (1515).

1862 - Yine Egarru'l-Muzeni, Muslim'in bir rivayetinde Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle dedigini nakletmistir: "Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. AIIah kasem olsun ben Rabbim Tebarek ve Teala hazretlerine gunde yuz kere tevbe ederim."
Muslim, Zikr 42, (2702).

1863 - Buhari ve Tirmizi'de gelen bir rivayette Hz.Ebu Hureyre (radiyallahu anh) diyor ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i isittim, demisti ki: "AIIah'a kasem olsun, ben gunde Allah'a yetmis kere istigfar ediyorum tevbede bulunuyorum."
Buhari, Daavat 3; Tirmizi, Tefsir, Muhammed, (3255).

1864 - Esma Ibnu'I-Hakem el-Fezari (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hazreti Ali'yi dinledim, soyle demisti: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan bir hadis dinledim mi, Allah Teala hazretlerinin faydalanmami diledigi kadar ondan istifade ediyordum. Sayet bir adam O'ndan hadis rivayet edecek olsa (gercekten duydun mu diye) yemin ettiriyordum. Yemin edince onu tasdik edip rivayetini kabul ediyordum."
Hz. Ebu Bekri's-Siddik (radiyallahu anh) bana su hadisi rivayet etti ve bu rivayetinde Ebu Bekir dogru soyledi: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i dinledim, demisti ki: "Gunah isleyip arkasindan kalkip abdest alarak iki rekat namaz kilan sonra da AIIah Teala hazretlerine tevbe eden her insan mutlaka magfiret olunur." Sonra da su ayeti okudu. (Mealen): "Onlar fena bir sey yaptiklarinda veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'i zikrederler, gunahlarinin bagislanmasini dilerler. Gunahlari Allah'tan baska bagislayan kim vardir? (Al-i Imran 135).
Tirmizi, Tefsir Al-i Imran, (3009); Ebu Davud, Salat 361, (1521) Ibnu Mace Ikametu's-Salat 193, (1395).

1865 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim: "La ilahe illallahu vahdehu la-serike leh, lehu'l mulku ve lehu'l-hamdu ve huve ala kulli sey'in kadir" duasini bir gunde yuz kere soylerse, kendisine on kole azad etmis gibi sevàb verilir, ayrica lehine yuz sevab yazilir ve yuz gunahi da silinir. Bu, ayrica uc gun aksama kadar onu seytana karsi muhafaza eder.
Bundan daha fazlasini okumayan hicbir kimse, o adaminkinden daha efdal bir amel de getiremez. Kim de bir gunde yuz kere "Subhanallahi ve bihàmdihi" derse hatalari dokulur, hatta denizin kopugu kadar (cok) olsa bile."
Buhari, Daavat 54, Bed'u'l-Halk 11; Muslim, Zikr 28, (2691); Muvatta, Kur'an 20, (1, 209); Timizi, Daavat 61, (3464).

1866 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissàlatu vesselam) buyurdular ki: "Kim carsiya girince La ilahe iIIalIahu vahdehu Ia serike Ieh, Iehu'I-mulku ve Iehu'I-hamdu yuhyi ve yumitu ve huve hayyun Ia yemutu bi-yedihi'I-hayr ve huve aIa kulli sey'in kadir. (AIlah'tan baska ilàh yoktur, tekdir, ortagi yoktur, mulk ve hamd ona aittir. Hayati o verir, olumu de o verir. Kendisi hayattardir, olumsuzdur. Hayirlar O'nun elindedir. O her seye kadirdir) duasini okursa AIIah ona bir milyon sevab yazar, bir milyon da gunah affeder ve mertebesini bir milyon derece yuceltir."
Bir rivayette, ucuncu mukafaata bedel, "Onun icin cennette bir kosk yapar" denmistir."
Tirmizi, Daavat 36, (3424

7101 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana dedi ki: "Sana subhanallahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber" demeyi tavsiye ederim. Zira bu kelimeler, gunahlari doker, tipki agacin yapraklarini dokmesi gibi." 

7102 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben gunde yuz sefer Allah'a istigfarda bulunurum."

7103 - Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben gunde yetmis kere Allah'a tevbe ve istigfarda bulunurum."

7104 - Huzeyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Benim dilimde, aile efradima karsi bir olcusuzluk vardi. Fakat bu baskalarina olmazdi. Bu halimi Aleyhissalatu vesselam'a soyledim. Resulullah: "Istigfar bakimindan ne haldesin? (Bu kusurunun bagislanmasi icin gunde yetmis kere istigfar et!" buyurdular."

7105 - Abdullah Ibnu Busr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Amel defterinde cok istigfar bulunana ne mutlu!"

7106 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhisselatu vesselam soyle dua ederdi: "Ey Allahim! Beni, guzel amel isledikleri zaman(bunun mukafaatiyla) mujdelenen ve hata isledigi zaman da istigfar edenlerden eyle!" 

7107 - Ebu Zerr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana: "Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi haber vereyim mi?" buyurdular.
"Evet! Ey Allah 'in Resulu!" dedim.
"La havle vela kuvvete illa billah (Gerek ibadet icin gerek dunyevi islerim icin muhtac oldugum) butun guc kuvvet Allah'tandir" de!" buyurdular."

7108 - Hazim Ibnu Harmele radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ugramistim. Bana: "Ey Hazim! La havle vela kuvvete illa billah" de! Cunku bu cumle cennet hazinelerinden biridir" buyurdular." 

7109 - Hz. Enes Ibnu Malik radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah su duayi cok yapardi: "Allahumme sebbit kalbi ala dinike.(Allahim kalbimi dinin uzere sabit kil." Bir adam: "Ey Allah'in Resulu! Biz sana iman ettigimiz ve senin getirdiklerini tasdik ettigimiz halde bizim (akibetimiz) icin korkuyor musun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam adama su cevabi verdi: "Kalpler, muhakkak ki Rahman'in parmaklarindan iki parmagi arasindadir, onu (diledigi sekilde) dondurur."
Ravi der ki : "A'mes iki parmagini gosterdi.

7110 - Ibnu Abbas radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Kur'an'dan bir sure ogretir gibi su duayi bize ogretmisti: "Allahim! Cehennem azabindan, kabir azabindan, Mesih Deccal'in fitnesinden, hayat ve olum fitnesinden sana siginirim." 

1871 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bana (bir kere) salat okursa AIIah da ona on salat okur ve on gunahini affeder, (mertebesini) on derece yukseltir."
Nesai, Sehv 55, (3, 50).
Yine Nesaide Ebu Talha (radiyallahu anh)'dan gelen bir rivayet soyle: "Bir gun Resulullah (aleyhissalatu vesselam), yuzunde bir sevinc oldugu halde geldi. Kendisine:
"Yuzunuzde bir sevinc goruyoruz!" dedik.
"Bana melek geldi ve su mujdeyi verdi: "Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: "Sana salavat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selam okuyan herkese de benim on selam okumam sana (ikram olarak) yetmez mi?"
Nesai, Sehv 55, (3, 50).

1872 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kiyamet gunu bana insanlarin en yakini, bana en cok salavat okuyandir."
Tirmizi, Salat 357, (484).
Yine Tirmizi'de Hz. Ali (radiyallahu anh)'den kaydedilen bir rivayette soyle denir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Gercek cimri, yaninda zikrim gectigi halde bana salavat okumayandir."
Tirmizi, Daavat 110, (3540).

1873 - Hz. Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vessalam) buyurdular ki: "Yeryuzunde Allah'in seyyah melekleri vardir. Onlar ummetimin selamini (aninda) bana teblig ederler."
Nesai, Sehv 46. (3, 43). 

1725 - Ebu'd-Derda (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resul-i Ekrem (aleyhissalatu vesselam), (bir gun) sordu:
"En hayirli olan ve derecenizi en ziyade artiran, melikinizin yaninda en temiz, sizin icin gumus ve altin paralar bagislamaktan daha sevapli, dusmanla karsilasip boyunlarini vurmaniz veya boyunlarinizi vurmalarindan sizin icin daha hayirli olan amelinizin hangisi oldugunu haber vereyim mi ?"
"Evet! Ey Allah'in Resulu!" dediler.
"Allah'in zikridir!" buyurdu.
Tirmizi, Daavat 6, (3374); Muvatta, Kur'an 24.

1726 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Allahu Teala hazretleri soyle seslenir: "Beni bir gun zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi atesten cikarin!"
Tirmizi, Cehennem 9, (2597).


7090 - Su'da'I-Murriyye radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in vefatindan sonra Hz. Omer, (bir gun kocam) Talha'ya ugradi. (Onu uzgun bularak:) "Neyin var, niye uzgunsun? Amca oglun (Ebu Bekr'in) halife olusu mu seni uzdu?" dedi. Talha: "Hayir! Lakin ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "Ben bir kelime biliyorum, her kim olumu aninda onu soylerse mutlaka amel defteri icin bir nur olur ve onun cesedi ve ruhu, olum aninda o kelime sebebiyle bir riza, bir rahmet bulacaktir" buyurdugunu isittim" dedi. Ben bu kelimenin ne oldugunu o olunceye kadar sormadim. (Iste bunun icin uzgunum)" dedi. Bunun uzerine Hz. Omer: "Ben o kelimeyi biliyorum. O, Resulullah aleyhissaltu vesselam'in amcasi (Ebu Talib)e vefati aninda teklif ettigi kelime-i tevhiddir. Eger Resuliillah aleyhissalatu vesselam, amcasi icin, kelime-i tevhidden daha kurtarici bir sey bilseydi onu (soylemesini) emrederdi" dedi." 

7091 - Muaz Ibnu Cebel radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Olen bir nefis (olum aninda) Allah'in bir ve benim Allah elcisi olduguma sehadet eder, kalbi de bunu tasdik ederse, Allah mutlaka ona magfiret kilar."

7092 - Ummu Hani radiyallahu anhanlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "La ilahe illallah (Allahtan baska ilah yoktur)" kelimesini fazilette hicbir amel gecemez ve bu kelime hicbir gunahi birakmaz, (affettirir)."

7093 - Ebu Sa'id radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, sabah namazinin pesinden La ilahe illallahu vahdehu la serike leh, lehu'l-mulku ve lehu'l-hamdu bi-yedihi'l-hayr ve huve ala kulli sey'in kadir (Allah'tan baska ilah yoktur. O birdir, ortagi yoktur mulk ona aittir, hamdler de ona layiktir, her cesit hayir O'nun elindedir. O her seye kadirdir)" derse kendisine, Hz. Ismail evlatlarindan bir koleyi azad etmis gibi sevap yazilir."

7094 - Kudame Ibnu Ibrahim el-Cumahi radiyallahu anh'in anlattigina gore: "Kendisi, Hz. Abdullah Ibnu Omer Ibni'l-Hattab radiyallahu anhuma'ya gidip geliyordu. Bu ugramalari esnasinda yasca delikanli ve uzerinde kirmiziya boyanmis iki parca giyecek vardi. Kudame devamla der ki: "Abdullah Ibnu Omer bize Resulullah aleyhissalatu vesselam'in kendilerine sunu anlattigini soyledi: "Allah'in kullarindan bir kul dedi ki: "Ey Rabbim! Senin zatinin celaline ve senin hakimiyetinin azametine layik sekilde sana hamd olsun." Bu hamd kulun amelini yazmakla muvazzaf iki melegi aciz birakti. Onlar (bunun sevabini) nasil yazacaklarini bilemediler. Bunun uzerine melekler goge ciktilar ve: "Ey Rabbimiz! Senin kulun oyle bir kelam soyledi ki, nasil yazacagimizi bilemiyoruz" dediler. AllahTeala hazretleri, -kulun soyledigi sozu en iyi bilen oldugu halde-: "Benim kulum ne soyledi?" diye sordu. Melekler: "Ey Rabbimiz! O kul: "Ya Rabbi lekel-hamdu kema yenbagi li-Celali vechike ve azimi sultanike" soyledi" dediler. Bunun uzerine Allah Teala hazretleri o iki melege buyurdu ki: "Kulum bana kavusup da ben onu soyledigi soze (hamde) karsilik mukafaatlandirincaya kadar siz o sozu kulumun soyledigi gibi yaziniz" buyurdu."

7095 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sevdigi bir seyi gorunce: "Hamd o Allah'a mahsustur ki salih seyler sadece onun lutuf ve nimetiyle tamamlanir" derdi. Hoslanmadigi bir sey gorunce de: "Her durum uzerine Allah'a hamd olsun" derdi."

7096 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle derlerdi: "Elhamdulillah ala kulli hail. Rabbi euzu bike, min hali ehli'n-nar" (Her hal icin Allah'a hamdolsun. Ey Rabbim cehennem ehlinin halinden sana siginirim."

7097 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah kuluna bir nimet verdigi zaman kul "Elhamdulillah" derse, kulun verdigi (yani hamd demek suretiyle odedigi, kendine saglayacagi menfaatce) aldigindan efdal (ustun) olur."

7098 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh'in anlattigina gore: "Kendisi agac dikerken yanina Resulullah aleyhissalatu vesselam ugrar ve: "Ey Ebu Hureyre! Su diktigin nedir?" der.
"Kendim icin bir fidan dikiyorum!" cevabini verir. Aleyhissalatu vesselam: "Sana, senin icin daha hayirli bir dikilecek fidan gostereyim mi?" buyurur. Ebu Hureyre: "Goster! Ey Allah'in Resulu!" der. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam: "Subhanallahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber (Allah butun noksan sifatlardan munezzehtir, butun hamdler ona mahsustur. Allah'tan baska ilah yoktur, Allah en buyuktur)" de! Bunu soylersen her bir kelimesi icin sana cennette bir agac dikilir."

7099 - Nu'man Ibnu Besir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'in celalinden zikrettiginiz tesbih (subhanallah), tehlil (la ilahe illallah) ve tahmid (elhamdulillah) cumleleri Ars'in etrafinda donup dururlar. Onlar tipki ari ogulu ugultusu gibi ugultu cikararak, sahiplerini andirirlar. Sizden biri, Ars'in civarinda kendisini andirtan birisinin olmasindan hoslanmaz mi?"

7100 - Ummu Hani radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldim ve: "Ey Allah'in Resulu! Bana (kolay ve sevabi buyuk) bir amel gosterin. Zira artik ben yaslandim, zaafa ugradim ve sismanladim" dedim. Aleyhissalatu vesselam derhal su cevabi verdiler: "Yuz kere Allahuekber de! Yuz kere elhamdulillah de, yuz kere subhanallah de. (Bunu yapman senin icin) Allah yolunda egerlenip gemlenmis yuz attan daha hayirlidir. (Kurban edilmis) yuz deveden daha hayirlidir. Yuz kole azad etmekten daha hayirlidir." 

1854 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Iki haslet veya iki hallet -vardir ki onlari Musluman bir kimse (devam uzere) soyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki sey kolaydir. Kim onlarla amel ederse, azdir da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (subhanallah), on kere tahmid (elhamdulillah), on kere tekbir (Allahu ekber) soylemekten ibarettir."
(Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in bunlari soylerken parmaklariyla saydigini gordum. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar bes vakit itibariyle toplam olarak dilde yuzellidir. Mizanda bin bes yuzdur. "Ikinci haslet" ise yataga girince Allah'a yuz kere tesbih, tekbir ue tahmid'de bulunmanizdir. Bu da lisanda yuzdur, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin bes yuz eder.)"
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sozlerine soyle bir soru ile devam etti:
"Hanginiz bir gunde, gece ve gunduz iki bin bes yuz gunah isler?"
"Bunlari niye soylemiyelim ey Allah'in Resulu?" dediler. Su cevabi verdi:
"Seytan, namazda iken her birinize gelir: "Sunu sunu hatirla" der, ve namazdan cikincaya kadar devam eder. (Bu hatirlatmalarin neticesi olarak) kisi bu tesbihati terk bile eder. Kisi yatagina girince de seytan ona gelir, (zikir yapmasina imkan vermeden) uyutmaya calisir ve uyutur da."
Tirmizi Daavat 25, (3407); Ebu Davud, Edeb 209, (5065); Nesai, Sehv 90, (3, 74).

1855 - Ibnu Ebi Evfa (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Bir adam gelerek- "Ey Allah'in Resulu! dedi, ben Kur'àn'dan bir parca secip alamiyorum. Bana kifayet edecek bir seyi siz bana ogretseniz!"
"Oyleyse, buyurdu, Subhanallah velhamduIillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa billah. (Allahim seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan baska ilah yoktur, Allah en buyuktur, guc kuvvet Allah'tandir) de."
"Ey Allah'in Resulu! dedi, bu zikir Allah icindir. (O'nu senadir), kendim icin dua olarak ne soyleyeyim?"
"Soyle dua et: Allahim bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rizik ver!"
Adam (dinleyip, kalkinca) ellerini sikip gostererek: "Soyle (simsiki belledim!)" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bunun uzerine:
"Iste bu adam iki elini de hayirla doldurdu !.." buyurdu."
Ebu Davud, Salat 139, (832); Nesai, Iftitah 32, (2, 143); Hadis Ebu Davud'da tam olarak, Nesai'de kismi olarak rivayet edilmistir.

1856 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) olumunden once su dualari cok tekrar ederdi: "Subhanallahi ve bihamdihi, estagfirullahe ve etubu ileyh. (Allahim seni hamdinle tesbih ederim, màgfiretini diler, gunahlarima tevbe ederim.)" Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Su aciklamayi yapti:
"Ràbbim bana bildirdi ki, ben ummetim hakkinda bir alamet gorecegim. Ben onu gorunce Subhanallahi ve bihamdihi, estagfirullahe ve etubu ileyh zikrini artirdim. Bu gordugum, Iza cae nàsrullahi ve'l-fethu..suresidir. "
Buhari, Tefsir, Nasr, Ezan 123,139; Megazi 50; Muslim, Salat 220, (484).

1857 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Subhanallahi, velhamdu lillahi, vela ilahe illallahu vallahu ekber (Allah'i tesbih ederim, hamdler Allah'adir, Allah'tan, baska ilah yoktur. Allah en buyuktur) demem, bana, uzerine gunesin dogdugu seyden (dunyadan) daha sevgilidir."
Muslim, Zikr 32, (2695); Tirmizi, Daavat 139, (3591).

1858 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Mirac sirasinda Ibrahim (aleyhisselam)'le karsilastim. Bana:
"Ey Muhammed, ummetine benden selam soyle. Ve haber ver ki: Cennetin topragi temiz, suyu tatlidir. Burasi (suyu tutacak sekilde) duz ve bostur. Oraya atilacak tohum da subhanallah, velhamdulillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cumlesidir."
Tirmizi, Daavat 60, (3458).

1859 - Hz. Ebu Bekri's-Siddikin azadlisi Yuseyre (radiyallahu anhuma) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir cekmenizi tavsiye ederim. Bunlari parmaklarla sayin. Zira parmaklar (Kiyamet gunu nelerde kullanildiklarindan) suale maruz kalacaklar ve konusturulacaklardir."
Tirmizi, Daavat 131, (3577); Ebu Davud, Salat 359, (1501).

1860 - Hz. Ebu Bekri's-Siddik (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Istigfar eden kimse gunde yetmis kere de tevbesinden donse gunahta musir sayilmaz."
Tirmizi, Daavat 119, (3554); Ebu Davud, Salat 361, (1514).

894 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hic gorulmemistir: Kul euzu bi-rabbi'l-felak ve Kul euzu bi-rabbi'n-nas sureleri".
Muslim, Misafirin 264, (814); Tirmizi, Sevabu'1-Kur'an 12, (2904), Tefsir, Muavvizateyn, (3364); Ebu Davud, Salat 354, (1462,1463); Nesai, Istiaze 1, (8, 251-254).

895 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) Tirmizi'de gelen bir rivayette der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bana, her namazin arkasindan Muavvizeteyn'i okumami emretti."
Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 12 (2905).

896 - Abdullah Ibnu Hubeyb (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hafif bir yagmur ve karanliga maruz kalmistik. Bize namaz kildirsin diye Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i bekledik." (Ravi der ki; Abdullah Ibnu Hubeyb su manada birseyler daha soyledi: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cikti ve:
" Soyle !" dedi. Ben: "- Ne soyliyeyim?" diye sordum. Bunun uzerine;
" Aksama ve sabaha erince Kul huvallahu ahad ve Muavvizeteyn surelerini ucer kere oku. Bu sana, her seye karsi yeterlidir" dedi.
Nesai, Isti'aze 1, (8, 250-253).

897 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Cabir oku!" dedi. Ben:
"Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayim?" diye sordum. Bunun uzerine:
" Kul euzu bi-rabbi'l-felak ve KuI euzu bi-rabbi'n-nas surelerini oku!" dedi. Ben de onlari okudum. Resulullah ilaveten:
" Bu iki sureyi oku, bunlar gibisini asla okuyamiyacaksin!"dedi.
Nesai, Istiaze 1, (8, 254).

898 - Zirr Ibnu Hubeys anlatiyor: "Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh)'a Muavvizeteyn hakkinda sorarak dedim ki:
"Ey Ebu'l-Munzir! Kardesim Ibnu Mes'ud soyle soyle diyor?"
Bana su cevabi verdi: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a sordum. Cevaben:
"Bana: "Soyle!" dendi, ben de soyledim" dedi. Biz Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyledigi sekilde soyluyoruz."
Buhari, Tefsir, Kul euzu bi-rabbi'l-felak 1. 
YUKARDAKİ İBADETLER GÜNDÜZ VEYA GECE YAPILMIŞ İSE
GECE NAMAZI VE TEHECCUD NAMAZLARIYLA EDA EDİLDİTEN SONRA O SIRADA SABAH NAMAZIN EZANI OKUNUR .VE TEKRAR SABAH NAMAZINA BAŞLAR YENİ UYKUDAN UYANAN MÜSLÜMAN KARDEŞİM SABAH NAMAZINA UYANIP NAMAZINI KILAR BÖYLECE 24 SAATLİK MÜSLÜMANIN GÜNLÜĞÜ BÖYLECE TAMAMLAMIŞ OLDUK.TEVFİK ALLAHTANDIR.BÜTÜN YAPMIŞ VE YAPACAĞIMIZ İBADET VE AMELLERİMİZİ ALLAH (C.C )KABUL ETSİN.AMİN.

[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]
Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın.
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin




BU SİTEYE GİRDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.HEPPİMİZİN RABBİ OLAN ALLAH(C.C) SİZLERDEN RAZİ OLSUN.AMİN 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=